29 Mayıs'ta Altılı Masa'ya ev sahipliği yapacak olan eski Başbakan ve AKP Genel Başkanı, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu ile evinde Pazar kahvaltısı yaptık.

Davutoğlu gündemdeki soruları açık sözlülükle yanıtladı.

ALTILI MASA:

Bu Altılı Masa'da en motive edici unsur AK Parti'den ayrılmış ama AK Parti'nin devamı olmayan partilerin muhalefetin alanını genişletmesidir.

Altılı Masa Türkiye'de Tanzimat'tan bu yana oluşmuş tüm siyasi akımları temsil eden bir masa.

Sadece muhafazakârların değil, sekülerlerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, liberallerin, milliyetçilerin herkesin farklı kaygıları var.

Bizim alanda karşılaştığımız çok yoğun şekilde bir görüş var.

- 'Size oy vereceğiz ama Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte olmayın.'

Sayın Kılıçdaroğlu'na da muhtemeldir şöyle diyenler vardır;

- 'Daha önceden AK Parti'de yer almış olanlarla bir arada olmayın'

Şimdi biz burada kendi kitle tabanımıza bu iş birliğini izah etmemiz lazım. Bu metinler böyle bir iş birliğine yardımcı olur.

- Hedefimiz 29 Mayıs'ta 4 ön metin çıkarmak.

Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri özel görüşmelerde Genel Başkanlara ortak çalışma gruplarımızın hazırladığı 4 metin sunacağım.

- Geçiş sürecinin anayasal mevzuatı,

- Temel insan hak ve özgürlükler, demokratik hukuk devleti, kurumsal yenilenme, kamu düzeni, adalet ve liyakat,

- Din ve vicdan özgürlüğü,

- Seçim güvenliği…

CUMHURBAŞKANI:

Seçime ayrı gireceğiz diye bir verilmiş karar yok.

Seçime farklı partilerin ortak bir deklarasyon ile girmesi büyük bir toplumsal güven uyandırır.

Cumhurbaşkanı ortak olacak diye bir kanaatimiz var. Cumhurbaşkanı belirlerken de bu ilkeler önem taşır.

- Mesela din ve vicdan özgürlüğü bizim için hayati önem taşır.

Aksi takdirde AK Parti'nin tehditlerinden kopacak bir kitle doğmaz.

Türkiye'de 2 kesim var beni tedirgin eden;

Birincisi;

- 'Bu iktidar giderse Türkiye batacak, Reis yine kazanacak.'

İkincisi;

- 'Bunlar nasıl olsa gidecek kolay bir zafer kazanacağız. Şu kişi çok kolay Cumhurbaşkanı seçilebilir. Şu parti tek başına iktidarı götürür…'

Ben bunu iki tarafta da görüyorum. İktidarda da kolay bir zafer beklentisi var muhalefette de belli kesimlerde kolay bir zafer beklentisi var.

Kolay zafer dürtüsü insanlara en büyük hezimetleri yaşatır.

Bizim özelliğimiz şu;

- İktidardakinin de psikolojisini biliyoruz muhalefettekilerin de psikolojisini biliyoruz.

Öyle bir algı oluşturuluyor ki;

- '20 yıllık AK Parti iktidarı tek ve günahkâr bir dönem. Bütün hepsi de onun içindeydiler, hesabını vermeliler.'

Bunun içine bizi de koyarak söylüyorlar.

AK PARTİ:

Açık söyleyeyim ben hesaplaşmadan korkmuş olsaydım AK Parti'de bayrak açmazdım.

AK Parti'nin o günkü reformlarını da yaşadık, bugünkü zorbalıklarını da yaşadık.

Türkiye'de 2 kesim var parmak sallayan.

Bahçeli ve Erdoğan tarafından şöyle parmak sallama;

- 'Beni eleştirirsen hainsin.'

Diğer tarafta bize şöyle parmak sallayan bir kesim;

- 'Hepiniz suçlusunuz.'

 Türkiye bu iki kesimle de Allah muhafaza kutuplaşmaya gider.

Önümüzdeki seçim Türkiye'nin kader seçimi.

Cumhuriyetin 2. yüz yılına girerken;

100 yıl önceki tartışmaların tarihî kutuplaşmaların köpürtüldüğü bir ortamla seçime gidersek, mevcut psikolojiler ile bir karşıtlık üzerinden bir siyasi ikilim oluşturulursa Türkiye 2023'e birleştirici bir ruhla değil parçalayıcı bir ruhla girer.

HEDEF:

Altılı Masa'nın misyonu da işte burada.

Altılı Masa'nın hedefi;

- Hisle değil akılla,

- Sloganla değil bilinçle,

- Çıkarcılıkla değil,

- Sadece kendisini merkeze alan bir siyasi anlayışla değil kendisini aşan, partisini aşan bir anlayışla,

- İntikam ile değil karşılıklı diyalogla ilerlemek.

Şu anda bizim meselemiz tek tek partilerin alacağı oyun çok çok daha ötesindedir.

SEÇİM GÜVENLİĞİ:

Seçim güvenliği konusunda bu çalışma grubumuzda çok iyi bir ortam oluştu, çok tecrübeli arkadaşlar var. Seçim güvenliğinin teminatı bu Altılı Masa.

Biz 6 lider seçimin objektif şartlarda yapılması için her türlü çabayı;

- Seçim öncesinde,

- Seçim sürecinde,

- Sandık başında,

- Oy sayımında göstereceğiz, kimse tereddüt etmesin.

Türkiye'de objektif ve güvenilir bir seçim yapılacaktır. Kimse bunu engelleyemeyecek.

KARARSIZLAR:

Özellikle de kararsız duran seçmenlere de şu mesajım var.

- Kararsız kalınarak Türkiye'nin geleceği çizilemez.

- Kararsız kalınması doğru gördüğünüz siyasi yaklaşımın yenilgisine yol açar.

- Karşı tarafın elini güçlendirmiş olur.

- Herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği ile ilgili kararını vermeli.

- Kimse seçim nasıl olsa yapılmayacak ya da yapılsa bile bu iktidar değişmeyecek gibi bir karamsarlığa sevk edilmemeli.

- Kimse bu seçimde tarafsız kalmamalı.

Bu seçimle Türkiye'nin kaderi değişecek.

Bunda da en büyük rol halâ şu anda kararsız gibi görünen seçmende olacak.

İKTİDARIN BASKISI:

Eğer AK Parti objektif bir seçim süreci istiyorsa, İçişleri, Ulaştırma ve Adalet Bakanları seçim ortamına girildiği anda tarafsız bakanlıklara dönüştürülmesi için derhal yasal düzenleme gerçekleştirilmeli.

Özellikle İçişleri Bakanlığı…

Halk bana şöyle ifade etti ;

- Doğu ve Güneydoğuda bir dönem PKK baskısı ile oy vermek zorunda kaldık,

- Özellikle son seçimlerde de iktidarın baskısını yaşadık.

SADAT:

Şeffaf olmayan kamu denetimine açık olmayan hiçbir yapı demokratik hukuk devletinde faaliyet gösteremez.

Bütün makamların bu konudaki iddialara açık ve şeffaf bir şekilde cevap vermesi lazım.

Hiçbir güç, hiçbir yapı öyle veya böyle devreye girerek Türkiye'de kamu düzeni veya seçim güvenliği konusunda faaliyet gösteremez.

Cumhurbaşkanının şu sözleri şüpheleri arttırıyor;

- 'Benim kendileriyle yakından uzaktan hiçbir hukukum yok.'

Halbuki kurucusu, cumhurbaşkanı başdanışmanlığı yapmış.

Bu şüpheleri arttırıcı sonuçlar doğuruyor.

Cumhurbaşkanı başdanışmanının kurduğu bir yapıdan, 'hiç alakam yok' dediğinizde, güven uyandırmıyorsunuz."