Geride bıraktığımız hafta sonu YÖK Başkanı Yekta Saraç, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, sınavlarda 700-800 bininci olup yurtdışından yatay geçiş yapılması iddiasına ilişkin “Gerçekten de bu iyimser, daha da alt sıralamalardan da geçme durumu söz konusu” olduğunu belirterek, yatay geçiş yapanlarla ilgili “Mevzuata aykırı olanların –üniversitelere yazdık- kaydının silinmesi ama şöyle bir şey oluyor: Kayıt olduktan sonra idare mahkemeleri 'O bir müktesep haktır' diyor. Maalesef böyle de bir durum var” diyerek, itirafta bulunup, kenara çekildi. Saraç'a göre mesele bu kadar basit.

Ancak öyle değil. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, topu YÖK'e attı: “Fakültelerimize yapılmış olan yatay geçiş işlemleri; yükseköğretim kurumlarında önlisans ve lisans düzeyindeki programlar arasında geçiş ve Covid-19 nedeniyle bu yıla özgü YÖK Başkanlığınca üniversitelerimize gönderilmiş olan genelge doğrultusunda yapılmıştır” dedi.

Tükek, ayrıca ekonomi bölümünden tıbba geçen biri olmadığını ve Sumy State'nin Ukrayna'nın üniversitesi olduğunu, dünya sıralamasında ilk bin içinde yer aldığını, bu fakültenin tıp fakültesi olduğunu, derslerin bire bir kontrol edilerek alındığını söyledi.

Sayın Dekan'ın da belirttiği gibi, yurtdışından yapılan yatay geçişler YÖK Başkanlığı tarafından gönderilen genelgeye göre yapılmış. Yani sorumlusu YÖK Başkanı Yekta Saraç'tır. İddialara göre, geçiş yapan kişi sayısı binler olarak ifade ediliyor. YÖK Başkanı'nın böyle bir skandalı doğrulayıp, sonra da “Yapacak bir şey” yok deme hakkı yok. Kaç kişinin hangi üniversiteye hangi koşullarda girdiğini açıklaması gerekiyor. Onca insanın hakkı yenilirken, gelecekte açacağı sıkıntılar ortadayken, Saraç'ın görevine devam etmesi, kabul edilemez.

Peki nasıl yatay geçiş yapılıyor Türkiye'deki üniversitelere? 24 Nisan 2010'da çıkarılan yatay geçiş yönetmeliği ile. Bu yönetmelikle, yurtdışında üniversite öğrenimi görenlerin Türkiye'deki üniversitelere yatay geçiş yapması kolaylaştırıldı. Pandemi ile kontenjanlar da artırılarak ekstra verilmiş oldu.

Yurtdışı danışmanlık şirketleri aracılığıyla, Türkiye'deki bir kişi, yurtdışındaki bir üniversite sınavına giriyor. Ortalamanın altında bir puan alsa dahi, YÖK'ün listesini verdiği ilk bindeki bir üniversiteye kayıt yaptırıyor. Ardından da istediği yıl, Türkiye'de istediği üniversiteye yatay geçişle öğrenim hakkını elde ediyor.

Diğer yandan, bu iddialar çok yeni değil. İki yıl önce 2011-2014 yılları arasında FETÖ'nün diploma klonladığı iddialarını gündeme getirdiği için ÖGESEN Başkanı Vahdet Özkoçak disiplin cezası bile almıştı! İlk kez yapılan bir hata ya da pandemiye özel bir durum değil özetle.

Özkoçak'ı arayıp böyle korkunç bir durumuna neyin yol açtığını sorduğumda, ilk yorumu “Yüksek öğrenimde yapılan hiçbir şeyin önü arkası düşünülmediği için, bilimle, ortak akılla yapılmadığı için bunları yaşıyoruz” oldu.

Yasal düzenleme ve mevzuat olmadığı için isteyen herkesin Türkiye'deki üniversitelere kayıt yaptırdığını anlatan Özkoçak, “Yurtdışındaki özellikle danışmanlık firmaları buradan çok fazla para kazandı. Yasal bir boşluk var” dedi.

Özkoçak, eğer YÖK Başkanı Yekta Saraç'ın Cumhurbaşkanı'na gidip, “Böyle bir şey planladık, eksik kaldı, düzeltmek için böyle bir şey düşünüyoruz” demesi halinde yasanın düzenlenmesinin sadece üç saati alacağını söyledi.

Yatay geçişlerin yapılması gerektiğini ancak Türkiye'de yarışa girmiş gençlerle aynı hakka sahip olması gerektiğinin altını çizen Özkoçak, “Örneğin hukuk fakültesi için 125 bin sıralama isteniyorsa, 800-900 bin sıralamadaki öğrenciyle diğer öğrenciler aynı dersliğe girmemeli. Siyasetçiler bunu bilmez. Bunun önünü YÖK almalı” dedi.

Türkiye'de de 30 binin üzerinde gencin denklik alamadığı için 10 yılı aşkın bir süredir beklediklerini ve mesleklerini yapamadıklarını anlatan Özkoçak, şöyle devam etti: “Türkiye'nin de taraf olduğu Lizbon Sözleşmesi ve Bologna Süreci gereğince diploma denkliklerinin sayılması gerekirken, bizde Seviye Tespit Sınavı'na (STS) zorlanıyor öğrenciler. Mezun olup gelen kişiye, fark derslerin var, ben tanımıyorum. STS'ye gir deniyor. Diğerlerine eksik dersi varsa fark dersi oluşturulmalı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne finans bölümünden öğrenci alınıyor. Onlara bu hakkı tanıyorsun. Peki idare mahkemesine gidip kazanmış öğrencilere neden denklik verilmiyor? Vakıf üniversitelerinin para kazanmasını istiyorum demek bu.”

Vahdet Hoca'nın anlattıklarından anlaşılıyor ki YÖK, idare mahkemeleri tarafından verilen kararları keyfine göre uyguluyor. İdare mahkemesine gidip, denklik hakkını kazanmış öğrencilere haklarının neden verilmediğini, mahkeme kararlarını neden uygulamadıklarını YÖK Başkanı Saraç açıklamak zorunda. Yurtdışından haksızca yapay geçiş yapanlar için öğrencilikleri 'müktesep hak' ise denklik mağdurları da aynı mahkemeden aynı kararı alınca neden kazanılmış hak olmuyor?