Ekonomistler eleştirdi, Bakan Elvan savundu: AKP iktidarı dövizdeki yükselişe neden seyirci kaldı?

Abone ol

Dolar/TL kuru 9,98 lira seviyesine kadar yükseldi. AKP iktidarı ekonomi yönetimindeki hatalar nedeniyle dolardaki yükselişin baş sorumlusu oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın açıklamaları ise akıllara ekonomistlerin yorumlarını getirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2022 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı.

Ekonomistler, AKP iktidarına bütçe açığı nedeniyle "Hükümet dolardaki artışa seyirci kalıyor çünkü ihracat artışı nedeniyle cari açıkta şeklen bir azalma yaşanacak. Hükümet de bunu başarı olarak pazarlayacak" eleştirisinde bulunmuştu.

Burada milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Elvan, Türkiye'nin büyümesi, bütçe açığı ve yükse kura ilişkin açıklamalarda bulundu.

Vekillerin "yüksek kur" ile ilgili sorularına Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan: "Döviz kuruna ilişkin son dönemde yapılan hükümetimizin ihracatı desteklemek amacıyla, yüksek döviz kuru hedeflediğine yönelik yorumlar doğru değil. Türkiye dalgalı kur rejimi uygulamaktadır, kurun değeri de piyasada belirlenir." yanıtını verdi.

Elvan, "2021 yılı bütçemizde yüzde 4,3'lük bir bütçe açığı öngörmüştük. Bu yılı yüzde 3,5'in altında bir bütçe açığıyla kapatacağız." dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'dan hükümetin yüksek kur hedeflediği iddialarına yanıt

Eylül ayında 8,27 lira seviyesinde seyreden dolar 12 Kasım tarihi itibariyle 9,98 liradan rekor tazeleyerek güne başladı.

Geçtiğimiz yıl, kurdaki yükselişin önüne geçmek için Merkez Bankası'nın 128 milyar dolar rezervi satılmıştı. Ancak buna rağmen kurdaki yükseliş sürünce ortaya "rekabetçi kur" söylemi atılmıştı.

Günümüze gelindiğinde ise AKP iktidarının Türk lirasının değer kaybetmesine karşı sessiz kalması, geçtiğimiz yıl eylül ayında, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın söylediği "rekabetçi kur" söylemini yeniden gündeme getirdi.

Ekonomistler yorumladı: Erdoğan iktidarı Türk lirasındaki erimeye neden seyirci?

"KASITLI OLARAK YÜKSELTİLİYOR"

Ekonomist İbrahim Kahveci, TV5’de yayınlanan “Ekonomi ve Ötesi” programında, hükümetin döviz kurunu kasıtlı olarak yükselttiğini ileri sürmüş ve Naci Ağbal döneminde dolar kurunun 4 ayda 8,50’den 6,90’a kadar düştüğünü hatırlatarak, “Naci Ağbal bunu başardı ve toplumdan takdir gördü; ama ne yaptık? Hemen görevden aldık.” demişti.

Kahveci, şu ifadeleri kullanmıştı:

"Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı kabinesi, yani ülke yönetimi, Merkez Bankası ile beraber, doların yükselmesi için elinden ne geliyorsa yapıyor. Ha, vatandaşa da dönüyor, ‘dış güçler’ diyor; ama dövizin yükselmesi için dış güçlerin yapabileceği bir şey yok. Dövizin yükselmesi için, iç güçler olarak ülkeyi yöneten kadrolar, ellerinden ne geliyorsa yapıyor. Dikkat edin, döviz biraz istikrar kazanıyor, tak siyasî müdahale geliyor, döviz yükseltiliyor. Bilinçli ve kasıtlı bir şekilde dövizin yükseltildiğini görüyoruz."

Gerçek Gündem'e konuşan iktisatçı Prof. Hayri Kozanoğlu, "Gerek Erdoğan'ın gerekse daha önce Berat Albayrak'ın 'rekabetçi kur' diye bir söylemi vardı. AKP'nin dayandığı sermaye grubu -özellikle anadolu sermayesi- ucuz işgücüne dayalı, ihracata yönelik, en fazla da gıda, tekstil, mobilya gibi sektörlerde yoğunlaşan bir ekonomi modeline sahip. Onların kurun artışından şikayetçi olmak bir yana, memnun olduklarını düşünüyorum. Talepleri de bu yönde. Bir de şöyle düşünüyorlar; faizlerin düşmesi, daha ucuza krediye erişmek, kura göre daha öncelikli onlar açısından. Finansal piyasalar bir kez karışmayagörsün tam tersi bir etki yaratıyor. Kredilerde de bir düşüş olmuyor. Diğer sermaye grupları, daha yüksek teknoloji kullanan, döviz borcu bulunanlar da bu gelişmelerden şikayetçiler." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Gerçek Gündem'e konuşan, ekonomist Mustafa Sönmez ise, dolara müdahale edilmemesinin bilinçli bir yol verme olmadığını söyledi. Sönmez, "Yapabilecekleri bir şey yok, biraz çaresizlik. Çünkü doların hızını kesebilecek en önemli araç, Türk lirası faizlerinin Merkez Bankası tarafından arttırılması. Bunu yaptıkları takdirde ekonomi durgunluğa girer, bunu istemiyorlar. Onun yerine faizleri indirip ekonomiyi canlandırmak, böylece seçmenin döviz yükselişinden dolayı şikayetini büyüyen ekonomiyle idare edebilmek kalıyor ellerinde. O yüzden bunu uyguluyorlar. Merkez Bankası'nda buna müdahale edecek rezerv yok. Türk lirası faizleri arttırma niyetleri yok. Risk yüksek olduğu için dışarıdan sermaye girişi söz konusu değil. O nedenle kaderine boyun eğmiş görünüyor Erdoğan. Yapılabilecek şeyleri tüketmiş olduğu için bırakmış durumda." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Eski Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, "Burada da hükümet beceriksizliği görüyoruz. Ülkedeki malların %90’dan fazlası yurt dışından geliyor ve gümrük fiyatları da döviz üzerinden olduğu için bu pahalılık önlenemiyor. İthalatımızın %60’ını Türkiye’den yaparken bile bu faturaları döviz ile yapıyoruz. Bu bile değiştirilebilir, söz konusu faturalar TL’ye endekslense bu yine vatandaşın cebine yansıyacak. Bunu Türkiye ile iletişim içinde çözmek çok zor olmasa gerek… Piyasada okul harcı, ev kirası, araba satışları gibi birçok şey döviz ile fiyatlandırılıyor. Bu aşamada ülkeyi daha da pahalılaştırmamak için müdahale edemediği noktalar olabilir ama müdahale edebileceği noktalara da seyirci kaldı. Özellikle gıda, sağlık, temizlik gibi ürünlerde tüm vergileri sıfırlayabilir, buralardaki pahalılık bile önlenir, halka yansıması durdurulur.” diyerek AKP iktidarının ekonomi politikalarını eleştirmişti.

Almanya'da enflasyon son 28 yılın, toptan eşya fiyatları son 47 yılın zirvesinde Ekonomi Getir’den işten çıkarılan kurye için ilk açıklama: Başka sebeplerden... Ekonomi Murat Muratoğlu: Ekonomideki 'kötü' yönetime güveniyorlar, devamlı haklı çıkıyorlar Ekonomi Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'dan hükümetin yüksek kur hedeflediği iddialarına yanıt Ekonomi