İçinden geçtiğimiz günler bize çağımızda var olabilmenin yegâne yolunun bilim ve güçlü bir eğitim sistemi olduğunu maalesef yaşatarak gösteriyor. Çünkü eğitimdeki başarı, yaşamın diğer bütün alanlarını da etkiliyor ve tetikliyor. Bunun için de daha güçlü olmak ve geleceğe damga vurmak isteyen ülkeler eğitime yatırım yapıyor. Peki mesele sadece eğitime yatırım yapmak mıdır? Hayır, önemli olan sadece eğitime yatırım yapmak değil, nasıl bir eğitime yatırım yaptığınız daha bir önem arz ediyor. Burada büyülü ama bir o kadar da sade olan kelime 'bilimsel'. Yani sadece eğitime yatırım yapmak yetmez. Bilimsel eğitime yatırım yapmak gerekir. İstedik ki bilimsel eğitimin önemini kurt metaforuyla yapalım.

Bilimsel Eğitimden Ayrılanı Kurt Kapar

Bizim dilimizde 'birlikte olduğu topluluktan ayrılıp kendi başına iş yapma yolunu tutan kimse, dayanışmadan yoksun, koruyucusuz, desteksiz kalır ve zarara uğrar' anlamında 'sürüden ayrılanı kurt kapar' deriz. Burada sürü, çağdaş dünyadır ve çağdaş dünya yönünü bilime ve akla dönmüştür. Çağdaş dünya yönünü bilime ve bu bağlamda bilimsel eğitime döndüğü için; daha adil, barışçıl, demokratik ve konforlu koşullarda modern bir şekilde yaşamaktadır. Biz de bilimin dönem içerisinde yaşamış olduğu bir coğrafyada olan bir ülke olarak yönümüzü daha fazla bilimsel eğitime dönmek zorundayız. Yönümüzü bilimsel eğitime dönmezsek ne mi olur? Bilimsel eğitimden ayrılanı kurt kapar. Yani bir ülke bilimsel eğitimden uzaklaştıkça ilerleyemez, içine kapanır ve olduğu yerde sayar. Zamanla da daha geriye gider, farkına varmadan çağdaş dünyadan izole olur. Hangi kurt mu kapar? Savaş denen kurt kapar. Bilimsel eğitimin olmadığı bir ülke iletişime açık olamayacağından savaş bataklığına doğru ilerler. Çağdaş dünyadan, toplumdan uzaklaşacağından daha geri ülkelerin, yani kurtların mecrasına doğru ilerler.

İnsan İnsanın Kurdudur

Ünlü filozof Thomas Hobbes “Nasıl ki bir kurt elmanın içini yiyip bitirir ve o elmayı kullanılamaz hale getirirse, bir insan da bir başka insanın içini kurt misali yiyip bitireceği” anlamında insan insanın kurdudur demiştir. İşte toplumlar, bilimsel eğitimden ayrılırsa, bu tip toplumlarda insanlar insanların kurdu olmaya başlarlar. Bilimsel eğitimin ve bakış açısının olmadığı toplumlarda, birlikte yaşama kültürü ve bilinci inşa edilemeyeceğinden bu toplumlarda en üst düzeyde kamplaşma, ötekileşme ve ayrışma yaşanır. Nihai noktada bu toplumlar ve toplumlardaki insanlar birbirini içten içe yemeye ve kemirmeye başlarlar. 'İnsan insanın kurdudur'un panzehiri, bilimsel eğitimdir. Thomas Hobbes, insanın doğuştan eşit olduğunu, rekabet, güvensizlik ve şan şöhret sahibi olma gibi nedenlerden dolayı çatışmaların başlayacağını ve böylelikle de insanın insanı kemireceğini, sömüreceğini savunur. Ve bu da toplumda eşitsizliklere yol açar.

İnsan İnsanın Zehrini Alır

İşte toplumdaki bu eşitsizlikler de dahil pek çok sorunun çözümü bilimsel eğitimdir. Bizim kültürümüzde ise insanın, insanın zehrini aldığı fikri vardır. Dünyayı bir kurtlar sofrası olarak algıladığımızda, nasıl ki kurtlar kışın acıktıklarında ve yiyeceğe ulaşamadıklarında bir çember kurup, hızla kendi etraflarında dönüp ilk düşeni yiyorlarsa ve bunun adı da kurt kanunuysa, bizim de dünyadaki kurtlar sofrasında yem olmamak için güçlenmemizin, askeriyede, kültürde, sanatta, tıpta vb. ilerlememizin yolu da bilimsel eğitimden geçiyor. Yani kurt kanuna göre, dünyadaki kurtlar sofrasında kurt kapanı kurup güçlü olmanın yolu da yine bilimsel eğitim…

 


Eğitimin Geist’i Bilimsel Eğitimdir

Güçlü bir Türkiye’nin dünyadaki yerini alabilmesi için hızla eğitimin dünyadaki Geist’ini, yani eğitimin zamanın ruhuna uygun yapısını yakalaması gerekmektedir. Dünyadaki eğitimin Geist’i de bilimsel eğitimdir. Güçlü bir Türkiye, dünyanın dengelerini de değiştirecektir. Sanayi devrimini ülkece kaçırdık ama bilimsel eğitime gereken önemi vererek dünyadaki 4.0 endüstri devriminin, kodlamanın, girişimciliğin, inovasyonun, üretimin, patentin, beceri temelli eğitimin ve STEM’inde ötesine geçebiliriz. Sürüden ayrılanı kurdun kapmaması, kurtlar sofrasında kurt kanununa göre yem olmamak, insanlarımızın birbirinin kurdu olmamaları ve ülkemizin hâkim anlayışı, insan insanın zehrini alır, insan insanın kardeşidir, eşitidir ve yol arkadaşıdır, ARKHEdaşıdırı hâkim kılmak için bilimsel eğitim. Türkiye Hepimizin Eğitim Hepimizin…