2020 ABD seçimleri öncesi başkan adayları Joe Biden ve Donald Trump’ın ilk münazarası tamamlandı. Tartışma daha tazeyken analizlerden önce kısa bir özet yapayım istedim.

Belki de ABD tarihinin en kaotik münazaralarından birisini izledik. Trump daha münazaranın başında epeyce saldırgan bir tutum sergiledi. Biden’a nazaran meseleyi kişiselleştirmeye yatkındı. Sürekli oğlu Hunter’ın iş ilişkilerinden ve kokain kullandığı için ordudan atıldığından bahsetti. Trump’ın stratejisi aslında bugüne kadar kampanyasını yürüttüğü biçimden pek farklı değildi. İki maksadı vardı; Biden’ın yaşlı ve göreve uygun olmadığını göstermek ve Biden’ın temsil ettiği “establishment” (Demokrat Sermaye) ile ilerici solun arasını açmak.

Trump, Biden’a iki de bir “sosyalistsin sen” diyerek onu tuzağa çekti. Daha önce de yaptığı gibi Demokrat Parti’de solu temsil eden Bernie Sanders’a karşıymış gibi göstermeyi başardı. İki ayrı noktada Biden “Ben nasıl sosyalist olabilirim Sanders’ı yendim de geldim” demek zorunda kaldı. Biden kampanyası küresel ısınma ve sağlık planı konusunda Sanders ve demokrat sermaye arasında sıkışıp kalmış gözüküyor.

Trump’ın hanesine yazılan artı puanların bir tanesi de polis meselesiydi. Biden polis bütçesini kesmemeliyiz dediğinde yine kendi partisindeki birçok siyasetçi ile çelişmiş oldu. Ayrıca Trump ona kendisini destekleyen kaç tane emniyet mensubu olduğunu sorduğunda cevap veremedi.

Biden ise kendinden beklenenden olumlu bir performansla münazarayı noktaladı. Trump kadar akıcı olmasa da birkaç ufak tekleme hariç büyük sorun yaşamadı. Batı medyası da zaten “rezil olmadığı her sonuç Biden’a zafer olarak yazar” görüşünde birleşiyordu.

Özellikle “beyaz üstünlükçüleri kınayabilir misin?” sorusu ile Trump’ı köşeye sıkıştırmış oldu. Trump’ın net bir cevap vermemesi sosyal medyada epeyce tepki görmesine sebep oldu. Biden’ın stratejisi Trump’a ekonominin son hali ve pademiyi yönetememesi üzerinden vurmaktı Açıkçası başarılı da oldu denilebilir.

Trump’ın sürekli müdahalelerinin yanı sıra bolca hakaret de havalarda uçuştu. Trump Biden’a “aklın başkan olacak kadar çalışmıyor, aptalsın” derken Biden ona “palyaço, gelmiş geçmiş en kötü başkan” gibi ifadeler kullandı.

Neticede epey seviyesiz bir münazarayı geride bıraktık. Trump daha saldırgan bir görüntü verirken Biden kendisine adaylığın neden verildiğini hatırlattı. Ailesi ile ilgili ithamlara bile sinirlenmeden yanıt verebildi.

Trump’ın seçimlerdeki oy kullanma sistemine olan itirazlarıyla seçim gecesinin ve sonraki haftaların epey sancılı geçeceğinin sinyalini verdi. Ayrıca seçimin kaderini belirleyebilecek yargıç atamasını da hemen yapmak istediğini belirtti.

Açıkçası bu münazaranın seçmenden büyük bir değişime yol açacağını sanmıyorum. Tek başlarına kürsüde ne söylüyorlarsa birbirlerine onları söylediler. Daha önümüzde biri başkan yardımcıları arasında iki münazara daha var ki genel beklenti Kamala Harris’in Mike Pence’i epeyce terleteceği yönünde.

Bu hafta sonu ilk münazaraya ilişkin daha derinlemesine bir yazı yazacağım. Beklerim.