Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, günlerdir yüz yüze sınava karşı çıkan öğrencilerin sesini biraz önce 'duydu' ve bir açıklama yaptı. Öğrencilere seslenen Selçuk, “Sınavlarınızda bugün yapılacak bir erteleme, yakın zamanda çalışma yükünüzü daha fazla artıracaktır. Gelecek yıllara sorun biriktirmemek için zamanında çalışmak bu yüzden çok kritik” dedi.

Yani iktidar yine geçen yaz sürekli tarih değiştiği için allak bullak olan ve sınavların ertelenmesi için milyonlarca tweet atan öğrencilerin sesini bir kez daha duymadı. Duymak istemedi. Sayın Selçuk, eğitimin normal şartlar altında yapıldığını baz alarak açıklamasını yapmış. Pandemiyi unutmuş, EBA'ya ulaşamayan öğrenci kalmadığı gibi verimliliği de tartışılmazmış gibi almış kararı...

Birkaç gün önce CHP Genel Başkanı Yardımcısı Sayın Lale Karabıyık'ın Milli Eğitim Bakanlığı'na dayandırarak açıkladığı verilere bakalım;

Türkiye'de 12 ilde toplam 2.4 milyon öğrencinin EBA'ya erişimi bulunmuyor. İl il dağılım ise şöyle;

Şanlıurfa: 633 bin 207 öğrenciden 349 bin 380'i (yüzde 55.17)

Ağrı: 142 bin 277 öğrenciden 66 bin 837'si (yüzde 46.97)

Van: 305 bin 675 öğrenciden 120 bin 340'ı (yüzde 39.36)

Mardin: 228 bin 467 öğrenciden 81 bin 699'u (yüzde 35.75)

Şırnak: 152 bin 954 öğrenciden 50 bin 142'si (yüzde 32.78)

Muş: 105 bin 696 öğrenciden 34 bin 120'si (yüzde 32.28)

Hakkari: 70 bin 710 öğrenciden 21 bin 818'i (yüzde 30.91)

Adıyaman: 152 bin 379 öğrenciden 46 bin 773'ü (yüzde 30.69)

Gaziantep: 600 bin 75 öğrenciden 166 bin 283'ü (yüzde 27.71)

Diyarbakır: 448 bin 515 öğrenciden 74 bin 155'i (yüzde 16.53)

Hatay: 423 bin 179 öğrenciden 64 bin 339'u (yüzde 15.20)

Adana: 499 bin 151 öğrenciden 70 bin 303'ü (yüzde 14.08)

Bunlar resmi rakamlar. Kayıtlara geçmeyenlerle birlikte EBA'ya ulaşamayan öğrenci sayısının bunun kat kat üzerinde olduğunu herkes biliyor. Bu yüzden de iktidar, muhalefet, yerel yönetimler vs. öğrencilere tablet ve bilgisayar sağlamak için kampanyalar yürüyor.

Öğrencilerin EBA'ya ulaşamamasının yanına diğer bir adaletsizliği de ekleyelim: Yüz yüze verilmeyen eğitimin yüz yüze sınavı yapılır mı?

Türkiye'de yoksulluk her gün artarken, pandemide bunun bedelini en çok devlet okulu öğrencileri ödüyor.

Özel okul öğrencileri hiç aksamadan online ders yapıyor. EBA'nın verimliliğinin düşük oluşunun yanına bir de bu sisteme ulaşamayanları ekleyin. Bunun yanına sınavları koyun. Özel derslerin patlama yaptığını da unutmayın. Yapılan sınavlar öğrencilerin okul başarı puanını oluşturuyor. Peki lise ve üniversite sınavlarında okul başarı puanı bu kadar etkiliyken, devlet okulu öğrencileri gelecekte girecekleri sınavlarda özel okul öğrencileriyle nasıl yarışacaklar?

Türkiye, dünyada okulların kapalı olduğu 27 ülkeden biri. 1 Mart'ta ilkokul 1, 2, 3, 4'üncü sınıf ve 8 ile 12'nci sınıflar yüz yüze eğitime başlayacak. Ne kadar açık kalır bilmiyoruz ancak neden tüm okulların açılmadığını biliyoruz; Para yok çünkü! Dezenfektan, maske gibi okulları pandemi koşullarına hazır edecek önlemleri alacak bütçe yok...

Milli Eğitim Bakanlığı pandemide aldığı kararların neredeyse tamamını özel okul merkezli aldı. Okullar sürekli aç-kapa yapıldı. Birinci dönemin karnesinin verilmesine karşın, birinci dönem sınavlarının ikinci dönemde yapılacak olmasının tek nedeni özel okulları mutlu etmek. Çünkü pandemi nedeniyle nakiller açıldı. Özel okul velileri uzaktan eğitim için ödedikleri ücretten indirim istiyorlar haklı olarak. Bu kararla öğrenciler birkaç gün sınav için de olsa okula gitmiş olacaklar. Böylece özel okul velilerinin kısmen de olsa susmaları sağlanacak.

Özel-devlet eğitimindeki eşitsizlik hafta sonu sınavlara girecek öğrenciler için açılan kurslarda da mevcut. MEB, sınava girecek öğrenciler için sekizinci ve on ikinci sınıflara yönelik hafta sonu kursların açılmasına karar verdi. Özel okul öğrencileri bu kursa giderken, MEB devlet okulları için de 'Destekleme ve Yetiştirme Kursları'nın açılmasına izin verdiği halde, her devlet okulunda bu kurslar açılmadı. Tamamen öğretmenlerin, okul yönetiminin keyfine bırakılmış durumda.

Diğer yandan, özel okullarda online derslerin aksamadan yapılmasına kimsenin bir şey dediği yok. Mesele, eğitimde fırsat eşitliği. Bunu da iktidar yapar. Devlet, eğitime erişemeyen, verimli eğitimi alamayan öğrencilerini gözetir ve bu sorunu ortadan kaldırmak için hamle yapar. Örneğin değerlendirmeyi sınav yerine farklı çözümler üreterek yapmayı deneyebilir.

Ancak eğitim politikasını din ve özelleştirme üzerinden şekillendiren iktidardan bunu beklemek hayal elbette..