Yazar: Prof. Dr. Faruk Şen

Türkiye, Avrupa’da en fazla göçmen bulunduran ülke niteliğini taşıyor. Baktığınız zaman İngiltere, İsviçre ve Norveç’i de katarsak 6 milyonun üzerinde Türk kökenli göçmen Avrupa Birliği sınırları içerisinde yaşamaktadırlar. Bugünkü AB sınırları içerisinde yaşayan Türk kökenli insanımızın sayısı da 5,4 milyon civarındadır.
Avrupalı Türklerin büyük ölçüde sorunları aynıdır.

1) Her geçen gün Avrupa’da artan Türk düşmanlığının en önemli nedenlerinden birisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı Avrupalı politikacıların tepkisi ve bu tepkiler medya aracılığıyla da Türk halkına yönlenmiş durumdadır. Ayrıca İslam düşmanlığı ve yabancı düşmanlığı buna tuz biber ekmektedir.

2) Avrupalı Türkler Pandemi ile birlikte etkisini daha da arttıran işsizlikten en fazla etkilenen gruptur. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yaptırdığı ve benimde yönlendirdiğim araştırmaya göre aynı niteliklere sahip bir Türk’le o ülkenin vatandaşının birlikte iş başvurusu yaptıkları zaman, iş başvurusu yaptığı işletme tarafından Türk işe kabul edilmemektedir. Yalnız Almanyalı Türkler arasında işsizlik %27’lere ulaşmış durumdadır. Almanya’da 550 bin Türk sosyal yardımlarla yaşamaktadırlar.

3) Şimdi bunun üzerine karşılıklı bilgilendirme anlaşması dahilinde Türkiye’nin 154 ülkeye karşı başka ülkelerde yaşayan Türk insanının Türkiye’deki banka bilgilerini vermesiyle bu sorunun artacağından hareket edebiliriz. Bugüne kadar Türkiye Hollanda, Avusturya, Belçika, Fransa ve Almanya gibi ülkelere bu bilgileri vermemiştir. Ancak en geç 2021’den sonra bu bilgileri vermek zorunda kalacaktır. Buna göre içerisinde yaşadıkları ülkelerde paralarını vergilendirmiş olacak olan insanlarımız kendi ülkesine getirip bir konut, bir ev yaptığı zaman bunları içerisinde yaşadıkları ülkeye bildirmek zorundadırlar. Böylece ikinci defa paraları vergilendirmiş olacaklardır. Aksi halde insanlarımız para kaçırmış niteliğine girecektir.

Bugün toplu nüfus olarak AB’nin 18. Büyük ülkesi konumunda olan Avrupalı Türkler, her geçen gün daha güç şartlar altında yaşıyorlar. Eskiden Türkiye’de işçi şirketlerinin kurucuları, İslami sermaye ve üçkağıtçı bankalar tarafından dolandırılan Türkler, şimdi de içinde yaşadıkları ülkelerdeki vergi dairelerine yeni paralar ödemek zorunda kalacaklardır.