MHP lideri Sayın Bahçeli, bugün erken seçim çağrılarına bir cevap vererek, seçimlerin 2023 yılının Haziran ayında olacağını, muhalefete sandığın kaç bucak olduğunu göstermek için gün saydıklarını söyledi.

Sayın Bahçeli seçim 2023 yılında diyorsa erken seçim olmaz. Ülkenin seçim takvimini uzun yıllardır Sayın Bahçeli'nin belirlediğini hepimiz biliyoruz. Ancak, sandığın kaç bucak olduğunu gösterme konusunda yanılıyor Sayın Bahçeli. Siyasetçiler seçmene sandığın kaç bucak olduğunu gösteremez. Çünkü sandığa seçmen gider. Sandığın kaç bucak olduğunu da seçmen politikacılara gösterir.

Kaldı ki iktidar 2023 seçimlerini belirleyecek olan yeni seçmeni gözardı ediyor. Tanımadığı, tanımaya bile çalışmadığı Z kuşağını yok sayıyor. İktidar bugün uyguladığı politikalarla gençleri ne kadar mağdur ettiğinin farkında bile değil ne yazık ki... Muhalefet de Z kuşağını pek önemsemiyor. Bir tek geçen yıl ertelenmeyen üniversite giriş sınavı için seslerini duyurmaya çalışırken görmüştü onları. Bir süre Z kuşağını tartıştıktan sonra onlar da unuttu.

Türkiye'deki politikacıların genel sorunu, birbirleri içinde kısır tartışmalar içinde boğulurken, dünyanın, insanların değiştiğini görmemeleri. Oysa ki her kuşak farklı bir dünyada doğuyor ve büyüyor. Kimi savaşın içine doğuyor, kimi darbelerle büyüyor, kimi de bambaşka bir dünyada; teknolojinin içinde ilk nefesini alıyor. Dolayısıyla her kuşağın özellikleri kendi koşullarına göre şekilleniyor.

Kuşakları bir tek kapitalizm ciddiye alıyor. Pazarlamacılar hedef kitlesini tanımak için kuşak araştırması yapıp, ürünlerini ona göre satışa sunuyorlar.

Siyasetçiler ise seçmenlerini sadece seçim zamanında hatırlıyorlar. Alıştıkları davranış şekillerini değiştirmeyi akıllarının ucundan bile geçirmiyorlar. Hala geçmişte olduğu gibi seçim tercihini ailenin belirlediğini düşünüyorlar. Ancak araştırmalar da gösteriyor ki genç seçmen esnek bir yapıya sahip ve ailesinin dışında farklı bir partiye oy verebiliyor.

Bunun ilk örneğini 2019 yerel seçimlerinde gördük. 2019'da 1 milyonun üzerinde Z kuşağı ilk kez oy kullandı ve İstanbul seçimleri dahil, iktidar önemli bir kayba uğradı. 2018 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinden, 2023 seçimlerine kadar ise ise 5 milyondan fazla yeni seçmen oy kullanacak. Bu çok ciddi bir sayı ve sandığı da bucağı da bu gençler hepimize gösterecek.

Z kuşağının en önemli özelliği, baskıya karşı duruşları. Hayal dünyaları geniş, soru sorabilen, zekalarıyla hayranlık uyandıran, otorite ve kural tanımazlıklarıyla bilinen Z kuşağı, 'Dijital yerliler' olarak boşuna anılmıyorlar. Onlar bilgiyi ellerindeki telefondan alıyorlar ve teknolojiyle yaşıyorlar. Seslerini de yine teknolojiyi kullanarak duyurmaya çalışıyorlar. Onlar önceki kuşaklar gibi ayrımcılık yapmıyorlar. Kimsenin görünüşünü, siyasi, dini düşüncesini ya da cinsel yönelimlerini yargılamıyorlar. Saygıyı çok önemsiyorlar. İnsan haklarını, yaşamı gözetiyorlar. Çevreciler, yaratıcılar, sonuç odaklılar...

Bütün bu özellikler iktidarın politikalarıyla taban tabana zıtken, 2023 seçimlerinde 5 milyon genç hangi nedenle iktidara oy verecek;

Sınavlarla ilgili haklı talepleri yok sayıldığı için mi?

Pandemide onların nasıl etkileneceğini düşünmeden bir dizi karar alıp, sonra da sürekli değiştirdikleri için mi,

Tüm çocuklara eşit eğitim hakkı tanımadıkları için mi,

İstemedikleri rektörü atadıkları için mi,

Onlara uygulanan şiddet, ev hapisleri için mi,

Genç işsizlik oranı yüzde 30 olduğu için mi,

Onları kariyersiz, geleceksiz bıraktıkları için mi?

Bu gençler kendilerini unutmayacak ve hesabı sandıkta soracaklar... Bunu ben değil, kendileri söylüyorlar ve diyorlar ki; Z kuşağı unutmaz!