14 Temmuz’da ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’ye F-16 satışına en sert şekilde karşı çıkan siyasetçilerden biri olan New Jersey temsilcisi Demokrat Frank Pallone’nin bir yasa önerisini kabul etti. Pallone’nin ileri sürdüğü yasa önerisine göre, Türkiye’ye F-16 satılması veya Türkiye’nin elinde bulundurduğu mevcut F-16’ların modernizasyona tabii tutulması için ABD Başkanı Biden satış onayını vermeden önce Kongre’ye bu satışın ABD’nin çıkarlarına uygun olduğunu belirttiği ve satış veya modernizasyon konusu olan F-16’ların Türkiye tarafından Yunanistan’ın hava sahasını ihlal etmemesi için ABD’nin atacağı somut adımları detaylı bir şekilde açıkladığı bir bildirimde bulunması gerekecek.

Pallone bu yasa önerisini, bağımsız bir yasa önerisi olarak sunmadı. Pallone, ABD’nin 2023 için hazırlanan Ulusal Savunma Yetkilendirme Bütçesi olarak bilinen National Defence Authorization Act for Fiscal Year 2023’te değişiklik öngören bir değişiklik önergesi olarak sundu. Yasa değişiklik önergesine toplam 244 Temsilciler Meclisi üyesi destek verdi. Bu destek veren isimlerden 184’ü Demokrat, 60’ı ise Cumhuriyetçi.

Fakat bu yasa önerisi henüz yasalaşmadı. Yasalaşması için önünde uzun bir yol var.

Gözler Senato ve Biden’da

Temsilciler Meclisi çeşitli değişiklik önergeleriyle kendi önereceği Ulusal Savunma Bütçesi’ni kabul etti. Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği 840 milyar dolarlık bu bütçe henüz nihai bir metin değil. Kongre’nin üst meclisi olan Senato da kendi bütçe metnini hazırlayacak veya farklı önerileri tartışacak. Biden yönetimi her iki meclisin de kabul ettiği veya tartıştığı metinler hakkındaki çekincelerini, önerilerini iki meclise de bir belge düzenleyerek iletecek.

Bu aşamadan sonra, Senato ve Temsilciler Meclisi kendi ürettikleri metinleri ortak bir metin haline getirmek için Ortak Komite’de buluşacak. Bu komitede genellikle Senato Dış İlişkiler Komitesi ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, savunma komiteleri üyeleri yer alacak. Komite’de iki meclisin ürettiği metinler ortak bir metine dönüştürülecek, Beyaz Saray’ın endişeleri de bu süreçte değerlendirilecek. Bu süreçten sonra ortak metin hem Senato hem Temsilciler Meclisi’nin önüne götürülecek.

Bu nihai ortak metin iki meclisten de kabul edilirse, Biden’in önüne getirilecek ve Biden’in imzasıyla ancak yasalaşabilecek. Biden’in bu metni veto etmesi durumunda ise Senato ve Temsilciler Meclisi’nin 2/3 bir oranla bu metni aynı şekilde kabul etmesi gerekecek ve veto olasılığında ancak bu şekilde metin yasalaşacak.

Biden, metnin içindeki maddeleri teker teker veto edemiyor, yasa önerisinin tamamında veto tasarrufunu kullanabiliyor. Bu nedenle metnin içindeki bir maddeyle ilgili bir anlaşmazlık olduğu zaman bu anlaşmazlığın Biden’in imza aşamasına gelmeden halledilmesi, Ortak Komite sürecinde yasalarla ilgili uzlaşmazlıkların giderilmesi gerekiyor.

Bu nedenle bu konulan koşul, Senato ile ortak metin haline getirilirken değiştirebilir, nihai bir sonuç olarak kabul edilmeyebilir.

Fakat bu yasa önergesi Senato ve Biden’in imza süreçlerinden geçse de ağır bir koşul veya kategorik bir F-16 satışını engelleyen mekanizma olarak karşımıza çıkmıyor.

Ya yasa önergesi yasalaşırsa?

Yasa önergesi nihai olarak kabul edilip bir yasaya dönüşür ve Biden imzalarsa, Biden’in Türkiye’ye F-16 satımını gerçekleştirmesi için sadece Kongre’ye bir bildirim gerçekleştirmesi gerekecek. Biden bu bildirimde F-16’larla Yunanistan’ın hava sahasının ihlal edilmeyeceğini ve satışın ABD çıkarlarına uygun olduğunu belirtmek zorunda kalacak. Bu bildirimin Kongre tarafından onaylanması veya değerlendirilmesi, yetersiz bulunmasının bir karşılığı yok. Biden’in tek taraflı bir şekilde yapacağı bildirim yeterli olacak.

Kongre eğer bu bildirimi yetersiz bulursa özel bir yasa yaparak geçmişte Suudi Arabistan örneğinde olduğu gibi satışı engellemek için özel bir hüküm kabul edip satışı engelleme mekanizmasını hareket geçirebilir. Fakat bu yetki her zaman var olan bir yetkiydi, bu nedenle 14 Temmuz’da kabul edilen yasa önergeleriyle ilgili özel bir gelişme değil.

Sonuç olarak, daha önce Kongre’nin hangi koşullar ve yasalarla yabancı ülkelere silah satışını engellemeye çalıştığına baktığımız zaman Türkiye’ye satış özelinde konulan bu muğlak koşul Türkiye karşıtı lobiler için yetersiz bir engel olarak gözüküyor. Daha öncesinde Kongre Suudi Arabistan’a net bir şekilde satışı yasaklayan bir öneri kabul etmiş, Trump bu engeli engel yasasını veto ederek aşmıştı. Kongre de 2/3 çoğunluğu bulamadığı için satışı engelleyememişti. Türkiye’ye Jet Yok kampanyasını oluşturan grupların amacı bu tarzda net bir yasa geçirmekti, fakat bunun yerine oldukça muğlak bir koşul yasa önergesini bir başarı olarak duyurdular.

Tabii ki hala Kongre satışı net bir şekilde yasaklayan ağır bir yasayı her an kabul edebilir, fakat 14 Temmuz’da kabul edilen yasa önergesi ne satışı yasaklayan, ne ağır koşullar koyan ne de henüz kesinlik kazanmış bir yasa değil. Türkiye ve ABD’nin F-16 satış sürecinde henüz alınacak çok yol var.