İstanbul Sözleşmesi'nden geri çekilmesi, HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun milletvekilliğinin düşürülmesi, Merkez Bankası Başkanı'nın görevden alınması, Diyarbakır'ın Şenyayla bölgesinin Muş'a bağlanması, Gezi Parkı'nın İBB'nin elinden alınması bir hafta dolmadan yaşadığımız hukuksuzlardan birkaçı...

Bütün bu yaşananlara inanmak zor gibi görünse de Türkiye'de adalet arayan, mahkemeye kararlarının uygulanmasını isteyen, adalet nöbetleri tutan onlarca insan var. Uzun süredir mahkeme kararları sadece iktidarın lehinde olduğu zaman uygulanıyor. Gergerlioğlu'na verilen ceza Yargıtay kararı beklenmeden uygulanıyor. Ancak üç yıl önce Danıştay'ın Andımız ile aldığı okutulsun kararı uygulanmıyor. Andımız ile ilgili alınan tüm kararların tamamen siyasi olması, pedagoijik açıdan, eğitim bilimcilerle tartışılmaması işin en acı yanı...

Evet, hukuk diyorduk... Tam bin 758 gündür okulları için hukuk mücadelesi veren, mahkeme kararlarının uygulanmasını isteyen İsmail Tarman Ortaokulu velileri ve Konaklar mahallesi sakinleri yılmadan, usanmadan, okullarını geri istemeye devam ediyor. Dün de yine okullarının önünde yeniden bir araya geldiler.

Şimdi onların sözlerine kulak verelim ve mahkeme kararlarının nasıl taraflı bir şekilde uygulandığını bir de onlardan dinleyelim:

İsmail Tarman Ortaokulu’nun İmam-Hatip Ortaokulu’na dönüştürme işlemi iki mahkemece iptal edilmesine rağmen hala mahkeme kararı uygulanmadı. Hala İsmail Tarman Ortaokulu eğitim vermeye başlamadı, kayıt almıyor. (Veliler tarafından açılan davada İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 25.05.2018 tarih 2016/1396E-2018/1022 kararı, Mahalleliler tarafından açılan davada İstanbul 10.

İdare Mahkemesinin 21.11.2019 tarih 2019/1339E-2019/2279 kararı) 2016 yılında yapılan işleme 2018 tarihinde Bakanlık Olur’u alınarak, işlem geçerli hale getirilmeye çalışıldı. 05.09.2018 tarihli usulsüz Bakanlık Kararı” İsmail Tarman Ortaokulu’nun kullanılmayan dersliklerinde İmam-Hatip

ortaokulu açılması”şeklindeydi;iki okul birarada olacaktı.Sadece İmam-Hatip Ortaokulu ile ilgili kısmı uygulandı.İsmail Tarman Ortaokulu ile ilgili kısmı uygulanmadı.

İsmail Tarman Ortaokulu tabelası kaldırıldı, İsmail Tarman İmam-Hatip Ortaokulu tabelası kaldı. Mahkeme kararı uygulanmış ise İsmail Tarman Ortaokulu nerede? İsmail Tarman Ortaokulu’nun tabelasını indirenler kimlerdir, kapatılmasına ilişkin idari karar hangisidir, idari işlemde kimin imzası vardır?

Dr. Naci Ekşi Anadolu Lisesi’nin taşınması ve binasına Ümmü Mihcen Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi açılması işlemi de Mahkemece iptal edildi.(İstanbul 10 İdare Mahkemesinin 16/07/2020 tarih 2020 / 794 E.-2020 /848 k.) Bu davada da Mahkeme taşınma işlemin usulsuzlüğünü ve kamu yararı

bulunmadığını tespit etti. Diğer kararlar gibi bu karar da uygulanmadı.

Bu davada başka usulsüzlükler de oldu. Mahkemece 16.12.2020 tarihinde işlemin iptali kararı verildikten sonra,idare tarafından Mahkemeye 28/05/2020 tarihli bir Bakanlık Onay’ı sundu. Unutulmuş ,diye. Dava konusu işleme ait onay, nasıl olur da mahkemeye sunulmaz? Bakanlık onayı varsa Mahkemeye sunulmamışsa, belge saklandığı için suç işlenmiştir...

Bakanlık onayının hem mahkemeye hem de bize bildirilmesi gerekmekteydi.

Bugün dünya Günışığında Yönetim’i uyguluyor, Günışığında Hukuk’u geliştiriyor.

Bu ilke, idarenin işlemlerinin, kararlarının saydamlıkla, şeffaf olarak kamuya açık şekilde alınmasını yurttaşların bilgilenmesini, dinlenmesini, kararlara katılmasını sağlamaya yönelik, gerekçeli işlem yapma zorunluluğunu, hukuki başvuru yollarının gösterilmesini amaçlar. Kamuya açıklık üç amacı gerçekleştirir:

Hukuksal güvenlik, etkili idare ve doğru biçimde işleyen demokratik düzen (günışığında yönetim).

Günışığında yönetim; Avrupa Konseyi’nin 31 (77) sayılı Bireyin İdari İşlemler Karşısında Korunması başlıklı Bakanlar Komitesi Tavsiye kararında açıklanmıştır. (İyi yönetim olarak adlandırılır, good administration) Bizim ülkemiz bu ilkeye bir katkı daha yaptı, tam sözcük anlamına yönelik...Gece yarısı işlemleri..Bu şekilde işlemler yapmamayı da içeren bir ilke diyelim.

Günışığında yönetim istiyoruz. Gizli saklı işlemleri kabul etmiyoruz. Haklarımızı kullanırken bilgi edinmek hakkına ihtiyacımız var, kararlara katılma ihtiyacımız var. Kararlara gerektiğinde itiraz etme, değiştirilmesini bekleme ihtiyacımız var. Kararlara katılma yetmiyor, uygulatmaya ihtiyacımız var.

'GÜN IŞIĞINDA EĞİTİM HAKKI İSTİYORUZ'

Gizli saklı yapılan bütün işlemler mahkemelerce iptal edildi. Usulsüz oldukları, kamu yararı bulunmadığı tespit edildi. Mahallelerdeki okulların imam hatiplere dönüştürülerek, sınıfları 10-12 kişi ile eğitim yaparken, boş sınıflar kalırken, çocuklarımızı uzaktaki düz okullara, kalabalık sınıflara göndermek istemiyoruz. Mahallelerdeki okulların kapatılmasını istemiyoruz. Anayasa doğrultusunda herkes dini eğitim seçme hakkına sahiptir ama bu dayatılamaz. İmam-hatip okullarına da yeni okullar yapılarak ancak tercih için seçenek yaratılabilir. Normal okullar imam-hatibe dönüştürülemez. İmam hatiplere ihtiyaç varsa yeni okullar açılsın, eğitim kurumları çoğaltılsın.

'MAHKEME KARARLARI UYGULANSIN'

Mahkeme kararları uygulansın; uygulamayan ve uygulatmayan tüm kamu görevlileri zincirleme olarak suç işliyorlar. Tüm bu görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Soruşturma devam ediyor. İstanbul Valiliği ve Beşiktaş Kaymakamlığı dahil kararın uygulanmamasında sorumluluğu bulunanlar görevden alınsın. Suç işleyen kamu görevlilerinden ilk karar aşamasındaki okul müdürü bu okuldan alındı.

Mahkeme kararlarına uymayan, anayasaya aykırı davranan, hukuk devleti ilkesine saygı göstermeyen kamu görevlilerine hoşgörü gösterilmemelidir. Alınacak her kararda saydam olunmasını, bilgilenmek hakkımıza saygı duyulmasını bekliyoruz.

İdare olarak, kararların ilk aşamasından son ana kadar her aşamada yapmakla yükümlüsünüz.

Pandemi süreci göstermiştir ki eğitimde bugün olduğumuzdan daha iyi olmaya ihtiyacımız vardır. Enerjimizi, zamanımızı ve bilgimizi buna yönlendirmemiz gerektiği anlaşılmıştır, pandemi süreci bize bunu öğretmiş ve doğrulamıştır. Yöneticiler, çocuklarının eğitimi için mücadele eden veli ve mahallelilerin yorulmasını, mücadeleyi terk etmesini beklemesin.

Bizler Hukuka dayanan mücadelemizi Günışığında sürdürmeye devam ediyoruz. İdare olarak siz yapmadınız ama biz yaptık. Biz her zaman şeffaf olduk, her zaman gerekçelerimizi açıkladık, her zaman kanıtlarımızı sunduk.

Haklarını kanuna uygun şekilde arayan veli ve mahalleliler, çocuklarının eğitimi için mücadelelerinden vazgeçemezler. Çocuklarına dünyadaki çağdaşlarıyla yarışabilecek düzeyde bir eğitimi sağlamak için onların haklarını korumak ve konulan engelleri aşmak zorundadırlar.

İdareciler, usulsüz ve gizli, tek başına alınan kararlarla yurttaşlardan ve gerçeklerden bu kadar uzaklaşırken; bizler haklılığımızdan aldığımız güç ile hukuk içinde, dayanışmamızı büyüterek, verilen kararı uygulatmak için saydam, günışığında mücadeleye devam ediyoruz.

Yurttaşlar olarak haklılığımıza, mahkeme kararlarına ve gün ışığındaki taleplerimize saygı gösterilmesini bekliyoruz, kararı uygulamayanlardan da hesap sormaya devam edeceğiz.

Bir gün değil her gün hukuk devleti.

Açıklamanın son cümlesine birgün herkesin ihtiyacı olur.... Bunu kimse unutmasın...