KAYDA GEÇSİN

Tarikatlar gündemden düşmeyen haberler arasında . Dünya çapında en büyük tarikat hangisidir , sonra düşünelim bizde yaygın mıdır ….

Sanat yapanları arındırır , ilgilenen nasibini alır ilahi bir evrensel tarik , yoldur. Çok büyük , dünya çapında bir tarikattır.

Din yerine konulmak üzere değil ama dinin içinde de zaten var olan müziği , dramalarıyla …. Allaha, sonsuza ulaşmak için bir yoldur , öyle laylay lom haydi eller havaya bir iş değildir .

Üstelik dindar olmayı gerektirmez , bırakın dindar olmayı hiç inanmayanlarla değişik inanaçlardakiler bu tarikte elele yer alır.

Sanatın çok kadim ortak kuralları geleneği olması herhalde bu yüzden . Sanat yüzıllar boyunca çok tehlikeli görülmüştür ve kovalamıyorsa kaçıyordur bu bakımdan da Hz. Mevlana’nın ‘kanlı yol’ tarifine uyar, hem ‘tehlikeli’ hem ‘ yorucu’ dur .

Ne der Mevlana Hazretleri ‘ Orada can vermek de her kişinin kârı değil er kişinin kârıdır.’ Daha ne desin ….

Konformistlere göre değildir , başka ağızlara kendileri için ‘efsane’ dedirtmekle hiç olmaz , katiyen palavra kaldırmaz .

Yanlız sanatı icra eden değil , ilgilenen de nasibini alırken yorulur, çünkü canlandırma işidir . Öyle kitap okurken Wagner dinledim olmaz , ikisi birden nerede ise imkansızdır , kitap okurken opera senfonik müzik nasıl dinlenir ikisi de canlandırma işi, hangisine yetişeceksin , mamafi Kitap okurken Wagner dinleyen dahiler çıkacaksa mutlaka bizden çıkar , ben böylesi bir tane tanımıştım ….hava atmak istiyordu herhalde.

Bale izlemekte sabır ister, kurallı , ilahi sanatlardır bunlar , insan vucudu 5 temel hareketin estetiğinden yola çıkarak müzik eşliğinde hareket ederken izlemek sabır ister, anlamak , kendini vermek ister .

İki tek atayım sonra izlerken aşka gelip sahneye atlar bende katılırım Kuğu gölüne olmuyor ! Meyhanede kafa çekip hep beraber aşka gelip şarkı söyleme , göbek atma sahneleri filimlerde para kazandırır ama sanat olmaları için çok başka şeyler lazım , arıyorlar bulacaklar.

Esasen sanatkarane işler para için yapılacak işler hiç değildir bu yüzden ‘eser’ için ‘Paha biçilmez ‘ denir .

Velhasıl bu zor koşullarda sanatın da bir görevi vardır , işlevi diyelim daha şık . Mevkidaşı yoktur , çünkü sanatkarların her biri eşsizdir !

Eğlendirmek ayrı bir şeydir , sanatçılar ise hayat sahnesine eğlendirmek için çıkmamışlardır , başka sahnede mi şaklabanlık yapacaklar , zor. Bu sözler devamlı ağlatırlar anlamına gelmiyor , kaliteden , kalibreden ödün vermez .

AKM yeni bina planları işlevi itibariyle ne kadar başarı olmuştur bilemem ama tartışılmayacak nokta asla bir eğlence parkı değildir , olmamalıdr ve bu yönde çağrışım yapan lansman sevimsizdir.

Büyük sanatkarlar ise yüzyıllar boyu daima sarayların , mesenlerin , papaların , devletlerin koruması altında olmuşlardır , elbette sorunsuz ilişkiler değildir ama sanatın devlet protokolünde bile daha bilincine varılmamış bir toplumda bina kavgasından öteye gidemeyen bir luzumsuz Batı Sanatlarıyla Mücadele Didişme halinin son iz düşümü AKM Lansmanı oldu !

Yeni bina AKP seçkinlerine tanıtılmış anlaşılan , hepsi çok beğenmişler, onayları alınmış , neyi derseniz pek anlatamıyorlar , ayrıca sıkıysa beğenmesinler !

Bu gibi durumlarda , iktidarın propogandası açısından beğenenlerin beğenilerinin sanat açısından değeri olup olmadığıdır mesele , mimarlara yazık olmuş.

Lansmana sahip çıkanlar, çıkmayanlar sığlığı soğanlı veya sovansız menemen anketi şeklinde, ne sanatı yahu dedirten cinsten , bu arada ‘Ğ’ yi yurttaşlık hakkımı kullanarak kaldırıyor yerine V harfini koyuyorum , ‘Ş ’ yerine ‘’s’ kullanan ‘teşekkür yerine ‘ ‘tesekkür’ edenlere gıkı çıkmayanlar beni mi kıracak !

Gelelim sanat, sanatçı , iktidar ,muhalefet , belediye ilişkilerine ;

İktidar ya da muhalefet odaklı bazı güçlerin doğrudan tartışmak istemedikleri konularda ‘sanatçı’ ları paravan etmeleri eski hikaye , demokratik iktidarlara ve gerçek sanatçılara yakışmaz ama bazı çevreler için kazanç vesilesi olduğu da ortada .

Yıllardır bu böyle gidiyor ,

Meselenin esası bence şudur :

İktidar ve hatta muhalefet odaklı güçlerin inandıkları ve halkın inanmasını istedikleri arasında ciddi farklar var .

Bir gurup eğlendirici ya da o bile değil , yavşak işte bu noktada inanılması istenene sipariş hizmet veriyor , parası mukabilinde , dolaylı dolaysız , sanatkarın alet olmayacağı işler. Bunu yapanların iddiası arıza çünkü ‘Sanat’ Buna gönüllü para , siyaset , fırsatçı işbirliği demek mümkün , bu işin sanat, sanatkarlarla hiç bir ilgisi yok .

Başa dönecek olursak , dünyanın en büyük tarikatı ‘Sanat’ bizde yaygın mı sorusunun yanıtı hayır , bizde yaygın değildir . Tek tük var , yani o mahut soru geliyor akla , ‘Bizden çıkmıyor mu ? ‘

Olur mu öyle şey , işin can alıcı , acı yanı pek çok alanda olduğu gibi çakmaları sanatın yayılmasını önlemiştir . Bunlara artık yüz vermemek lazım . Hele devlet hakikisi varken çakmasıyla el sıkarsa sanatkar ne yapsın …Saygı ile Kayda Geçtik Efendim , Elimizden Gelen Budur .