HERKESİ; SANAT AŞKIYLA, YOKLUKLAR İÇİNDE MUCİZELER YARATMAYA DEVAM EDEN ÇALIKUŞU SEVDA ÖĞRETMENE YARDIMA DAVET EDİYORUM…

Öğretmenliğin atanmışlığın ötesinde bir adanmışlık, inanmışlık meselesi de olduğunu düşünürüm. Bu düşüncemi doğrulayan örneklerden biri de aylar önce gördüğüm bir sanat haberiydi. Ve bu haber günlerce sosyal medyada dolaşmıştı. İlk önce haberin bir Avrupa kentine ait olabileceğini düşünmüştüm. Ama daha yakından bakınca bu mucizenin sahibinin bir çalıkuşu öğretmenimiz yani Sevda öğretmenimiz olduğunu gördüm. Onunla uzun zamandır konuşmak istiyordum. Ne güzel ki bu konuşmamız yeni bir projesinin arifesine denk geldi. Bu vesile ile hem öğretmenimizin yeni projesini duyuralım hem de ona destek çağrısı yapmış olalım.

Sevda öğretmenim öncelikle kendinizi biraz tanıtır mısın lütfen.

Ben Sevda Eren 1978 Hınıs Erzurum doğumluyum. Evli ve bir çocuk sahibiyim. İlk-orta-lise eğitimimi Bursa’da tamamladım. 1999 yılında Uludağ üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim öğretmenliği bölümünü kazandım ve 2003 yılında mezun oldum. Daha önce Bursa’da, Şanlıurfa’da ve İstanbul’da görev yaptıktan sonra eşimin görevi nedeniyle Bitlis Tatvan’a tayinimiz çıktı ve  buradaki dördüncü ve son yılımız.

Öğretmenim neler yapıyorsunuz, ne oldu da böyle birdenbire medyanın ilgisini çektiniz?

Tatvan da ilk senemizde bir sergi açtık ve ulusal basında haberlerimiz çıktı. Üçüncü yılımızda da bir sergi yapmaya karar verdik, yaklaşık 500 adet tablo çalıştık ve ünlü eserleri öğrencilerimizle beraber canlandırdık. 15 Mayıs 2019 tarihinde yapmış olduğumuz sergiden sonra yurtiçinde ve yurtdışında güzel tepkiler almış bulunmaktayız. Televizyon ve basında geniş yer aldı bu sergimiz.                                     

Çalışmalarınız neden bu kadar sevildi?

Çünkü bütün samimiyetimiz insanlara geçmiştir. Derslerimizde yapmış olduğumuz sanatçı eserleri canlandırmalarını bir de velilerimize öğrencilerimize, misafirlerimize sunmak amacıyla bu sergiyi gerçekleştirdik ve sosyal medyada paylaşıldıktan sonra güzel tepkiler aldık.

Bir eğitimci yazar olarak çocuklarınızı nasıl seçtiğinizi ve bu sergilerin çocuklarda ne gibi etkileri olduğunu da merak ediyorum.

Çocuklarımızı karakterlere benzeyecek şekilde seçtik. Canlandıracakları eserleri  araştırarak o sanatçıyı, eseri incelediler ve bu bakışlarına kadar yansıdı. Ve derslerde çok aktif olmayan çocuklarımızı seçtim, çünkü kendilerine güvenmeye ihtiyaçları vardı. Sergi sonrasında olumlu değişimler oldu, özgüvenleri arttı.

Bu seneki sergiden de biraz bahseder misiniz lütfen.

Bu sene ki sergiden biraz bahsedeyim ve nasıl oluştuğundan. Yıllardır çalıştığım okullarda “hep beraber güzeliz” sloganıyla hareket ettim ve sadece dersine girdiğim  öğrencileri değil de bütün okulu çalışmalarımıza kattım. Çocuklar aynı anda müdürler, müdür yardımcıları ve öğretmenlerle, aileleriyle resim yaptılar ve  bu resimler tek bir tabloda bir mozaik gibi birleşiyordu. Sonra dedim ki; Tatvan’da ki çocuklarımız hayatları boyunca bir sergiye gitmemişler o halde onlar gidemiyorsa ben onlar için sergiyi Tatvan’a getireyim. Resim öğretmeni arkadaşım Leyla Halidi ile  bu projeye başladık.

Sanatçıları bizzat arayarak ,mesaj yollayarak yapmak istediğim projeden bahsettim ve yurt içinden yurt dışından birçok güzel isimler bizi destekledi  ve bize çalışma gönderdiler. Ayrıca 81 ilden okulları tek tek arayarak Aynı ölçüde birer portre çalışması istedik. Her şehirden öğretmenler ve öğrenciler ( devlet okulları-özel okullar -özel eğitim okulları) bize çalışma gönderdiler ve biz bunları birleştirdik.

Öğretmenim son olarak bize neler söylemek istersiniz?

Bu projeyi hazırlarken en çok duygulandığım anlardan biri; her kargoyu heyecanla açtım, hepsi harika çalışmalardı ama özel eğitim öğrencilerimizin çalışmaları gözlerimi doldurdu.(Bunların içinde otizmli öğrencilerimiz/zihinsel yetersizliği olan özel çocuklarımızda bizi yalnız bırakmadı, şevkle heyecanla çalıştıklarını söyledi öğretmenleri )

Bizler ülkemizde ve eğitimimizde her şeyin bu sergideki sloganımız gibi olmasını istiyoruz. Bu sergide hedefimiz, sloganımız “Birlikten güzellik doğar”. Sergide bizi destekleyen sanatçılar; Zeki Bulut, Nuri Kemal Topçu, Kürşat Zaman, Nimet Aytan, Saskia Stapel, Arif Tan, Ertan Atay, Özkan Olcay, Oktay Subaşı’na ve ismini sayamadığım daha pek çok isme teşekkür etmek istiyorum.

Bir öğretmen olarak Sevda öğretmen olarak mesajınız nedir?

Bir öğretmen olarak meslektaşlarıma ve ailelere söylemek istediğim mesaj;” Lütfen çocuklarımıza güvenelim. Her öğrenci özeldir ve yeteneklidir. Önemli olan onlara kendilerini ifade edebilecekleri ortamları yaratmaktır.”

Sevda öğretmenimize bu güzel çalışmaları için teşekkür ettikten sonra, yeni projesi için herkesi yardıma davet ediyorum. Öğretmenimize @AlinSevd isimli twitter hesabının mesaj kısmından ulaşabilirsiniz.  Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…