Cumhuriyet’imizin 97’nci yılını kutluyoruz. 3 yıl sonra 100’ncü yılına erişeceğiz. Cumhuriyetin sosyal, kültürel ve ekonomik değerlerinin bir bir sistemli bir şekilde yok edildiği, kutlamalarının türlü bahanelerle engellendiği bir Cumhuriyet Bayramını hüzünle kutluyoruz. Sevindirici olan ise halkın bayramına ve değerlerine sahip çıkması.

15 TEMMUZ’U MU CUMHURİYETİ Mİ KUTLUYORUZ?

Kutlamaları her türlü bahanelerle engellenen Cumhuriyet’imizin şimdilerde bir ‘’reisi’’ve bir de ‘’cumhur ittifakları’’ var!

Önceki yıllarda olduğu gibi; Cumhuriyet Bayramı’nı mi kutluyoruz yoksa 15 Temmuz’u mu Kutluyoruz? Belli değil! Şimdiye kadar ki Bayram milli günler için yapılan konuşmalarda Sayın Cumhurbaşkanı dayanmayıp hemen sözü 15 Temmuz’a getirmektedir:

‘’İstiklal harbimizi zafere taşıyan, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 94 yıl önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. 15 Temmuz ihaneti karşısında, milletimizin 250 şehit ve 2 bin 193 gazi pahasına gösterdiği şanlı direniş, işte bu ruhun ifadesidir. O gece kadını-erkeği, genci-yaşlısıyla milletimizin tüm fertleri, iradelerine, değerlerine, Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmışlardır" ifadelerini yinelemektedir.

Atatürk’e, Cumhuriyeti’ne, Kurtuluş Savaşı’na ve Lozan’a sabah akşam hakaret et, işin düşünce de Atatürk’çü ol. Bir gün ‘Kürt’lerle ‘’açılımcı.’’Bir gün ‘’her türlü milliyetçilik ayakları altına alma.’’ Ve bir gün de ‘’beka’’ için sabah akşam ‘’tek millet, tek devlet.’’

ANADOLU İHTİLALİ’NDE CUMHURİYET’E VE ORDAN DEMOKRASİYE…

Cumhuriyet; ‘’halkın kendi kendini yönetmesinin ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu’’ rejimin adıdır.

Emperyalizme ve onun işbirlikçi hanedana karşı yapılan bir ‘’Anadolu İhtilalıdir.’’  Felsefesi, kuruluşunu bu ihtilalin gerekçesinden almaktadır.

Sadece adında Cumhuriyet bulunan Orta Doğuda Arap Şeyhlerinin sözde Cumhuriyetleri gibi değil önüne demokratik cumhuriyeti almış ve bunu da kısa sürede demokrasi ile taçlandırmıştır.

Ne yazık ki; şimdilerde içi boş, hamaset dolu kavramlarla Cumhuriyet kutlamaları gerçekçi, sahici ve inandırıcı olmaktan çıkartılmıştır!

‘’Demokrasi’’ ile taçlandırılmayan Cumhuriyet ‘’halkın’’ yani ‘’cumhurun’’ yönetim biçimi olamaz.

Hak arama yollarının olmadığı, iki dudak arasına sıkışmış adaletin, yolsuzluk, pahalılık ve ekonomik çöküntü noktasına getirilen bir dönemde demokratlar, devrimciler bayramlarını elbette şimdiye kadar olduğu gibi coşku ile kutlayacaklar.

Cumhuriyetimizin 97’nci yılını sınırları kevgire çevrilen, içinde her milletten cihatçının bulunduğu 4 milyonu aşkın ilticacının bulunduğu, sokaklarında mağdur yoksul ve sürünen, dilenen insanlar bir de bunların  yanlarında ‘’uyuyan terör hücreleri’’ de şehirlerimizi, kültürümüzü, yaşama biçimimizi olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Şimdiye kadar Suriye hamaseti ile uyutulan halk şimdilerde de var mı yok mu, ne zaman çıkacağı belli olmayan  doğal gaz ve Ermenistan’ın işgal ettiği Karabağ hamaseti ile ekonomik ve sosyal çöküntünün üstü örtülmektedir.

SORUNLARIN TEMELİNDE CUMHURİYET VE DEMOKRASİ YOLUNDAN SAPMA VAR

Demokrasinin şimdiye kadar bütün kurum ve kuruluşlarıyla yerleşmemesinin nedeni cumhuriyeti kuranların öngördükleri kurumların yerleştirilmemesi var olanlarının da değersiz hale getirilmesi.

Cumhuriyetin ve demokrasinin temel kurum ve kuruluşlarının kurulmamış olması ve kurulanların da tek tek ortadan kaldırıldı. Yabancılarla onların işbirlikçisi yerlilerin birlikte din ve inanç üzerinde politika üretmelerinin sonucu ülke yararına olmamıştır.

Türkiye bugün demokrasi uygulaması 50'li, 60'lı, 70'li, 80'li ve hatta 90'li yıllardan daha uzaktadır. Ne yazık ki bu gerçeklik bütün kurumlara ve hatta siyaset kurumuna egemen olmuştur.

Artık her siyaset kurumunun başında ‘’tek bir insan vardır!’’  AKP’nin 18 yılda yerleştirdiği anlayışla her yerde ve her şeyde benzeşme, aynılaşma hâkim olmuştur. 

Demokratik yönetim uygulamaları olan ülkelerde; insan hak ve özgürlükleri genişletmiş, ekonomileri de planlı, kamu önderliğinde serbest piyasa koşullarda özgürlük içinde gelişmiştir.

Ülkemiz ise herkesten önce başladığı cumhuriyet-demokrasi ve aydınlanma uygulamaları 50’li yıllardan beri geriye dönüş başlamış ara ara bu geriye dönüşler yavaşlatılmış ise de AKP ile geriye dönüş zirveye ulaşmıştır.

Tam bağımsız ve demokratik bir ortamda, eşit yurttaşlık temelinde; hakkın, adaletin ve özgürlüğün sorumlulukla uygulandığı Türkiye Cumhuriyet özlemi ile bayramımız kutlu olsun.