5 milyar dolarlık ekonomi

Yolunu şaşırmış, yolsuzluklarla dolu bir ekonomide gerçi elimizde kala kala 5 milyar dolara sevinmek kaldı.

Ulusların dış ticareti toplum refahının temel kaynaklarından birisi hatta belki de en önemlisidir. Dış ticaretin getirisi ile şekillenen ücretler ve değişen teknolojik seviye hem sonraki dönemlerde verimliliği artıracak hem de tekrar dış ticaretteki hacmin genişlemesine neden olmaktadır. Çok doğal ve etkin bir süreçtir bu.

Verimliliğin ve dış ticaretin artışı üretici gelirlerini de yukarılara taşıyarak sektörde çalışanların reel gelirleri yani alım güçlerini paralel olarak iyileştirir. Tüm ekonomi için iyidir bu durum zira dışa açık olmayan sektörlerde de teknolojik gelişmenin bulaşması ile aynı süreci yaşarız: Üretim ve ücretlerde yükselme, rafların boşlaması ve yeniden üretimle aynı rafların genişleyerek dolması..

Olağan süreci yaşayan ülkeler için geçerli olan bu yolda döviz darlığı gündeme bile gelmez. Cari açık, dış ticaret açığı, bütçe açığı ve döviz açığı cümleleri fazla duyulmaz. Açıklar yaşansa da ulusal gelire oranla gözardı edilir nitelikte olurlar hepsi.

DÖRDÜZ AÇIK

Sorunlar akıldışı ekonomik sınamalarla başlar. Önce ikiz açık (bütçe açığı ve cari açık) sorunu karşımıza çıkar… Devamında siyasal söylemler dozunu artırarak açıkların kapatılması yoluna gidilir. İpin ucu kaçınca da basit anlamıyla açıkların sayısı üç ve hatta dörde çıkabilir. Dördüz (cari, dış ticaret, bütçe ve döviz) açık ancak aynı anda pek az sayıda ülkede tecrübe edilen bir özelliğe sahiptir.

Böyle bir durumda artık mal ihracatı ve turizm gelirleri ile hizmetler sektöründeki döviz getirici işlemler açığın artmasını engelleyecek niteliğe sahip değildir. Kayıt dışı işlemler ekonomide öne çıkmaya ve çoğu zaman da gündemi meşgul etmeye başlar…

Tam da günümüzde ülkemizde olduğu gibi.

Yılın başından günümüze 30 milyar dolara yaklaşan kayıtsız döviz girişi (ne demekse) ile kişisel ilişkilere bağlı döviz swapı (lira vererek dolar ya da dolar bazlı döviz girişi sağlama) bunların son iki şekli olarak karşımıza çıkar.

Şimdi üçüncü bir şekil var önümüzde: Döviz mevduatı ama başka ülkelerden yani yabancılardan gelen cinsten.

Gelen haberlere göre Suudi Arabistan yetkilileri Türkiye’ye 5 milyar dolar mevduat vereceklerini belirtmişler. Yani daha dövizimiz gelmeden onun haberleri ulaşmış bize.

YAŞASIN DÖVİZİMİZ GELİYOR

Haberin içeriği ya da dövizin hacmi değil burada konu olan…

Konu daha çok son dönemde şu ülkeden bu kadar döviz, diğerinden bu kadar swap geliyor cisten gündeme gelen akıldışı ekonomi haberleridir.

Yıllık 800 milyar dolarlık potansiyel üretim gücü ile ilk 20 ülke arasında kalmak için mücadele eden ülkemizin 5 milyar dolar ve civarındaki döviz haberleriyle gündeme gelmesi olayın en garip tarafı. Daha üzücü olanı ise, kişisel ilişkilere bağlı olarak gelişen türden bir yola izleyen bu olgunun bir başarı hikayesi olarak sunulması…

Yolunu şaşırmış, yolsuzluklarla dolu bir ekonomide gerçi elimizde kala kala 5 milyar dolara sevinmek kaldı.