Meclisteki 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı görüşmelerinde CHP adına konuşan Bülent Kuşoğlu Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’ın ve AKP’lilerin yüzlerine vura vura “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Rejimini” çok sert sözlerle eleştirdi.

Kuşoğlu, “11. Kalkınma Planı 2019-2023 yıllarını kapsıyor, cumhuriyetin 100’üncü yılında belli hedefleri yakalamak açısından çok önemliydi bu plan” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın “2019 yılının heba edildi” eleştirisine, “Biz bunun farkındaydık. Bir geçiş dönemi öngörmedik, doğrudan getirdik. Bu seneyi feda ettik. Daha gerçekçi bir işlem yaptık. Göstergelerin kötü olmasını da göze alarak biz bunu yaptık” demesini Kuşoğlu şöyle değerlendirdi:

“Ne olacak diyemeyiz çünkü bir devlet ciddiyetinin olması lazım, bir devlet adabının olması lazım. Devlet adabı yoksa devlet kendi koyduğu kurallara uymuyorsa sıkıntı vardır.

2019 yılının kaybından çok devlet adabının, devlet ciddiyetsizliğinin ortaya çıkmasıdır en kötü tarafı, en olumsuz tarafı bu, sıkıntı burada.”

Değerli okurlarım,

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Rejimi güya devlet mekanizmasının daha hızlı, daha ciddi, daha olumlu çalışmasını sağlayacaktı.

Bakın, Erdoğan’ın yardımcısı, yeni tek adam rejiminin 2 numaralı sorumlusu Oktay 2019 yılını yok sayma hatasının “farkında” olduklarını itiraf ediyor.

Ve Kuşoğlu, “Her şeyi ciddiye almak gerekir ama devlet adabı konusunda daha da ciddi olmamız lazım” diye eleştiriyor.

Ve Kuşoğlu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Rejmine ilişkin anayasa değişikliğindeki büyük bir boşluğun 11. Plan ile ortaya çıktığını da şöyle Fuat Oktay’ın ve AKP’lilerin yüzlerine karşı şöyle eleştiriyor:

“Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı Yardımcısı Meclise sundu, anayasaya uygun olmamasına rağmen Genel Kurul kararıyla kendisi burada bir sunum yapabildi.”

Değerli okurlarım,

Cumhurbaşkanı Yardımcısının Meclis genel kurulunda sunum yapabilmesi Anayasa’da yok, TBMM içtüzüğünde yok, yasalarda yok.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Genel Kurul’da AKP ve MHP’lilerin oyları ile anayasaya aykırı şekilde, konuşma ve sunum yapabiliyor.

Anayasa resmen çiğneniyor.

Kuşoğlu AKP’lilere 3067 sayılı kalkınma planlarının sunulması yasasını anımsatarak şöyle diyor:

“Aslında kalkınma planını hazırlayan yürütme erki, normal olarak gelip burada sunması gerekenler de onlardır, sahip çıkmaları lazım, bu, siyasi metne sahip çıkması sunması ve savunması lazım, bizim eleştirilerimize karşı görüş belirtmesi lazım, doğrusu budur.

Ancak öyle bir Anayasa yaptık ki yürütme erkinin gelip de Mecliste bu konuları sunması, savunması, hesap vermesi söz konusu değil.”

Kuşoğlu’nu arayarak sordum:

-       Yürütme erkinden kasıt cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mı?

Kuşoğlu, “Elbette cumhurbaşkanlığı hükümet rejiminde siyasi erk tek kişinindir. O da Sayın Erdoğan’dır” dedi.

Değerli okurlarım yandaş medya meclis genel kurulundaki bu önemli açıklamaları sizlere duyurmaz. Ne yazık ki özgür medyada gerekli önemi vermiyor.

Bakın Kuşoğlu benim de defalarca eleştirdiğim “tek adam rejiminin çarpıklığını” AKP’lilerin de cumhurbaşkanı yardımcısının da yüzlerine nasıl vuruyor:

“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım alınmasın, onunla ilgisi yok, kendisi bürokrasiyi, devleti bilen değerli bir kişidir ama bulunduğu koltuk nedeniyle şu anda buraya, yüce Meclise hesap vermesi diye bir şey söz konusu değil çünkü seçilmiş, bu yüce Meclisten güvenoyu almış değil, atanmıştır.

Bakanların da siyasi iradesinin olmaması, Meclise hesap vermemeleri, güvenoyu almamış olmaları demokrasimiz açısından büyük bir sıkıntıdır.

Bakanların şu anda adları eskisi gibi “Bakan” ama aslında bulundukları bakanlığın genel sekreteridirler, bulundukları bakanlığın işlem ve eylemlerinden sorumlu değillerdir.

Bakanlar, Meclise karşı hesap veremiyor, vermiyor, halka karşı da hesap vermiyor çünkü seçilmiş değiller, siyasi bir iradeleri de yok.”

Değerli okurlarım,

Meclis tutanaklarından baktım, ne cumhurbaşkanı yardımcısından ne de AKP ve MHP sıralarından Kuşoğlu’nun eleştirilerine tek bir tepki gelmiyor.

Nasıl gelsin ki, doğru söze ne denir ki?