Çiğdem Mater'den Gezi tebliğnamesine tepki: Yargıtay'daki hakimlerin hukuku dikkate almasını bekliyorum

Abone ol

Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan sinemacı Çiğdem Mater, Yargıtay Başsavcılığı'nın tebliğnamesiyle ilgili konuştu: "Umudumu koruyorum, Yargıtay’da hakimler olduğunu, o hakimlerin hukuku, Anayasayı ve uluslararası sözleşmeleri dikkate almasını bekliyorum."

Yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası kamuoyunda tepki çeken ve hukuk tarihine bir 'skandal' olarak adını yazdıran Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan sinemacı Çiğdem Mater, Yargıtay Başsavcılığı'nın Yargıtay 3. Ceza Dairesi'ne gönderdiği tebliğname ile ilgili açıklama yaptı.

"Yargıtay savcısının 2019’dan beri yargılandığımız, on binlerce sayfalık, 22 çuvallık mahkeme belgelerinden, kocaman Gezi Dosyası’ndan belli ki beyanlarımızı zerre dikkate almadan 'değerlendirdiği' 77 sayfalık tebliğnamesi, sanırım yargılandığımız mahkemenin hukuk fakültelerinin ders programlarına emsalsiz katkılarından biri olacak" diyen Mater, şöyle devam etti:

"İstinaf Mahkemesi’nin hakkımızdaki mahkumiyet kararını onamasının ardından 'Yargıtay’da hakimler olduğunu umuyorum' demiştim. Umudumu koruyorum, Yargıtay’da hakimler olduğunu, o hakimlerin hukuku, Anayasayı ve uluslararası sözleşmeleri dikkate almasını bekliyorum, aksi, bu davadan tutuklu 7 kişi için değil, hukuk için çok karanlık kapıların açılması manasına gelecek."

ÇİĞDEM MATER HAKKINDA

Sinemacı, yapımcı, gazeteci. Belgesel, kısa ve uzun metraj filmler çekti.

Yükseköğrenimini Anadolu Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü’nde bitirdi. Marmara Üniversitesi’nde medya sosyolojisi üzerine yüksek lisans eğitimini, 2010'da 'Alfred Hitchcock sinemasında psikanalitik açıdan Id, Ego, Süperego 'Psycho/ Sapık örneği' başlıklı tezi ile tamamladı.

1997 - 2005 arasında ABC News, Sky News, Boston Globe, ARTE, Le Nouvel Observateur, Radio France Internationale, Los Angeles Times gibi basın yayın kuruluşlarına çevirmenlik, yapımcılık, muhabirlik yaptı.

2005 - 2009 arasında Anadolu Kültür'de, çoğunlukla Kafkas programlarından sorumlu koordinatör olarak görev yaptı. 2009'dan itibaren Anadolu Kültür'e danışmanlık yapmayı sürdürdü ve bu kurum tarafından 2008 yılında kurulan Ermenistan Türkiye Sinema Platformu'nun koordinatörlüğünü yürüttü.

2009 - 2010 arasında Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde koordinatörlük görevinde bulundu.

Yaban (2022/ İstanbul Film festivali Ulusal Yarışma), Ah Asuman (2019), Silivri'den mektuplar ( 2019), Sivas (2014), Soluk (2019), Toz Bezi (2015), Sivas (2014) ve Çoğunluk (2010) gibi Türkiye içi ve dışında ödüller alan film çalışmaları arasında yer aldı.

Çekimleri Türkiye’de gerçekleştirilen aralarında Ai Weiwei imzalı İnsan Seli belgeseli ve Mohamed Ben Attia’nın yönettiği Weldi filminin de bulunduğu uluslararası projelerde yürütücü yapımcılık yaptı.

Gezi davasında hayata geçirmediği bir belgesel fikrinden dolayı 'hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardımla' suçlanan ve karar duruşması için Almanya'dan gelmesine rağmen 'kaçma şüphesiyle' tutuklandı; Nisan 2022'de mahkeme heyeti tarafından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

‘‘Merdan Yanardağ’ın tutuklu yargılanmasını gerektiren hiçbir durum yok’’ Siyaset Fatih Altaylı: Sözde muhalefetmiş gibi yapan gazeteciler, hemen Erdoğan savunuculuğuna başladılar Gündem Siyasi tutsaklara ayrımcılığı kabul etmiyoruz Gündem Ertuğrul Özkök: Erdoğan giyim tarzında radikal bir değişiklik yaptı, 'slim fit' devrimi Gündem