CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen Birgün'de yer alan yazısında seçim sürecini ve hizmetleri anlattı. 

Alper Taşdelen'in yazısı şöyle oldu:

Bugün kimi ilçeler için “kimi koysak seçilir, garanti ilçe” gibi bir inanış var. Atatürk’ümüzün “Benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır” diyerek sahiplendiği Çankaya da o garanti ilçeler arasında görülüyor. Peki, Çankaya, Atatürk’ün hatıraları yaşadığı için mi garanti olur, yoksa o hatıralar ilham verdiği için mi?

Ulu önder Atatürk, 29 Ekim 1933 tarihinde okuduğu 10. Yıl Nutku’nda heyecanla “Az zamanda çok ve büyük işler yaptık” diye haykırır. Ancak Atatürk’ü asıl ifade eden cümle hemen ardından gelir; “Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz.”

İşte bizim Atatürk’ün hatırasından anladığımız asıl şey budur. Çalışmak, kimseyi ayırt etmeden ve yaptıklarımızı kâfi görmeden daha fazlası için çalışmak…
Kazanılması garanti görülen bir ilçede seçilmek görece kolay olsa da başarılı olmak çok daha zor. Çünkü zaten yüksek oyla seçildiğiniz için o çıtayı yukarıya çekmek için aslen partinizin tabanında olmayan kişilerin de oyunu alabilmeyi başarmalısınız. Tekrar aday olabilmenin tek kriteri bu.

LİMİT DEDİLER, AŞTIK

İlk dönem için göreve seçildiğimiz 2014’te, 2009 yerel seçimine nazaran 6 puan daha yüksek bir oyla, yüzde 64’le seçim kazandık. “Bu bir limittir, oylar daha fazla yükselemez” diyenler oldu. Biz bunlara hiç kulak asmadan işimize baktık. Çankaya’da olağanüstü hizmetler verdik. Biz böyle çalışınca seçmen de ödülünü verdi ve 2019’da yüzde 73,4 oy aldık. Limit denilen 2014 oyunu 10 puan daha artırdık. Hizmet rekorumuz oy rekoru da oldu. Türkiye’de 100 bini aşan seçim bölgelerinde en yüksek oy artışını sağladık.

Bizim için büyük ödül buydu ve Çankayalılar vermişti. Çankayalıların bu teveccühünü hak etmek için ne yapmıştık? Buna bizim cevap vermemiz doğru olmaz. Ancak elimizde veriler var. İnsani Gelişme Vakfı - İNGEV, üç yıldır yaptığı İnsani Gelişmişlik Araştırması’nda yayımladı; Çankaya son iki yılda olduğu gibi bu yıl da “Çok Yüksek İnsani Gelişmişlik” listesinde ilk üçte yer aldı. Bu araştırma, vatandaşın belediyesinden memnuniyetini ve ilçedeki yaşam kalitesini ölçen bir araştırma.

Bu kriterleri sağlamak için yaptıklarımızı uzun uzun anlatarak sıkmak istemem. Olimpik yüzme havuzlarından kültür merkezlerine, sosyal tesislerden 21. yüzyılın halkevi projesi Çankaya Evleri’ne, kreşlerden pazaryerlerine, dertlere derman olduğumuz sosyal yardımlardan kütüphanelere ve rekor sayıda parktan Çankaya’da bir ilk olan iftar çadırlarına, hoş geldin bebek setlerinden ücretsiz cenaze hizmetlerine dek uzayıp giden, bize daha önce oy vermemiş, dar gelirli toplum kesimlerine ulaşan ve kimsenin kendisini yalnız hissetmediği bir liste. Bunlar aynı zamanda insani gelişmişliğin de kriterleri.

“Çok Yüksek İnsani Gelişme” performansı gösteren 10 ilçeden 9’u Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanına sahip (Kadıköy, Beşiktaş, Çankaya, Şişli, Bakırköy, Sarıyer, Karşıyaka, Nilüfer, Muratpaşa). Araştırmaya göre, ülkemizde “Çok Yüksek İnsani Gelişme” performansı gösteren 34 ilçe var ve bu ilçelerin 25’i de CHP’li belediye başkanları tarafından yönetiliyor. Derman belediyeciliğine odaklanmış ilçelerimizin bu başarısının bir tesadüf olmadığı ortada. Bunu hem büyükşehir hem il hem de ilçe bazında olağanüstü pandemi koşullarında çok daha iyi bir şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum.

TOPYEKÛN BİR PROGRAM ŞART

Atatürk, “Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız” diyerek Cumhuriyet’imizin birinci yüzyılı için temel hedefimizi “en yüksek insani gelişme” olarak belirlemişti. İkinci yüzyıl başlarken, tüm ülkemizin öncü belediyelerimizin seviyesine gelmesi için topyekûn bir program başlatmak zorundayız.
Biz, “Bütün Türkiye, Çankaya gibi insani gelişmişlik standartlarını yakalasın hedef ve hayalindeyiz.” CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alçakgönüllü bir uygarlığın inşasına çağrı...” yaparak çerçevesini çizdiği bu İkinci Yeni Yüzyıl’a ülkemizin mevcut haliyle giremeyeceği çok açık.

Önümüzdeki yüzyılı heba etmek istemiyorsak, tüm kaynaklarımızı kamu eliyle verimli ve aktif kullanmak ve insani gelişmişlikten ödün vermemek zorundayız.

ATA’MIZA SÖZÜMÜZ

Türkiye’nin Büyük Çankaya, Büyük Kadıköy, Büyük Muratpaşa, Büyük Nilüfer olmaya hakkı vardır. İşte ancak o zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin de bir garantisi olacağından söz edebiliriz. Pandemi döneminde sosyal yardımlaşma, dayanışma ve kamu kaynaklarını doğru kullanmanın ne kadar önemli olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük. Planlı kalkınma, üretim ve sosyal adalet olmadan insanları birilerinin insafına bırakamayız. Genel Başkan’ımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirttiği gibi:

“Unutmayalım ki Cumhuriyet’imiz, bilhassa kimsesizlerin kimsesi olarak ulu önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu. İkinci yüzyılında yeniden kimsesizlerin kimsesi olabilir. Bu idealimizi gerçekleştirirsek sadece vatandaşlarımıza değil, tüm dünyaya umut olacağız. Bunu başarabiliriz. 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde başardığımız gibi…”

Daha çok çalışacağız; Ata’mıza sözümüz olsun.