Gazetecilerin mesaisi adliyede geçiyor

Abone ol

Haklarında çok sayıda soruşturma ve dava açılan Cumhuriyet yazar ve muhabirleri mesaisinin bir bölümünü adliye koridorlarında geçiriyor.

Türkiye tutuklu gazeteci ve basına uygulanan baskılarda Dünya'da ilk sıralarda. Baskının en yoğun yaşandığı gazetelerden biri de Cumhuriyet gazetesi. Gazete bugün "Cumhuriyet’in adliye mesaisi" başlığını taşıyan bir yazı yayınladı. Gazete çalışanlarının maruz kaldığı baskıları gözler önüne serdi.

Cumhuriyet'in haberi şöyle;

Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yazarımız ve muhabirlerimiz hâkim karşısına çıkarken, hakkında soruşturma açılan muhabirimiz Seyhan Avşar’da Cumhuriyet Savcısı’na ifade verdi.

Özgentürk’e 5 ay hapis

Gazetemiz yazarı Işıl Özgentürk’ün 13 Ağustos 2017 tarihli “Kara Çarşafın Karanlığında” ve 27 Ağustos tarihli “Din ve Sosyalistler” başlıklı yazıları dolayısıyla, “Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama” suçlamasıyla yargılandığı davada karar verildi. Hâkim, Özgentürk’e 5 ay hapis cezası vererek, cezayı erteledi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Özgentürk’ı avukatı Ülkü Çetok temsil etti. Suçun unsurlarının oluşmadığını belirten avukat Çetok müvekkilinin beraatini istedi. Suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değerini hep birlikte değerlendirdiğini belirten hâkim, Işıl Özgentürk’e 6 ay hapis cezası verdi. Cezada indirim uygulayan hâkim, Özgentürk’e 5 ay hapis cezasının ardından ertelenmesine hükmetti.

Dirik’in duruşması ertelendi

Gazetemiz muhabirlerinden Hakan Dirik’in Türkiye’den Suriye’deki cihatçı gruplara sarin gazı yapımında kullanılan kimyasal silah hammaddesi sevkiyatı yapıldığına ilişkin iddiaları haberleştirdiği gerekçesiyle açılan davanın 4’üncü duruşması dün görüldü. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Hakan Dirik ve gazetemiz avukatı Ülkü Çetok katıldı. Çetok, söz konusu haberin CHP eski milletvekili Eren Erdem ile yapılan görüşmenin haberi olduğu anımsatılarak, Erdem’in tanık sıfatıyla dinlenilmesini istedi. Hâkim iddianameye sunulan CD’nin bilirkişiye iletilerek döküm alınmasına, Erdem’in dinlenmesi talebinin ise CD dökümünden sonra yeniden değerlendirilmesine karar verdi. Duruşma Mart ayına ertelendi.

Muhabirimize soruşturma

Gazetemiz yargı muhabiri Seyhan Avşar hakkında “300 gün yaşar merak etme” başlıklı haberi nedeniyle, “Kamu görevlisini terör örgütlerine hedef gösterdiği” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu savcılarından Yavuz Şahin’e dün ifade veren Seyhan Avşar, yaptığı haberin basın özgürlüğü kapsamında yapıldığını söyledi. Haberi yapmadan önce habere konu olan açlık grevindeki hükümlü öğretmen Meral Dönmez’in ailesiyle konuştuğunu ve ailenin beyanlarını haberine taşıdığını aktaran Avşar, “Haber yayınlandıktan sonra Tarsus Cezaevi Müdürü Mazlum Özalp ile telefonda görüştüm. Mazlum Özalp bana ‘kendisinin de alevi kökenli olduğunu, aileye bu tarz sözler söylediğini ancak iyi niyetli olduğunu’ söyledi. Ben de isterseniz düzeltme yazısı yayınlayabileceğimizi söyledim. Daha sonra Mazlum beyin gönderdiği düzeltme yazısını yayınladık. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

‘Yargı ağır eleştirileri kaldırmak zorunda’

Gazetemiz muhabiri Alican Uludağ ve eski muhabirimiz Duygu Güvenç, ‘Rehine diplomasisi çökerken’ ve ‘Tutan da bırakan da yargı mı devlet mi’ haberleri dolayısıyla açılan davada hakim karşısına çıktı.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama” suçunu işledikleri iddiasıyla yargılanan Duygu Güvenç duruşmaya katılmazken muhabirimiz Alican Uludağ ve avukaları hazır bulundu. Savunmasını yapan Uludağ, “Yargıyı aşağılamak gibi bir amacım yoktu. Yargı ağır eleştirileri kaldırmak zorunda. Sıradan bir dava değildi. Günah keçisi ilan edildik. Suç işlediğimi düşünmüyorum. Hayali şeyler yazmadım” dedi.

Rahip Brunson davasının kamuoyunda bilinen bir dava olduğunu belirterek gerek tutulması gerek ev hapsine alınması gerekse tahliyesinin tüm kamuoyu gözleri önünde cereyan ettiğini belirten Uludağ, “18 Temmuz 2018 tarihli duruşmasında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi Brunson’un tutukluluğuna karar verdiği halde itiraz üzerine, sanık müdafinin herhangi bir talebi yokken sağlık mazereti ile ev hapsine alınmıştır. Bu karar da ABD Başkanı Trump’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etiketleyerek attığı tweetten sonra olmuştur. Tüm bu hususlar benim haberimin içeriğini doğrulamaktadır. Devam eden süreçte zaten Brunson tahliye edilmiş ve Trump tarafından yardımlarından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür edilmiştir” dedi.

Uludağ şöyle devam etti; “Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Benim yargıyı aşağılamam söz konusu değildir. Yaşanan süreç olgusal temelleri ile eleştirilmiştir. Kaldıki hakkımda İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmış bir suçlama yoktur. Yaptığım haberin suç oluşturmadığını düşünüyorum. İfade özgürlüğü kapsamındadır.” Avukat savunmalarının ardından duruşma 4 Nisan’a ertelendi.

Leman'dan 'Diriliş Ertuğrul' göndermeli Fatih Portakal kapağı Medya TRT 2’nin yayın tarihi belli oldu! Medya CNN Türk'te müdür ve editörler birbirine girdi! Medya ‘Halkça İlişkiler Çalışmaları’ için başvurular başladı Medya