1999 yılında Mehmet Şahiner tarafından kurulan Kilisli tam bir aile işletmesi. Her ne kadar şimdilerde ailenin ikinci kuşak temsilcisi Onur Şahiner işletmenin başında olsa da baba Mehmet Şahiner’in restoran üzerindeki ağırlığı hala devam ediyor. Belki de bu yüzden aradan yıllar geçse de ilk günkü sistem ve hassasiyet kesintiye uğramadan devam ediyor.



Kilisli öyle dekorasyonu ile öne çıkan işletmelerden değil. Tek istedikleri yıllardır değişmeyen lezzetleri ile öne çıkmak ve bu kaliteyi sürdürülebilir kılmak. Bu nedenle bir çiftlik bile kurmuşlar. Etten süte, yoğurttan kaymağa, peynirden dondurmaya kullandıkları temel malzemeleri bu çiftlikte üretiyorlar. Katkı malzemelerini mutfaklarına asla sokmuyorlar. Sağlık ve hijyenden kesinlikle taviz vermiyorlar.




Kilis mutfağının geleneksel lezzetlerini en sağlıklı şekli ile sunmaya özen gösteriyorlar. Menüde yer alan tüm ürünler birbirinden lezzetli olsa da lahmacun, içli köfte, alenazik, oruk kebabı gibi oldukça iddialı oldukları ve İstanbul’un dört yanına nam salmış lezzetleri var. Şubeleri olmadığı için sadece bu özel lezzetleri yemek için Anadolu Yakası’ndan Hadımköy’e gelen müşterileri var.



Kilisli’ye geldiğinizde karnınızı sadece kebaplarla doyurmayın ve tatlı içinde mutlaka yer ayırın. Çünkü İstanbul’da her yerde kolay kolay bulamayacağınız kadar başarılı “Belluriye”, “Katmer” ve “Cennet Çamuru”nun tadına mutlaka bakmalısınız. Özel bir parantezde kendi çiftliklerinde üretilen keçi sütü ile yapılan dondurmaya açmak lazım. Özellikle içinde bulunduğumuz yaz aylarında bu kadar kaliteli ve lezzetli dondurmayı kolay kolay bulamazsınız. Geleneksel lezzetlere meraklıysanız kendinize vakit ayırıp Kilisli’yi ziyaret etmelisiniz.