Türkiye’de değişimin partisi olmak istemek moda, ama  sonra hepsi   Demirel, Özal, Ecevit  Bileşimi olmak  isteyince peki  değişim bunun neresinde diye insan merak ediyor , etmiyorsa arıza daha da vahim.   

Değişim özgün strateji , fikirler istemez mi ?

Oysa değişim iddiasında olan bütün siyaset hala onlara öykünmek istiyor  ve ‘yamalı bohçada bütünlük arıyor veya mozaik meselesi ….

 

Atatürk’e gelince de , nedense kaşıntı tutuyor , Atatürk devrimciydi sürekli değişimci ,  bilmem anlatabildim mi ,  bu devrimci  damar kurursa değişim  beyhude gayret .

‘Eski CHP’li olmak  ise  bir türlü tam tanımlanamadı  , ‘yeni CHP’li kime denir netleşse belki çözeceğiz .

Eski CHP’li diyince akla Rahmetli Menderes geliyor ama Sayın Sarıgül gelmiyor . Sayın Sarıgül’ün   iddiası bu olmakla beraber  ‘Saymaz’ röportajında .

Ve Ecevit’i örnek almakla birlikte  ‘ne sol ne sağ ‘ diyor Sarıgül , onlar soğuk savaşın kelimeleriymiş, hepsini  terk ediyor , Peki  ‘Ortanın Solu’ Ecevit  ne olacak  o da mı şüt ?

Sonra soğuk savaş şahsiyetleri burada pek inatçı nasıl olacak bu iş, hele bir tanesi gençliğini Fransız solcu , yaşlılığını Türk şarapçı ilan ediyor herhalde yediği nanelere içkiliydim diye mazeret yapacak … Soğuk savaş böyle bir şey Sayın Sarıgül ‘hadi ordan’ diyince bitmiyor bizde mücadelesi başlamadı bile  sanki .

Son yıllarda külliyen sofra olduk , iftar sofraları sokaklarda, çadır sofraları  bir yandan  bitmeyen  hayırsever vurgulu belediye şölenleri  yoksullara her gün  dağıtmak yerine 30 gün sofralar kurdular .

Yoksulluğun açlığı ramazan eğlencesi öyle mi ?

Medya ünlüleri de göstere göstere bu sofraların gecelik masrafını vererek  sadaka dağıttılar .

İsmail Saymaz’ın röportajında Sayın Sarıgül bu sefer  ‘Sofra’ yı metaforik olarak kullanmış, ‘Vatan Sofra’sı kuracakmış ,

Bizim demokrasimizde  Sofrasız  parti olmayacak mı artık,  bıktık yahu  !

‘Yemek’ çağrıştıran hiç bir şeye tahammül kalmadı , sofra neticede yemek için bir araya gelinen bir ortam, şu yeme işini hatırlatan herşeyi kaldırsalar, hani şiiri de vardır ‘Yiyin efendiler’ diye, Allah aşkına son verin bu yeme işine işte bu en büyük değişim olur.

YKS’de TYT’ye giren adayların yüzde 24’ü fen bilimlerinde hiçbir soruya doğru yanıt veremeyen bir ülkedeyiz  .

Temel Matematik’te ise 399 bin aday sıfır çekmiş . 

Birgün'den Mustafa Kömüş'ün haberine göre, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın değerlendirme raporu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlanan raporda durum bu imiş. 

Sınava  başvuran herkesin girmek zorunda olduğu TYT matematik ve fende sıfır çekenlerin sayısı facia . Fen Bilimleri testinde bulunan 20 sorunun tamamını bin 315 aday doğru cevaplamış . 553 bin 129 aday hiçbir soruya doğru yanıt verememiş .

Diziler, yarışma programlarından , Serenay , Cem veya  medya takip sıralamasına göre  karışık sorsaydınız ,

korkarım oradanda farklı sonuç çıkmazdı çünkü artık  onlarda  etkisizler bunu kabule etmek çok mu zor.

Negatif Seleksiyon sonucudur bu , liyakate bağlamakla bitmez dert , ‘negatif seleksiyon’ rica edeceğim bir bakın  .

Ve şimdi kötü oyunculuğun ‘işmar’ çakmaları, yani kaş göz oynatmalar her lafa bir mimik  ekranlarda  dizilerden salgın olarak  haber sunucuları ve ‘gazeteci’ olma  iddiasında ısrarlı PR harikalarına sıçradı…. ne oyunbazlık ne işve, ne cilve memleket sorunlarını irdelerken, ezber çok iyi ama tıpkı  ezberi iyi kötü oyuncular gibiler.Kötü senaryo, kötü oyuncular, kötü hikaye, kötü  reji bir filmin sanki mecburen içindeyiz, distopyen bir filim yapamadık ama yaşıyoruz , şu işe bakın !     En acısı  bu filmin sonu ne olacak diye birbirimize soruyoruz .  Atatürk filmin 100 sene sonrasını görerek yürüdü kaderin üzerine , bize güvendi 100 yıl az buz bir süre değil , yakalamalıydık geleceği  kazanılan zaman ellerimize emanet edildi , layık olamadık onun yerine  laiklikle didişildi , nelere mal olduğu ortada .   Ve şimdi  Fen Bilimleri testinde bulunan 20 sorunun tamamını  doğru yanıtlayan  bin 315 aday  tek umudumuz , o çocuklar korunmalı  ; nasıl bilemem ama melanetin şerriden uzak, gelecek için korumaya alınırlar  İnşaallah  , negatif seleksiyona kurban edilirlerse  siyaset günde 3 parti kursa nafile . Reklamlarda  oğlunun sucuklarını yiyen babanın  hayvanlığı baş tacı edilir , mizah zannedilirken sofralarda el çırpılır , mankurtlaşmanın arifesini kutlarlar. Bu filmin sonu nasıl biter endişelerim Saygıyla Kayda Geçsin Efendim