Türkiye'nin hedefindeki SADAT'ın Genel Müdürü Melih Tanrıverdi, Flash Haber televizyonunda Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu ile her pazartesi hazırlayıp sunduğumuz, "Adalet ve Demokrasi" programına telefon bağlantısı ile konuk oldu.

Programa CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol'un da katıldığı canlı yayında şu diyalog yaşandı:

Uğuroğlu: SADAT'ın resmî web sayfasındaki faaliyet alanı olarak yayınladığınız Türk Silahlı Kuvvetleri yer alıyor mu?

Tanrıverdi: Hayır yer almıyor.

Uğuroğlu: Yalan söylüyorsunuz yer alıyor. Bakın okuyorum:

- "TSK, 22 dost, Türk ve Müslüman ülkeye eğitim, danışmanlık ve donatım konusunda hizmet vermektedir. Ama 60 İslam ülkesinin savunma alanındaki bütün ihtiyaçlarına cevap vermesi mümkün olamamaktadır."

Erol: Ticari faaliyet gösteren bir şirketin web sayfasında TSK'nın alanı belirtilmez ki... Kendi hizmet alanını anlatıyorsun, TSK'dan sana ne? Yani TSK'nın oradaki hizmet alanı iş birliği içinde olduğu ülkeler hizmet verip vermediği ülkeler seni ne ilgilendirir?

Tanrıverdi: Neden ilgilendiriyor biliyor musunuz Gürsel Bey? Bize şunu soruyorlar diyorlar ki Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye'de dost ve müttefik ülkelere eğitim danışmanlık hizmeti veriyor, size neden ihtiyaç var diye soruyorlar bize. Bunun cevabı o.

Uğuroğlu: Ayrıca bunu siz yazmamışsınız

Erol: TSK her tarafa yetişemiyor yetersiz oluyor öyle mi anlaşılıyor? 60 ülkeye yetişemiyor, onun yerine siz mi veriyorsunuz?

Tanrıverdi: Onun yayınlandığı dönemde 22 ülkede askerî eğitim ve danışmanlık hizmeti anlaşması vardı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin...

Erol: Melih Bey bu savunmanız var ya Türk Silahlı Kuvvetlerine hakaret...

Yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin her tarafa yetişemediğinden bahsederek kendilerinin alternatif olduğunu söylüyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ben daha yeterliyim diyor.

İSLAM İTTİFAKI

Uğuroğlu: İslam ittifakı kurun diye bir talep mi var?

Tanrıverdi: Evet nasıl bir birlik oluştururuz, nasıl bir ve beraber olarak çalışabiliriz,  NATO benzeri bir oluşumu kendi bünyemizde nasıl oluştururuz, böyle talepler var tabii ki...

Eminağaoğlu: Sizden duymak istediğim buydu... SADAT, NATO'nun bir başlangıç hareketini mi yaratmak istiyor? İslam ülkelerinde NATO benzeri bir başlangıcı mı yaratmak istiyorsunuz?

Uğuroğlu: İslam NATO'su mu?

Tanrıverdi: Evet bir güvenlik kuruluşuna öncü olabilirsek ne mutlu bize...

Uğuroğlu: Bunu amaçlıyorsunuz ve İslam ittifakının başkentinin İstanbul olmasını istiyorsunuz?

Tanrıverdi: SADAT silahlı kuvvetlere savunma ve savunma sanayi alanında İslam ülkelerinde bir birlik oluşturabilmek için çalışma yürütüyor. Tabii ki buna yönelik askerî standardizasyon ve metroloji merkezleri olarak isimlendirdiğimiz paket projemiz çalışmanız var.

Uğuroğlu: İslam ittifakına Türkiye de dahil değil mi?

Tanrıverdi: Türkiye başı çekerse bu Türkiye açısından da iyi olur zannımca…"

Değerli okurlarım,

SADAT Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Ergün'ün yaptığı ve sildiği paylaşım şöyle:

- "Bu vatan kanla alındı, kanla savunuluyor. Bu vatanı Türkiye düşmanları ile iş birliği yapanlara sandıkta teslim etmeyiz… Etmeyeceğiz! Vatan sağ olsun…"

21. Dönem MHP Ankara Milletvekili ve Ankara Barosu'nun 6744 sicil numaralı avukatı Şevket Bülent Yahnici, bu mesaj üzerine, Cumhuriyet Savcılarına açık suç duyurusu yaptı.

"Aslında kimse yazmadan, kimse dillendirmeden savcılıklar harekete geçmiş ve soruşturma başlatılmış olmalıydı" diyen Yahnici şunları yazdı:

- "SADAT yönetiminde olduğu bilinen bu kişinin demokratik rejime, Cumhuriyetin ilkelerine, hukuka aykırı bu son derece tehlikeli beyanı karşısında şu ana kadar harekete geçilip, soruşturma başlatılmadıysa ki aksi söz konusu ise seviniriz, büyük bir zaaf hali var demektir.

Açık olarak Cumhuriyet Savcılıklarını göreve çağırmaktayım.

Hükûmeti cebren ıskattan, sandığı hepten ıskata kadar geldik.

Cumhuriyeti, demokratik rejimi ve hukuku koruma ve kollama görevi ile görevli savcılar harekete geçmelidir.

Sandık; 23 Nisan 1920'de millete teslim edilen millî egemenliğin tecelli yeridir.

Sandık; Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin varlık sebebidir.

Sandığı ıskata kalkan bir zihniyet Cumhuriyetin ve demokratik rejimin düşmanıdır.

Sandığa ve sandık iradesine karşı darbe çağrısı cüretkârlığın ve cüretkârların ruh halinin nerelere geldiğinin ifadesidir.

Bu sebeple savcılarımızın görevlerini yapacaklarına inanıyorum."

Evet, SADAT'ın gerçek yüzü her geçen gün açığa çıkıyor.

Sevgili kardeşim Yahnici;

- AKP ve MHP iktidarında maalesef hiçbir savcı bu çağrını yerine getiremez.

Ancak bil ki bir yıl sonra gelecek iktidar döneminde oluşacak bağımsız yargı;

- SADAT, MADAT ayrımı yapmadan hesap soracaktır…