"Yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle bizler gerçek anlamda yatırım yapabilir miyiz? İstihdam üretebilir misiniz? Mümkün değil. Üretim yapabilir misiniz? Mümkün değil.

Faizlerinin piyasa koşulları doğrultusunda makul seviyelere çekilmesi gerekir.

Faizlerdeki yükselme sebebiyle kamu borçlanma oranımızda bir parça artış yaşanmışsa da hala Avrupa Birliği kriterlerine göre çok iyi bir durumdayız.

Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirerek, faizleri hızla düşürerek, ülkemizin üzerindeki kara bulutları dağıtıyoruz.

2020 inşallah, faizlerin çok daha düştüğü bir yıl olacak. Buradan girişimcilerimize sesleniyorum. Gelin, yatırım yapın. Her sektöre sesleniyorum. Hangi sektörde çalışıyorsan, gel yatırım yap.

Bankaların kapısı artık sizlere açık ve faizdeki oranlar açık net ortada. Gel, yatırım yap.

İslam dünyasına öneriyorum: Faizi yeniden tanımlayalım. Enflasyon kadar faiz helal olmalı.

İslami faiz meselesiyle kendimizi sınırlamayalım. Uluslararası kurallara göre oynayalım. Faizin niteliğinin ne olacağına bakalım. Faizi yeniden tanımlayalım.

Faiz konusundaki hassasiyetim aynı.

Özel bankalara ne oluyor? Yüzde 50'li faiz oranları size bir şey kazandırıyor mu? Bundan ancak eroin tüccarları kazanır…

Faizlerdeki düşüş istediğimiz noktada hala değil. Faizlerdeki düşüşü başaramazsak birçok musibet bizi beklemektedir. Enflasyonda hala düşüşü sağlayamıyoruz, yüksek faiz sebebiyle.

Faiz lobilerinin yaklaşımları ile adım atamayız. Onlarla adım atarsak sadece onları ihya ederiz.

Bu benim iddiam. Yüksek faiz asla enflasyonu aşağı çekmeyecektir. Bunun kararını öyle veya böyle vermemiz lazım. Doğru orantılıdır, faiz düşerse enflasyon düşer. Faiz yüksek olursa o da yüksek olur. Ters orantılı değil.

Şunu çok açık net söyleyeyim, faiz politikalarına hele hele yüksek faiz politikalarına karşıyım. Karşı olmamın da en önemli sebebi şudur.

Yüksek enflasyonun bana göre en önemli sebebi yüksek faizdir.

Eğer aşağı çekilmezse enflasyon da kesinlikle aşağı düşmeyecektir.

Benim tezim şudur, enflasyonla faiz doğru orantılıdır. Faizi aşağı çekerseniz enflasyon düşer. Yükseltirseniz enflasyon da yükselir.

Bu faiz politikasından Türkiye'nin çok dikkatli bir şekilde bir dönüş yapması gerekiyor.

Faiz sebep enflasyon sonuçtur…"

Değerli okurlarım,

Yukarıdaki sözlerin tamamı 18 yıldır Türkiye'yi tek başına yöneten Recep Tayyip Erdoğan'a aittir.

2002 Yılından bugüne AKP döneminde ekonomiden sorumlu bakanlar ve doların seyri şöyle;

Ali Babacan dönemi:

2002: 1,63 TL

2003: 1,39 TL

2004: 1,34 TL

2005: 1,34 TL

2006: 1,40 TL

2007: 1,16 TL

Mehmet Şimşek Dönemi:

2008: 1,51 TL

Ali Babacan dönemi:

2009: 1,50 TL

2010: 1,54 TL

Zafer Çağlayan dönemi

2011: 1,77 TL

2012: 1,75 TL

Nihat Zeybekci dönemi

2013: 2,14 TL

2014: 2.33 TL

Mustafa Elitaş dönemi

2015: 2.92 TL

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'na yüksek faiz şikayetinin başlaması:

Nihat Zeybekci dönemi

2016: 3.52 TL

2017: 3.78 TL

Haziran 2018 Tek Adam Rejimi: 4.50 TL

Berat Albayrak dönemi

2018: 6.64 TL

2019: 6.95 TL

2020: 7.54 TL - Rekor: 8.57

Değerli okurlarım,

Cumhurbaşkanı Erdoğan Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'yı fazileri düşürmüyor diye azletti. Yerine Halkbank'tan Murat Uysal atandı.

Uysal döneminde yüzde 24 olan faiz, Erdoğan'ın yukarıdaki sözleri ile yüzde 8,25'e düşürüldü.

Dolar 8.57 ile rekor kırdı, Uysal azledildi, yerine Naci Ağbal atandı.

Berat Albayrak Hazine ve Maliye bakanlığını bırakıp kaçtı, yerine 27 saat sonra Lütfi Elvan atandı.

Böylece ekonomi yönetimi Ahmet Davutoğlu'nun iki bakanına emanet edildi…

Elvan ve Ağbal faizi yüzde 15'e çıkardılar…

Değerli okurlarım,

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in defalarca izlediğim ve çok hoşuma giden, "Ne oldu Paşinyan" sözleri aklıma geldi ve diyorum ki;

- Ne oldu Erdoğan?

"Ekonomi yukarıya pik yaptı" demiştin ama faizler yukarıya pik yaptı…

"Ülkemizin üzerindeki kara bulutlar" geri geldi…

"Birçok musibet bizi beklemekte" demiştin yerden göğe haklısın...