Bugün KPSS, Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) ve ÖABT imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenliği sınav sonuçları açıklandı. Ardından da bu sınavlarla ilgili sayılar veriler paylaşıldı. Öğretmen adaylarının girdiği Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi eğitim sistemimizin bir tür sağlaması ve aynı zamanda da geleceğini gösteren bir test. Bu nedenle çok önemli.

Şimdi üniversitelerde öğretmen adaylarına ne öğretebilmişiz ve bu adaylar neler biliyorlar, öğrencilere neler öğretecekler bir bakalım. 

Lise matematik testinde 75 soruya ortalama olarak 22 doğru cevap çıkmış! Fen bilimleri/Fen ve teknoloji testinde ise doğru cevap sayısı ortalama 24 olmuş! Matematik ve fende öğretmen adayları, 75 sorudan sadece 22-24'üne doğru cevap verebilmiş!

Devam edelim;

75 sorudan, kimyada 25, beden eğitiminde 26, biyolojide 27, fizik, tarih ve sınıf öğretmenliğinde 31, Türk dili ve edebiyatında 33, yabancı dilde 35 soruya doğru cevap verebilmiş öğretmen adayları.

Coğrafyada 38, Türkçede 42, din kültürü ve ahlak bilgisinde ortalama 43 doğru cevap gelirken, imam hatip lisesi meslek dersi testinde ise doğru cevap ortalaması 41 olmuş...

En başarılı öğretmen adayları ise 75 soruya ortalama 53 doğru cevapla rehber öğretmenler olmuş.

Bu sonuçlardan çıkaracağımız net bir durum var; Öğretmenler dökülüyor, öğrenciler dökülüyor ve eğitim sistemimiz dökülüyor! Sınav merkezli, ezbere yönelik bir sistemden başka bir sonuç beklemek akla aykırı zaten.

Öğretmen bilmediğini öğretebilir mi? Hayır. Öğretmen adayları daha matematiği bilmiyor, fen derslerinde varlık gösteremiyor. Bu durumda biz hangi gelecekten bahsedebiliriz? Sürekli temel eğitimden dem vuruluyor. Sınıf öğretmeni adaylarının durumu içler acısı. Daha kendileri bir şey bilmiyorken, onların çocuklara bir şey öğretmesini nasıl bekleriz? Ya da bu sonuçlara bakarak, PISA'dan iyi sonuç bekleyebilir miyiz? Öğretmen eğitiminde bir arpa boyu yol almadığımızın göstergesi bu durum.

Dünya teknoloji devrindeyken biz daha sayılardan bi haberiz. Ama bizim matematiğe ya da fen bilimlerine ihtiyacımız yok. Bu yüzden iki gün yapılan yüz yüze eğitimde matematik derslerini azaltıp, yerine temel ders olan din kültürü ve ahlak bilgisini koyuyoruz. Kaygıları yüzünden yüz yüze eğitime gidemeyen öğrencilere online ders vermeyi de kaldırıyoruz. Bunun yerine kimsenin ulaşamadığı EBA'ya yönlendiriyoruz. Sonra da bütün öğrencileri tüm müfredattan sorumlu tutuyoruz. Bu öğretmen eğitimiyle, bu eğitim sistemiyle öğrenciler elbette sınavlarda sınıfı çeker. Çok doğal...

Bizim ne eğitime, ne de bilime ihtiyacımız var. AKP iktidarının ihtiyacı, kendisine oy verecek kitle yaratmak. Bunun için de en iyi yol, eğitimi dinselleştirip, fakirliğe karşı 'şükür' ya da 'kader' diyecek insan sayısının artmasını sağlamak. Ancak iktidarın yanıldığı bir taraf var. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Siz ne kadar insanların gözünü kapatsanız, kabul etmeseniz de dünya değişiyor. Bilgi çağındayız artık. Ne siz ne de başka bir iktidar bu çağda insanların gerçekleri görmesini engelleyemez...