Yüz yüze eğitimde ikinci aşama, 12 Ekim Pazartesi günü başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı da bugün ders programlarını paylaştı. Buna göre, ilkokul 1, 2, 3 ve 4'üncü sınıflarla, ortaokul 8'inci sınıflarda haftada iki gün 6'şar saat olmak üzere toplam 12 ders yapılacak. Buna karşılık, imam hatip ortaokullarında ise haftada iki gün, 7'şer saatten toplam 14 ders yapılacak!

İki okul türü arasındaki ders saati farkının nedenini Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk açıklayabilir mi? Neden imam hatip ortaokulları iki saat daha fazla ders görme ayrıcalığına sahip ya da normal ortaokul öğrencileri neden iki saat daha az ders görüyor?

Bu iki öğrenci grubu da bu yıl sonunda aynı LGS'ye girecek. Altını çize çize öğrencilerin 'müfredatın tamamından sorumlu' olduğu söylenirken, imam hatip ortaokullarına bu ayrıcalık neden ve ne hakla veriliyor? Ya da diğerleri bu haktan neden mahrum kalıyor? Bu durumda LGS'de adil bir yarışın olması mümkün mü? Bu mu eğitimde fırsat eşitliği?

Milli Eğitim Bakanı bu eşitsizliği açıklamak zorundadır. 'Kuzucuklarım' diye hitap ettiği öğrencilere neden ve hangi hakla bu kadar ayrımcılık yaptığını anlatmalı Sayın Selçuk. İmam hatip okullarını seçmedikleri için bu öğrencilere yeni bir ceza mı veriliyor? Yıllardır yurt, pansiyon, spor salonu, ödenek gibi birçok konuda cezalandırdığınız bu öğrenciler gelecekte bu ülkeyi ileriye taşıyacak. Bunu unutuyorsunuz Sayın Bakan. Belki de unutmuyor, biliyor, sadece devletin resmi eğitim ideolojisini uyguluyor ve susuyorsunuz.

Siz sussanız da biz susmayacağız. Lise geçişte yaptığınız tercih dayatmasını, imam hatip ortaokulları için yaptığınız boy boy reklamları, okullar arası yaptığınız yatırım adaletsizliğini, buna karşın bu okulların boş ve devamsızlığın yüksek olduğunu söylemeye devam edeceğiz.

Diğer yandan, okulların açılması doğru bir karar. Aynı zamanda da endişe verici. Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ekim'de yenilenen 'Covid-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi'ne göre, okullarda bir vaka pardon, hasta demeliyiz sanırım- eğitime devam edilecek. 14 gün boyunca takip edilecekler ve günde iki kez ateş ölçümü yapılacak. Okulda iki veya üzeri sayıda hasta çıkarsa, öğrenciler evlerine gönderilecek. 

Bu arada Sağlık Bakanlığı'nın çalışma rehberine eklenen ve bu bilgilerin yer aldığı 'Okullarda Covid-19 Pozitif Vaka Çıkması Durumunda Yapılması Gereken Uygulamalar Bölümü' olarak internette arama yaptığınızda, 7 gün önce Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanmış linki görüyorsunuz ancak tıkladığınızda 'Ulaşmak istediğiniz sayfa sunucularımızda bulunamadı!' yazısıyla karşılaşıyorsunuz.

Neyse ki haberi Hürriyet yapmış... Sağlık Bakanlığı'na hiçbir şekilde güvenin kalmadığı bu ortamda böylesine önemli bir konuda yapılan açıklamaya ulaşamamak da ayrı bir soru ve başka bir güvensizlik nedeni...

Neye güven kaldı ki? Ekonominin başındaki Bakan dolara bakmaz, Sağlık Bakanı hasta ve vaka diye akıl almaz bir ayrım yaparak aylardır bizi yanıltır, Milli Eğitim Bakanı EBA çöktüğü için sevinir...

Bütün bunların müsebbibi biraz da muhalefet. İktidardan oy alma kaygısıyla bir çok olaya susan, yönetimsel olarak demokrasiyi benimsemesi gerekirken, sadece belirli grupların top koşturduğu bir yere dönen muhalefet partilerinin olduğu bir ülkede başka ne beklenir ki?

Son olarak dün Halk TV'ye bir programda Azerbaycan İle ilgili eleştiriden dolayı RTÜK'ten bir ceza daha geldi. Ancak ceza bu kez oybirliğiyle alındı. Yani RTÜK'tün muhalefeti temsil eden üyeleri de cezayı onaylandı. Artık geçtik bu ülkede birilerini eleştirmeyi, başka bir ülkeyi eleştirmek bile bir yayın kuruluşu için ceza alma nedeniyse ve bunu da muhalefeti temsil eden üye onaylıyorsa diyecek gerçekten bir şey yok...