Batı Trakya’da bilgi yanlışlığından ve yandaşların sevdalarından düşü kaybediyoruz. Kimi paraya, kimi makama sevdalılar ile ahvalimiz ortadadır.

Kıbrıs’ta da durum vahim mi? Vahim!

Batı Trakya’da Yunan’ın kadastro üçkağıtçılığı 7 Hazirana kadar uzatıldı, Bu güne kadar Türkler daha bölgenin %18.41’inde haklarını belgelediler. Geçmişte bizde uygulanan Varlık Vergisi örneği gibi oradaki halk köy ve mezraların yakınındaki yerlerinin harici uzak bölgelerdeki yerlerini beyan etmiyor.

Beyan dışı bilinmeyen yerlerin %50’sine Yunan devleti çöküyor.

Ahalinin beyan dışı bıraktığı yerleri mahalli vakıflarımız beyanname vererek sahiplenmeli. DİKKAT

Gümülcine Başkonsolosluğu bu konuları atanmış müftülükler üzerinden çözmenin çaresini bulmalıdır. Seçilmişler Köy okullarının dahi beyannamelerine karışmayarak sadece cami ve dini vakıfları hedeflemektedirler. Bu konuda bu zamana kadar kifayetsiz kalmışlardır.

Biz İstanbul’da ki Rum vakıflarının mallarını iade ederken, onlar tek Yunanlının yaşamadığı Batı Trakya Köylerinde entrika ile toprak ele geçirmektedirler.

GİRİT’in 2/3’ü, Sakız adası, Taşöz adası ağaçlarına varıncaya kadar yazılı vakıf malıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü bu konuya müdahil olmalıdır.

Batı Trakya’ya; bir teknik kadastro heyeti göndermeliyiz, ortaya bir akıl koymalıyız. Bir metre kare beyan dışı, bilinmeyen arazi bırakmamalıyız.