Hükümetin kontrolündeki medya organlarından Türkiye gazetesi, Ayasofya konusunu manşetine taşıdığı bugünkü sayısında kafalarda soru işareti yaratan bir sansüre imza attı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ayasofya iç meselemiz” ifadelerini manşet yapan gazete, manşet fotoğrafında da Erdoğan’ın Ayasofya’daki Rabia işareti yapan pozuna yer verdi. Ancak gazete, Erdoğan’ın Rabia işaretini yaptığı elinin arkasında bulunan ve üstünde Arapça Hz. Muhammed yazan levhayı bulanıklaştırarak sansürledi.

Türkiye gazetesi, bu sansürü neden yaptığına ilişkin bilgi vermedi.

Gazetenin bu sansürü neden yaptığına dair iki ihtimal öne çıkıyor. Bunlardan birincisi, sansürün bir hata sonucu yapıldığı. İkincisi ise Hz. Muhammed yazınının bir siyasi sembol olan Rabia işaretinin arkasında görülmesinin gazete tarafından uygun bulunmaması. Bu durumda da söz konusu fotoğrafın neden tercih edildiği sorusu akıllara geliyor.

Öte yandan aynı fotoğrafa yer veren diğer yandaş gazetelere bakıldığında böyle bir sansür yöntemine başvurulmadığı görülüyor.

(Fotoğrafın orijinal hali.)

AYASOFYA’DAKİ LEVHALAR

Yapımı İslamiyet’in ortaya çıkmasından önce, 537 yılında tamamlanan Ayasofya Klisesi, İstanbul’un 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolüne geçmesinin ardından camiye dönüştürülmüştü.

1800’lü yıllarda, Padişah Abdülmecid döneminde yapının duvarlarına 8 adet dev levhalar yerleştirildi. Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından hat sanatıyla yazılan bu levhalarda 4 halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali), Hz. Ali’nin oğulları Hasan ile Hüseyin’in, Hz. Muhammed ve Allah’ın isimleri yer aldı.

Laik Cumhuriyet’in kurulmasından bir süre sonra, 1930'lu yıllarda restorasyon çalışmaları sırasında yerlerinden indirilen bu levhalar, 1951’de Adnan Menderes tarafından yeniden yerlerine koyduruldu.

(Levhalarda yer alan isimler (Soldan sağa): Hz. Ali, Hz. Ömer, Hz. Muhammed, Allah, Hz. Ebubekir, Hz. Osman)

İKONALAR VE FRESKLER KAPATILACAK

Önce kilise daha sonra da cami olarak kullanılan, Cumhuriyet döneminde ise bir kültür mozaiği olması nedeniyle müzeye dönüştürülen Ayasofya, geçen hafta Danıştay’ın 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etmesi ve ardından Erdoğan’ın imzasıyla ibadete açıldı.

Müslümanlar için ibadete açılan ve Erdoğan tarafından yönetimi Diyanet’e devredilen yapıda, Hıristiyanlığı simgeleyen, tarihsel ve sanatsal değeri büyük birçok ikona ve fresk yer alıyor. Ayasofya’nın ibadete açılmasının ardından bu eserlere ne olacağı sorusu da gündeme geldi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün yaptığı açıklamada, ikona ve fresklerin namaz sırasında kapatılacağının sinyalini verdi. Erbaş şöyle konuştu:

“İkonalar ve fresklerle ilgili din işleri kurulumuz gerekli çalışmaları yaptı inşallah namaz sırasında gerekli tedbirleri alacağız. Bugün onunda incelemelerini yaptık 24 Temmuz’dan sonra inşallah milletimiz onu da görecek.”