Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi: Kürt siyaseti 94 ayarına mı dönüyor, yeni isim ne anlama geliyor?

Abone ol

Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) Mayıs 2023 seçimlerine çatısı altında girdiği Yeşil Sol, ismini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) olarak yeniledi. Tüzükteki değişiklikler dikkati çekerken, 'HADEP ayarlarına dönüş' yorumları gündeme geldi.

Kürtlerin Meclis zemininde siyaset yapmak amacıyla ilk olarak 1990 yılında Halkların Emek Partisi (HEP) adıyla kurdukları partilerin yolculuğu, bugün itibariyle Halkların Eşitlik ve Demokrasi (HEDEP) ile devam ediyor.

Kendisinden öncekilerle benzer şekilde, hükümetin izlediği milliyetçi politikalar çerçevesinde bir süredir kapatma davasıyla uğraşan HDP, Mayıs 2023'teki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine Yeşiller ve Sol Gelecek (Yeşil Sol Parti) çatısı altında girmişti. Parti bugün düzenlediği kongreyle ismini değiştirdi, yeni bir sürece adım attı.

Tülay Hatimoğulları Oruç ile Tuncer Bakırhan'ın eş genel başkan seçildiği partide tüzük, bir nebze farklılaştı.

LGBTİ+: HDP TÜZÜĞÜNDE VARDI, HEDEP'TE 'ÜSTÜ ÖRTÜLDÜ'

Demokrasi, özgürlük, eşilik, adalet ve ekoloji kavramları HEDEP tüzüğündeki parti tanımında da öne çıkarken, özellikle son dönemde yeni anayasa tartışmaları çerçevesinde iktidar kanadınca hedef alınan LGBTİ+ bireylere dönük ifadeler kaldırıldı.

HDP'nin 27 Ağustos 2023 tarihli tüzüğünde "Parti, tüm ezilenlerin ve sömürülenlerin; dışlanan ve yok sayılan bütün halkların ve inanç topluluklarının, kadınların, işçilerin, emekçilerin, köylülerin, gençlerin, işsizlerin, emeklilerin, engellilerin, LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans) bireylerin, göçmenlerin, yaşam alanları tahrip edilenlerin; aydın, yazar, sanatçı ve bilim insanları ile bütün bu kesimlerle birlikte mücadele yürüten güçlerin her türden baskı, sömürü ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve insan onuruna yaraşır bir yaşam kurmak üzere bir araya geldiği, demokratik halk iktidarını hedefleyen bir siyasi partidir" denilirken, HEDEP şunları kaydetmekle yetindi:

"Partimiz, yeni bir yaşam ve gelecek için, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, adil, ekolojik, toplumsal cinsiyet eşitlikçi ve dayanışmacı bir toplumun kurulması yolunda, çoğulcu, katılımcı ve müzakereci bir mücadele anlayışıyla politik sorumluluk üstlenen; evrensel insan haklarını hiçbir ayrımcılığa yer vermeyecek şekilde savunan, doğanın ve tüm canlıların haklarını gözeten, militarizme karşı mücadele eden, emekten ve toplumsal adaletten yana, ekolojist, barışçı ve demokratik bir siyasi partidir. Bu hedefler için birlikte mücadele yürüten güçlerin her türden baskı, sömürü ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve insan onuruna yaraşır bir yaşam kurmak üzere bir araya geldiği partimiz, demokratik bir halk iktidarını hedefler."

"(Partinin niteliği ve işleyiş ilkeleri başlığında) Partimiz, etnik kimlik, kültür, anadili, inanç, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim farklılıkların eşitliğine dayalı bir toplumsal yaşamı savunur. (...)"

KÜRT VE ALEVİ SORUNU VURGUSU

Yine HDP'den farklı olarak HEDEP tüzüğündeki 'amaç' bölümünde Kürt ve Alevi sorunları özellikle vurgulandı.

"Partimiz, Kürt sorunu, Alevi sorunu ve tüm etnik, dini ve kültürel kimlik sorunlarının barış içinde kalıcı ve onurlu çözümünü hedefler. Bu sorunların diyalog ve müzakere yoluyla, eşit yurttaşlık ilkesi temelinde ve kolektif haklarla çözülmesi için mücadele eder.

Kendi iradesine ve geleceğine sahip çıkan insanların demokrasi ve sosyal haklar için mücadele vererek dünyayı değiştirdiği; emeğine, anadiline, kimliğine, kültürüne, inancına ve ekosisteme sahip çıktığı, hayatın her alanındaki şiddetin ortadan kaldırıldığı, barış içinde bir dünya için mücadele eder.

İnsanların yaşamlarıyla ilgili kararlara her düzeyde katılımını mümkün kılan, doğrudan demokrasi idealine sahip çıkan; yerel demokrasi hedefinin gereği yerel politikanın ve her düzeyde kararlara katılımın belirleyici olduğu, yerelden ve yerinden yönetim anlayışına dayanan katılımcı ve müzakereci bir demokrasi kurmayı amaçlar. Bu nedenle kuvvetler ayrılığının yerele doğru genişletildiği, yerel yönetimlere yetki ve kaynak devrinin güvence altına alındığı güçlü bir yerel demokrasi zemini üzerinde güçlü demokrasiyi inşa etmek için mücadele eder."

HDP tüzüğünde ise herhangi bir isim anılmadan 'dışlanan ve ayrımcılığa maruz kalan tüm inanç toplulukları ve inanmayanların düşünce, ifade, vicdan ve ibadet özgürlüklerinin eşit vatandaşlık hakları temelinde çözüme kavuşturulması' amacından söz ediliyordu. Kürt sorunu şöyle yer alıyordu:

"Çözümsüzlüğe terk edilen Kürt sorununda kalıcı bir barışın sağlanması ve Kürt halkının tüm sorunlarının kolektif haklar kapsamında demokratik çözüme kavuşturulması için mücadele vermeyi; (...) amaçlar."

Ayrıca işçi hakları, sendikal özgürlük, emekliler, gençler, LGBTİ+'ler gibi konu başlıkları geniş bir şekilde yer tutuyordu.

İSİM TERCİHİ: HADEP AYARLARINA DÖNÜŞ MÜ?

Bugün gündem olan konulardan bir diğeri ise, partinin yeni ismi oldu. 'HEDEP' tercihi, fonetik benzerliğinden dolayı kimi çevrelerde 'HADEP ayarlarına dönüş' olarak yorumlanıyor. Bazıları ise HEDEP ismini, bugüne kadar Kürt siyasetinde kurulan tüm partilerin isimlerinden bir parça taşıdığı için tercih edildiğini savunuyor.

Kürt siyasetinde geniş bir yere sahip olan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) 1994'te kuruldu ve diğerlerine göre nispeten daha uzun süre yaşadı.

Parti, 1995'te 1 milyon 171 bin 623 oy aldığı genel seçimlerde bir ilki gerçekleştirdi. Bazı sosyalist parti ve aydınlarla 'Emek, Barış, Özgürlük Bloku'nu oluşturan HADEP, siyaset sahnesinde bir nevi "Tercihimi soldan yana kullandım" dedi.

Parti 1999'da aralarında Diyarbakır ve Van'ın bulunduğu 37 belediyeyi kazandı. Yerel yönetim deneyimi, HADEP ve haleflerinin Kürt sermayesiyle, yerel seçkinleriyle, orta sınıflarıyla temasını sıklaştırmasına, sınıfsal yelpazesini genişletmesine kapı araladı.

Bu süreçte defaatle terör suçlamalarıyla karşı karşıya kalan parti, ömrünü 2003'e dek sürdürdü. Anayasa Mahkemesi (AYM), 'PKK'ya yardım ve yataklık ettiği, yasadışı eylemlerin odağı haline geldiği' gerekçesiyle 13 Mart 2003'te HADEP'i kapattı, yöneticilerine de beş yıl siyaset yasağı verdi.

'GÜÇLENDİRİLMİŞ YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM'

HEDEP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç, kongrede yaptığı konuşmada 'güçlendirilmiş yerel yönetim anlayışına' dikkati çekti.

Bunu hakim kılmak için mücadeleye devam edeceklerini dile getiren Oruç, şunları kaydetti:

"(...) Egemen bloklara karşı ezilen ve sömürülenlerin hak, adalet, özgürlük, barış, demokrasi mücadelesinin tarihsel ittifakıyız. Faşist-otoriter rejim kendini tahkim ederken mücadeleyi seçimlere, sandıklara hapsetmek isteyen ana muhalefete de bir çift sözümüz var; mücadele alanlarda, fabrikalarda, sokaklarda, köylerde, mahallelerde halkın arasında olur. Bizler ittifak politikalarımızı yeniden gözden geçirdik. Yeni dönemde bileşen ve ittifaklarımızla beraber en geniş toplumsal ve demokratik ittifakı kuracağız"

"(...) Her aydın, yazar, gazeteci, sosyal demokrat, feminist, yurtsever, herkes elini taşın altına koyması gerekiyor. Gelin bu ittifakı inşa edelim.

Üçüncü yol ince, engebeli, uzun meşakkatli bir yoldur. Bizler bu yolu hep beraber kararlı adımlarla yürüyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında; işçilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin, cinsel yönelimlerinden dolayı dışlananların, doğa ve insan hakları savunucularının, Kürtlerin, Alevilerin, bütün halkların ve inançların özgür, eşit, adil, barışçıl koşullarda yaşayabileceği demokratik cumhuriyeti, ikinci yüzyılda hep birlikte kuracağız. Gelin bir yüzyıl daha kaybetmeyelim. Bu ülkenin karayan yarası olan Kürt sorununu, Alevilerin sorununu, emekçilerin kadınların sorunları hep birlikte çözelim."

'BÜTÜN BELEDİYELERİMİZİ GERİ ALACAĞIZ'

HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise hükümetin kayyum politikasını eleştirdiği konuşmasında "Kayyumlar iradesi gasp edilen bütün belediyelerimizi geri alacağız. Bu seçimde sadece kayyum atanan belediyeleri değil, Türkiye’nin bütün bölgelerinden de belediyeleri alacağımızı ve kazanacağımızı bir kez daha buradan sizlere iletmek istiyorum" ifadesini kullandı.

"Mayıs seçimlerinden sonra bütün kurullarımız ile birlikte yeniden güçlü bir çalışmaya başladık. Bu dönemin stratejisini belirlemek üzere aylardır toplantılar alıyoruz. Sizle, halkımız ve emekçilerle buluşmaya devam ediyoruz. Yol haritamızı oluşturmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem yol haritamızı da siz değerli halkımız ve kamuoyu ile paylaşacağımızı da buradan belirtmek istiyorum" diyen Bakırhan, ittifakla ilgili de şu mesajları verdi:

"Dönem halklarla ittifak dönemidir. Seçim hesaplarına sıkışmayan, siyasi partilerle sınırlı kalmayan, nerede direniş varsa orada olan, nerede zulüm varsa karşısında duran, demokratik, toplumsal ittifaklar zamanıdır. Bizim çizgimiz ne iktidarın sömürü düzeni, ne restorasyoncu çizgidir. Biz bu ülkeye baharı getirecek üçüncü yolu sunmaya ve örmeye devam edeceğiz."

Cemaat 'yöneticisi': "Türkiye'yi yönetenler arasında Türk yok, Türkmenler yukarıda olamaz" Siyaset Abdullah Gül: Çözebilseydik ülkeye aidiyeti pekiştirirdik Siyaset Yeşil Sol Parti’de kongre: Partinin adı değişti Siyaset 'Süleyman Soylu yeni bir pozisyon almaya hazırlanıyor' Siyaset