Donald Trump’ın 2024 yolu: Beyaz Saray mı, sanık koltuğu mu?

Trump’ın 2024 Beyaz Saray yolcuğunun önünde şimdilik iki engel var diyebiliriz: Cumhuriyetçi Parti önseçim sürecindeki olası rakibi Ron DeSantis ve Kosova savcısı Jack Smith.

Donald Trump, geçen hafta Florida’nın lüks bir semti olan Mar-a-Lago’daki malikanesinde düzenlediği özel bir gecede 2024 başkan adaylığını resmen açıkladı. Trump’ın ekibi, Federal Seçim Komisyonu’na resmen başvuru yaptı. Trump’ın 2024 başkan adaylığı resmileşti. Trump’ın başkan adaylığını açıklamasının hemen ardından ABD Adalet Bakanlığı, Trump hakkında yürütülen iki federal soruşturmayı yürütmesi için özel bir savcı görevlendirdi. Adalet Bakanlığı’nın bu kararı almasının sebebi, görevdeki başkan Biden ile rekabet etme potansiyeline sahip siyasetle uğraşan bir ismin yargılanma süreçlerine hassasiyet gösterilmesini sağlamaktı. Böylece Trump sadece bir hafta içerisinde hem siyasi hem de hukuki açıdan ABD’yi etkileyen bir hamle yapmış oldu.

Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerine uzanan yolu pek kolay olmayacak gibi duruyor. Zira bu yolun sonunda Beyaz Saray’a geri dönmek de var, sanık koltuğuna oturmak ve mahkeme mahkeme gezmek de var.

Beyaz Saray’a geri dönmek mümkün mü?

 Trump, 8 Kasım 2022 seçimlerinden önce hala Cumhuriyetçi seçmenin yoğun bir şekilde desteklediği bir isimdi. FBI’nin baskınından sonra kendisine yönelik desteğin artmasını bekliyor, yargılanma süreçlerini mağduriyet olarak kullanmak istiyordu. Fakat özellikle 8 Kasım 2022 ara seçimlerinde Trump’ın desteklediği önemli isimler Arizona, Pennsylvania gibi eyaletlerde çok kritik seçimleri kaybetti. Cumhuriyetçiler Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluk sağlamayı beklerken Senato’yu Demokratlar kazandı, Cumhuriyetçiler ise 4-5 sandalye farkla çok küçük bir çoğunlukla Temsilciler Meclisi’ni aldı.

 Trump’ın desteklediği birçok adayın Trump’ın yoğun desteğine rağmen seçimleri kaybetmesi, özellikle 6 Ocak Kongre baskınından bu yana benimsenen radikal dilin bir sonucu olarak yorumlandı. Birçok Demokrat strateji uzmanı, özellikle Cumhuriyetçilerin Trump radikalizmi ile özdeştirilmesi, Biden ve Obama’nın Trump ve Cumhuriyetçiler nedeniyle demokrasinin tehlikeye gireceği söylemlerini seçimlere günler kala arttırmasının ılımlı Cumhuriyetçilerin Trump’ın partisi haline dönüşen Cumhuriyetçi Parti’yi terk etmesine sebep olduğunu söyledi.

Bu nedenle bugüne kadar kendi partisinde pek eleştirilmeyen Trump, 8 Kasım’dan beri yoğun eleştiri altında. Özellikle Florida Valisi ve 44 yaşındaki genç muhafazakar Cumhuriyetçi Ron DeSantis’in oyunu arttırarak ve Demokratların güçlü olduğu Miami gibi seçim bölgelerinde Hispaniklerin de oyunu alarak seçim kazanması, Trump muhalifi Cumhuriyetçilerin dikkatini çekti. Fox News, Murdoch ailesine bağlı medya organları Trump karşıtı isimleri daha fazla çıkarmaya ve Trump’ı eleştirmeye başladı. Bu noktada Cumhuriyetçi Parti’nin önde gelen isimlerinin Trump’a karşı bir alternatif arayışında olduğunu söylemek pek de abes olmaz. Trump’ın başkan adayı olması için öncelikle Cumhuriyetçi Parti önseçimini kazanması gerekiyor, bu önseçimi kazanması için de DeSantis gibi olası rakiplerini yenmesi veya bu isimleri bir şekilde ikna etmesi şart. DeSantis, Trump’a rakip olup yenmeyi mi yoksa Trump’ın başkan yardımcısı olup yarışa girmemeyi mi kabul eder? Bu sorunun cevabı henüz belli değil, fakat Cumhuriyetçi elitlerin neredeyse hepsinin aklındaki soru bu.

Trump’ın kaderi Kosova savcısının mı elinde?

Trump hakkında şu anda yürütülen iki federal soruşturma bulunuyor: Georgia eyaletindeki seçim yetkililerini etkileyerek seçim sonuçlarına müdahale ettiği ve FBI baskınıyla ortaya çıkan gizli devlet belgelerini hukuka aykırı bir şekilde başkanlığı sona erdikten sonra özel konutuna götürdüğü iddiası. Trump, bu gizli belgelerin varlığını inkar etmiyor, fakat yargılama sürecinde öne süreceği argüman bu belgelerin gizliliğini görevi bırakmadan önce sona erdirdiğine yönelik olacak.

Bu soruşturmalar sonucunda Trump ceza alırsa hapis cezası söz konusu olabilir. Fakat bu yargı süreçleri henüz soruşturma aşamasında olduğu ve ilerleyen süreçlerde temyiz, istinaf gibi aşamalar da mevcut olduğu için Trump’ın yargı yolu henüz uzun ve 2024’ten önce sonuçlanma ihtimali de düşük.

Bu nedenle ABD Adalet Bakanlığı, sürecin siyasi olarak değerlendirilmemesini sağlamak amacıyla Trump dönemi Beyaz Saray’ın siyasi olaylarla ilgili izlediği yöntemi kullandı ve özel bir savcıyı göreve getirdi. Trump hakkındaki federal soruşturmalarla Jack Smith adındaki eski Adalet Bakanlığı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde görülen Kosova Savaş Suçları Davası savcısı ilgilenecek. Jack Smith’in görevi Trump hakkında süreçlerin hızlı ve tarafsız işlemesini garanti altına almak olacak. Bu nedenle, aslında Trump 2024 başkan adaylığını açıklayarak kendisi hakkındaki yargı süreçlerini de dolaylı yoldan hızlandırmış olabilir.

Bu nedenle, Trump’ın 2024 Beyaz Saray yolcuğunun önünde şimdilik iki engel var diyebiliriz: Cumhuriyetçi Parti önseçim sürecindeki olası rakibi Ron DeSantis ve Kosova savcısı Jack Smith. Bu engelleri aşınca ise Biden veya Demokrat Parti’nin başka bir başkan adayı ile kapışması gerekecek. Fakat bu aşamayı konuşmak için henüz erken.