Tarım şurası Toplulaştırmaya evet dedi, güçlü kooperatifleşmeye evet dedi, kaliteli üretime evet dedi, çiftçinin zenginleştirilmesine kırsalın kalkindırılmasına evet dedi de NASİL? BUNU DEMEDİ.

Gıdayı, Tarımı ve Köylerimizi kurtararak tekrar üretim merkezi haline getirecek bir proje sunmak istiyoruz.

Hemşehri derneklerinin kalkınma kooperatiflerilerine çevrilmesini Öneriyoruz.
Bakanlık küçülsün, gölge etmesin, tarımsal kooperatiflerin kitlesel fonlama engellemelerinin önünden çekilsin yeterlidir diyoruz. Hasat ortaklığı senetleriyle tarıma beyaz ve mavi yakalı şehirlilerin ortaklığı sağlanarak; Tarımın finans problemi çok rahat aşılacaktır.

(Büyük şehirlere göç ile başlayan dayanışma ihtiyacı, birlikte olma ihtiyacı hemşeri dernekleri ile gerçekleşti.)

1950'lerde başlayan süreç yaklaşık 70 yıldır devam ediyor. İkinci ve üçüncü Kuşak yavaş yavaş köylere gitmemeye, derneklere rağbet göstermemeye başladı, dolayısıyla bu süreç zaman içinde yok olacak, belli.

Bizim kuşağın köy ve kasaba derneklerinin son kuşağı olacağını hemde mevcut köyde yaşayanların üreten, eken biçen son köylüler olacağını öngörüyoruz.

Köylerin büyük şehirlere göç dolaysıyla neredeyse boşaldığını, köylerde tarlaların birçoğunun ekilmediği, Hayvancılık ve tarımın hemen hemen kırsal da bitme noktasına geldiğini görüyoruz, ekmeği bile şehirden gelen seyyar araçlardan alan köylülerin son köylüler olmasının önüne geçebilmek için düşündüğümüz "ĶÖYE DÖNÜŞ" projesinin başat ürünü Endüstriyel Keneviri çalışırken bulduğumuz çareyi sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Çareyi Hemşehri derneklerinin,
Köy derneklerinin kalkınma kooperatifine dönüşmesi olarak görüyoruz.
Bunu kalkınma kooperatifleri ne dönüştürecek olanda son kuşak olan bizleriz.
Eğer projemiz gerçekleşirse , kalkınma kooperatiflerine dönüşen dernekler köylerine ilçelerine şehirlerine çok büyük ekonomik katkı sağlayacaklardır.
Şöyle ki; Yeni bir yasal düzenleme ile köy arazilerinin tamamı bu kalkınma kooperatifleri ne devredilerek, kalkınma kooperatifleri köyün ortak malı olacak, o köyün nüfusuna kayıtlı tarlası arazısı olan , herkes arazi hissesine göre ortak olacağı için dededen kalan, amcalarında öldüğü bir türlü bölüşülemeyen tarlalarda böylece sahiplenilmiş olacak, herkes köyündeki tarla hissesi oranında bu kalkınma kooperatiflerine üye olacak.

Birkaç köy bir araya gelip daha büyük bir kalkınma kooperatifleri yada birlik kurmak isterlerse onlara faizsiz kredi verilerek yatırım için teşvik edilecek,

Kalkınma kooperatiflerileri Köylerinde ekilmedik tarla bırakmayacak hepsini kalkınma kooperatifleri adına ektirecek.
Kalkınma kooperatiflerileri, köylerde üretilebilecek ürünleri belirleyerek, İstanbul’da ( Büyük Şehirlerde ) irtibat büroları şubeleri vasıtasıyla ürünlerini pazarlayacak.

Devlet Tarım ve Hayvancılık teşvikleri artık tek kişilere değil, bu kalkınma kooperatiflerine verilecek,

Kalkınma kooperatiflerileri aldıkları teşviklerle köyde kuracakları büyük ahırlar, üretim atölyeleri, mandıra ve OSB'ler ile köylerde tekrar et, süt, peynir üretimini sağlayacaklar, böylece tüketen köylü, üreten müstahsile dönüşecek.

Hayvancılık, tarım gelişeceği köyde yaşayanlara iş imkanı sağlanacağı için köyde kalmak ve yaşamını orda devam ettirmek isteyenler artacak,

Kalkınma kooperatifleri birliklerini birkaç köy birleşerek gerçekleştirirse, devlet kalkınma kooperatifleri nin belirlediği yere Toki vasıtasıyla 1+1 daireli yerler yapıp şehirde yaşayanların yazın tatillerini köyde geçirmelerini sağlayarak iç turizmin artmasına ve daha ucuz , sağlıklı tatil yapılmasını da teşvik etmiş olacaktır.

Bu proje ile ne gerçekleşmiş olacak;

Zamanla sonra işlevsiz hale gelecek olan köy dernek veya birliklerinin dönüşümü
sağlanacak,

Dededen kalan, amcalarında öldüğü bir türlü bölüşülemeyen tarlalarda böylece bölüşülmüş olacak.

Köyde atıl duran araziler ekilmiş olacak.

Türkiye’nin, Tahıl, hububat meyve, sebze üretimi artacak,

Türkiye’nin et,süt , peynir üretimi artacaktır.

Türkiye’nin belkide dünyanın en çok et ,süt , Peynir üreten ülkelerinden biri olma yolu
açılacaktır.

Kalkınma kooperatifleri vasıtasıyla o yörelerde talî üretim imkânları ortaya çıkacak, böylece; o bölgenin dolaysıyla Türkiye’nin ekonomik gücü artacaktır.

İstihdam artarak büyük şehirlere göç önlenmiş olacaktır.


Bu kalkınma kooperatifleri nin ekonomik olarak bir domino taşı etkisi göstereceğini düşünüyoruz.
Öngörümüzden daha fazla bir faydası olabileceği inancındayız.

*BU KONUYU MİLLİ UYANIŞ PROJESİ OLARAK GÖRELİM.

Bu köy dernekçiliği, kasaba milliyetçiliği, din diyanet tacirliği gibi mikrobik işlerden, savrulduğumuz kötü yerden çok ciddi bir çıkış projesi olur kanaatindeyim.
Serbestiyetler ön planlı, istismar ve suistimaller katlamalı ağır cezalı mantıkla yapılacak, yerinden yönetim ve denetim kıstaslarıyla mücehhez olacak yeni kooperatif kurumu ve kanunu ile vatandaşımız olmanın ilk şartı müstahsil olmak esası getirilecek; İstihsâl seferberliğinde nefer olmak, yada istihsal yapana ortak olmak fikri hayata geçirilecektir.
Bu fikir şehirlerde yaşayan beyaz ve mavi yakalıların küçük tasarruflarıyla büyük bir ekonomiyi harakete geçirir, üretime yönlendirir.
Kooperatifler kitlesel fonlar gibi çalışır. Kaynak problemi olmaz, el açmaz, destekleri beklemez; yerli ve milli kaynaklarıyla temiz büyümeler olur.
Tarımda istihsâlimiz, Madencilikte istihracımiz,
Endüstride imâlatımız artar.
Artan kapasiteler; İstihdam problemimizi çözer.
İnşaat sektöründen gelen ekonomik durgunluk ve darboğaz giderilmiş, aşılmış olur.
Müteşebbis, girişimcilerimizle.
Mütefekkir, Inovasyon ve Argecilerimizle,
Müstahsil, istihsal ordusu üreticilerimize.
Mükellef olup vergi gelirimizi sağlayan dört taife kare ası üzerinden milli kalkınma modelimizi inşa etmeliyiz.
Kendisine yeter ülkeydik, ne oldu bize de, bu hale geldik?
İstihsâlin kelime karşılığı üretim değildir, haĺâ anlamadık mı??