Demirtaş davası AİHM'de başladı: 7 Haziran seçimlerine atıf

Abone ol

Halkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili dava başladı. Savunmada avukatlar merkezi baskılara dikkat çekti.

Halkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuyla ilgili dava Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire'de görülmeye başlandı. 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire duruşmada hem Türkiye hükümetini hem de Demirtaş'ı temsil eden avukatları dinleyecek.

Avukatlar savunmalarında Selahattin Demirtaş'ın hedef alınmasının nedeninin yakalanan başarı olduğunu belirtti. Avukatlar 9 ilden savcının aynı anda iddianameleri Diyarbakır'a göndermesinin merkezi bir talimatı işaret ettiğini öne sürdü.

Demirtaş davası avukatların savunmalarının ardından sona erdi. Mahkeme ayrıca davaya müdahil olarak katılan Avrupa İnsan Hakları Komiserliği gibi kurumların görüşünü de üçüncü taraf olarak alacak. Yargıçların kararını daha ileriki bir tarihte açıklaması bekleniyor.

Duruşmada Türkiye hükümetini Alman avukat Stefan Talmon temsil ediyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairede görülen duruşmasını eşi Başak Demirtaş ile HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de takip ediyor.

Fransa'nın Strasbourg kentindeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairede görülecek duruşmasında Demirtaş'ı; Prof. Dr. Başak Çalı, Dr. Kerem Altıparmak, Mahsuni Karaman, Benan Molu, Ramazan Demir ve Aygül Demirtaş temsil ediyor.

Demirtaş'ın avukatları savunmalarında 7 Haziran seçimlerine dikkat çekti. Avukatlar savunmada, "HDP’nin 7 Haziran 2015 tarihindeki seçim başarısı başarısı sonucu AKP, iktidarda olduğu 13 yıldan sonra ilk kez Mecliste tek başına hükümet kurma sayısına ulaşamamıştır. 7 Haziran 2015 seçiminin ardından iki önemli olay gerçekleşmiştir. Türkiye'deki demokratik tartışma ortamını yükselten barış görüşmeleri çökmüş ve Erdoğan HDP’yi, özellikle de Demirtaş’ı doğrudan ve açıkça “terörist” olarak hedef göstermeye başlamıştır. Erdoğan’ın 28 Temmuz 2015 tarihindeki konuşmasının hemen ardından Demirtaş hakkında altı soruşturma başlatılmıştır. Burada dikkat kritik çekici nokta, Demirtaş'ın konuşmaları ile soruşturma tarihleri arasındaki büyük tutarsızlıktır." savunmasını yaptı.

2 Ocak 2016 tarihli konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talepte bulunduğu anımsatılan savunmada, "Bu talep üzerine, üç aydan kısa bir süre içinde Demirtaş hakkında 10 farklı şehirde fezlekeler hazırlanmıştır." denildi.

MERKEZİ EMİR

Demirtaş'ın avukatları, tutuklama kararından sadece dört gün önce, Türkiye genelinde farklı savcıların, Demirtaş hakkındaki iddianamelerini Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına göndermeye başladığına dikkat çekildi. Avukatlar savunmada, "Dokuz farklı savcının, merkezi bir talimat olmadan 96 saatlik bir süre içerisinde fezlekelerini Diyarbakır'a nasıl gönderdiklerini açıklamanın akla uygun bir yolu yoktur. Ardından Diyarbakır savcılığı açıkça usulsüz bir şekilde hareket etmiştir. Bu 96 ayrı iddianamenin 31'ini tek bir dev dosyaya eklemiştir. Ayrıca bunlar, savcının yetki alanı dışında kalan dosyaları da içermektedir. 4 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır savcılığı bu dev dosyaya dayanarak Demirtaş'ı terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlamıştır. Ne var ki bu suçlama, Demirtaş'a karşı hazırlanan 96 dosyanın hiçbirinde bulunmamaktadır." denildi.

Avukatlar savunmalarının temelini HDP’nin ve Demirtaş’ın elde ettiği siyasi başarının kendilerine hedef aldığı iddiası üzerine dayandırdı.

Avukatlar, "Bir kimsenin keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakılması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlalidir. Tutukluluk sürerken mahkeme, Ahmet Şık ve Nedim Şener davalarında olduğu gibi, tüm hukuki sorunları incelemelidir. Hükümetin, iç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin ön itirazlarının tarafınızca kabul edilmesi halinde, AİHM’in Türkiye'deki yasadışı tutuklamalara ilişkin yargı denetiminin gelecekte etkili bir şekilde sürmesi imkânsız hale gelir." talebinde bulundu.

YASA DIŞI YOLLARDAN ELDE EDİLMİŞ GÖRÜŞMELER DOSYAYA GİRDİ

Demirtaş’ın tutuklu olduğu dosyaya yasa dışı yollarla elde edilmiş telefon dinlemeleri eklendiğini öne süren avukatlar, Demirtaş'ın telefon görüşmelerini yaptığı yasal parti görevlileri, terörist olarak gösterildiğini söyledi.

Avukatlar, "Şubat 2011-Ocak 2013 tarihleri arasında hazırlanan fezlekelerin dokuzu, daha sonra görevden alınan ve Fethullahçı Terör Örgütüne üye olmak gibi ciddi suçlarla yargılanan savcılar tarafından yayınlanmıştır. Görevlerine son verilmiş olan bu savcıların Demirtaş'ın dosyasına koyduğu sahte deliller ve yasadışı telefon kayıtları, dava dosyasında kalmıştır. Bu deliller, Demirtaş'ın tutuklanmasına gerekçe olarak da kullanılmıştır. AYM buna hiç dikkat etmemiştir." dedi.

KAFTANCIOĞLU VE İBB SEÇİMİ VURGUSU

Selahattin Demirtaş'ın avukatları Cumhurbaşkanı'nın, tüm kesimlerden siyasi muhalefeti hedef almaya, yargı ise bu çağrılara yanıt vermeye devam ettiğini öne sürdü. Avukatlar savunmalarında "İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının, Hükümeti seçildiğine ikna etmesi gerçek bir demokratik mücadele oldu. Yalnızca bir ay önce, önceden onaylanmış ve demokratik olarak seçilmiş üç belediye başkanı terör suçlamaları nedeniyle görevlerinden alındı. Muhalifleri terörle suçlamak geçer akçe haline gelmiştir. Demirtaş’ın yaşadıkları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da başına gelmiştir. CHP'nin İstanbul seçimlerini kazanmasından sonra, "terör propagandası" suçlamasıyla cezalandırılmıştır. Yarın tahliye edilse bile, Demirtaş aleyhindeki devam eden siyasi davaların ve soruşturmaların hacmi, kendisini sürekli tutuklanma riski altında yaşamaya mahkûm etmektedir." dedi.

Savunmaların ardından mahkeme sona erdi.

CHP'den kurtuluşun ve kuruluşun broşürü! 81 ile gönderildi Siyaset HDP'li bir belediyeye daha kayyum atandı Siyaset Muharrem İnce: Askerin siyasete müdahale etmemesi için yapılacaklar çok açık Siyaset CHP sahaya iniyor! Türkiye genelinde... Siyaset