Türkiye'de siyasetin çivisi çıktı denir ya tam da öyle tartışmalar yaşıyoruz ki CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun devlet memurlarına yaptığı uyarıyı dinleyince şunu düşündüm: AKP mi iktidar CHP mi iktidar?

Ne demek istiyorum? Anlatayım.

Anayasanın "Kanunsuz emir" başlıklı 137. Maddesi şöyle:

-"Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir.

Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir;

Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz."

Kılıçdaroğlu ne dedi:

-"Herhalde neyi çaldıklarının farkındasınız. Çalınan çocuklarınızın memuriyetidir, yani geleceğidir. Bu sistemde Erdoğan ve şürekâsının kurdukları vakıfların tezgâhından geçmeyenlerin, memur olmalarının neredeyse imkânsız hale getirildiği görülmektedir.

Daha önce memur olanların da görevde yükselmeleri Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tezgâhından geçmelerine bağlanmıştır.

Böylece kamuda yapmak istedikleri ne kadar illegal iş, rant, mafyatik çıkar varsa bunları yapacak memur militanlar düzene eklemlenmiştir. Şimdi hepimizin gördüğü, bildiği bir şey daha var.

İktidarın değişmesine az kaldı. İktidar değiştiğinde soruşturmalar başlayacak ve eminim ki bu bürokratların bir kısmı 'Efendim emir aldık uygulamak zorunda kaldık' diyeceklerdir.

Bu size son çağrıdır.

İşte bunu diyerek sıyrılırım diye düşünen, sarayın baskısına boyun eğerek kanun dışına çıkmış o devlet memurlarına buradan seslenmek istiyorum. Cenap Şahabettin'in bir sözü var. Der ki:

'En ağır angarya faydasızlığından emin olduğun işi vazife namına ifa etmektir.'

Açıkça söylüyorum; vazife namına mafyatik düzene hizmet edemezsiniz. Kanun dışı işleri, emir olarak telakki edemezsiniz.

Siz Erdoğan ailesinin değil, bu devletin şerefli memurlarısınız.

Kâmil akla gelmeniz için, Kılıçdaroğlu abinizin, amcanızın bu size son çağrısıdır.

18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır.

'Emir almıştım' diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız.

Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa, pazartesi itibariyle durun.

Bu illegal, paralel sistemlerden elinizi eteğinizi çekin.

Size bunları yaptıranlara farklı bir muamele o.

TÜGVA benzeri vakıfların üzerine çöktükleri devletin malları, hazineye iade edilecektir.

Sizler hâlâ kendinizi bu pislikten sıyırma şansına sahipsiniz.

Bu şansı kullanın. Siz de şahit olun halkım.

Konuşmama son vermeden önce, buradan bir selam göndermek istiyorum. Memur Teoman. Seni unuttuk zannetme kardeşim. Aklımızdasın, gönlümüzdesin, hakkını alacaksın."

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Kılıçdaroğlu'na şöyle tepki gösterdi:

-"Biz CHP'nin özlemini çektiği vesayet düzeninin defterini çoktan dürdük. Kılıçdaroğlu'nun kamu görevlilerine yönelik bu tehdidi açıkça bir suçtur."

Değerli okurlarım,

AKP iktidarında, Tek Adam Rejiminde Türkiye'de her şey tersine döndü.

CHP lideri Kılıçdaroğlu memurlara anayasal görevlerini hatırlattı.

-"Kanunsuz emir uygulamayın" dedi.

AKP lideri Erdoğan bunu kamu görevlilerine, "tehdit" olarak aldı ve Kılıçdaroğlu'nun "suç işlediğini" söyledi.

Ne yani?

Memurlar kanunsuz emirleri uygulasınlar, anayasayı çiğnesinler ve yasalara aykırı işlemler mi yapsınlar.

Aslına Kemal Bey'in değil icraatın başı Recep Bey'in memurlara genelge yayınlaması ve "Kanunsuz emir uygulamayın" diye anayasal görevlerini anımsatması gerekirdi.

Devlet Bahçeli'nin üslubu ile sorayım:

-AKP memurların yasa dışı işlem yapmasını mı istemektedir?

-Erdoğan ne yapmak istemektedir?