“Hayat Savaşı'nda üstün olmak için yalnız kuvvetli bir vücut, kuvvetli bir zekâ yetişmez. Bir üçüncü şart daha lazımdır. O da kuvvetli bir karakter!”

1874-1957 yılları arasında yaşamış olan Selim Sırrı Tarcan beden eğitiminin gelişmesine öncülük etmiş, okul programlarına “Terbiye-i Bedeniye” adıyla jimnastik derslerini koydurmuş, okullarda jimnastik öğretmenliği yapmış, Milli Olimpiyat Cemiyeti’ni kurmuş, Türkiye'deki ilk beden eğitimi okulunu İstanbul'da Terbiye-i Bedeniye Mektebi adı ile açmış ve 29 Nisan 1916'da ilk Gençlik ve Spor Bayramı'nın düzenlemiş, ilk İzci örgütünü kurmuş ve jimnastik öğretmeni yetiştirmek için özel bir okul açmıştır(Sakaoğlu, 2018). Selim Sırrı Tarcan'ın beden eğitimi ile eğitim tarihimize damga vurduğunu görüyoruz. Bunlar tesadüf değildir. Selim Sırrı Tarcan beden eğitiminde profesyonelleşmesi amacıyla Satı Bey tarafından Avrupa'ya gönderilmiştir. Selim Sırrı Tarcan'ın özel öğretim boyutuyla da “Terbiye-i Bedeniye Nazariyatı ve Usul-i Talim” isimli bir eseri vardır.

Emrullah Efendi tarafından Beden Eğitimi müfettişliğine atanmış olan Tarcan’ın diğer eserleri de; Terbiye-i Bedeniye Tarihi, Muallimlere Terbiye-i Bedeniye, Terbiye-i Bedeniye şeklindedir(Binbaşıoğlu,2005). Tarcan'ın neredeyse tüm eserlerinin beden eğitimi ile ilgili olmasından da anlıyoruz ki eğitim tarihimizde eğitim ve beden ilişkisini bu kadar net ortaya koyan ilk eğitimci Tarcan’dır. Ayrıca Tarcan'ın beden eğitimini zihin eğitimi kadar ön plana çıkarmış olması onun varoluşçuluğun bireyin tüm yönleri ile geliştirilmesi gerektiği ilkesini benimsediğini gösterir.

Selim Sırrı Tarcan jimnastiğin önemini şöyle anlatır: “Jimnastik ne bir hüner, ne bir marifet, ne de güçlü kuvvetli olanlara özgü bir sanat değildir. Bilinçli bir eğitim aracıdır. Gençler jimnastik sayesinde güçlerini iyi kullanmasını öğreneceklerdir. Vücut hareketleri ruhun ve fikrin yükselmesine yararlı oldukça geçerlidir. Jimnastikten kadın, erkek, büyük, küçük her yaşta herkes yararlanabilir (UNESCO,1987).Buradan ve konuşmalarından Tarcan'ın kadınların beden eğitimini de gayet çağdaş bir şekilde ön plana çıkardığı görülür. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…