Öğrete öğrete  ‘Öğrenilmiş çaresizik’ üreten , okumayan ama yazanı meşhur medya ortamında  ‘Medya Okur Yazarlığı’ nın  hala ders olarak okutulduğu eğitimden covid 19 nedeniyle tam kurtuluyordu çocuklar okullar yine açıldı.

Halbuki evlerinde eğitim görebilir ,   eğitme yetkinliği olan ana babaların çocuklarına tevarüs eden bilgi sistemine geçebilirdik , çok adil değil elbette ama şimdikinden beter olacak hali yok , zaten ülkemizde hemen herşey babadan oğula geçiyor bizde burda kızları da katın diye yalvar yakar oluyoruz aslında durumun çok  özeti bu .

 

Covid 19 hastalarının  iyileştikten sonra  10 yıllık bir zeka geriliğine uğradığı haberine inananlardan değilim  , 10 yıllık IQ puanlarını aldın mı  geriye zaten mevcuttan  ne kalır ki  , yüksek olmayan IQ dan, uyku tulumu  !  Artık daha neler ,    ne bok yeriz . Biz ileri zeka lazım diyoruz , Covid 19 10 yıl geriletir diyorlar.

 

Derken bir karikatür beni benden aldı, ‘Placebo ’ aşısı çalışmalarının sonuna gelinmek üzereymiş . Malum ‘Placebo ‘ latince kökenli bir kelime, ‘Hoşnut etmek’ anlamında , burada  etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkartması aldatmacası anlamında  .

Yani vücuda ağız, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilen bu ilaç, fiziksel anlamda tedaviye yönelik bir güce sahip değil.

Hani çocukken karnım  ağrıyor diye numara yapınca   anneler şekerli veya tuzlu suyu ilaç diye dayarlar karın ağrısı hemen geçerdi ya , onun daha sofistike hali işin içinde Latince olunca bir ağırlık oluyor tabii.

Dünyada Pandemiye  çare ilaç diye ‘Placebo ‘ üretiminin son aşamasında labaratuarda  bilim adamarını gösteriyor karikatür.

 

Yanlız aşı da mı , insanlık , ülkemizin insanları   pek çok alanda  placebo aldatmalarıyla  tamamen placebo olmuş  vaziyette.

 

Palavra geçmiş ekranlarda,

palavra ilaçlama  yani placebo şimdiki  zamanın   siyasetten , medya,   ‘sanat’ a ticarete  her alanında  .

Atatürk düşmanlığında bile ilacı buldular , bükemeyeceğin eli öp söylediklerini unut , çak bir resim yanyana .

Atatürk düşmanlığının anlaşılmayacak bir yan   yok kişisel kin , maddi menfaat  anlaşılabir,

Amma ülke bağımsızılık ve özgürlüğüne yönelik pis hesaplar entrikalar affedilmez, kapatılamaz, ancak  bükemediği eli öpme huyu olan yavşakların  şimdi birden Atatürk kıymeti anlamış olmaları bazı platformlarda sanki Atamızı severmiş  gibi yapıp  yanyana resimlerle aklamaya çalışmaları buna ses çıkarmayanların öyle böyle , doğru yanlışlarıyla ve pek çok günahlarıyla taşın altına el koymuş insanların fotoğraflarını dillerine dolamaları ise  resmen dertlere derman değil plasebo uyduruk ilaç ! 

Bunları akıl edenlerin covid 19 önceside zekaları zaten parlak değil ama dayanışmaları Maaşallah kuvvetliydi tam gaz devam ediyorlar toplum derdine asla deva olmayan ilaç gibi ekranlardan zerk etmeye.

 

Avrupa’da kovid 19’a yakalanan insan sayıları artmaya devam ederken ;

Ukrayna’da    dayak,şiddet , baskı, hapis her türlü ezaya  rağmen halk sokaklarda yürümeye devam ediyor ve asla yürümekten vaz geçmeyeceklerini  söylüyorlar , indirene kadar yürüyecek gibi gözüyorlar, Rahmetli Demirel’in söylediği gibi Kaldırımlar Yürümekle Aşınmaz ama bu halde iktidarda da pek  kalınmaz !

 

Borat filmi dünyada Kazakistanı kapak yapan ve terbiye sınırlarını  zorlayan bir filimdi  ve Kazakistan’ da   yasaklanmıştı .

Kazakistanı at sidiği içen kadınları mal gibi alıp satan, bir ülke olarak tanıtmıştı  Borat .

Filim Kazakistanda yasaklandı , sene 2006 lar .

İkinci filimde ise Kazakistan strateji değiştirip Borat’ı kucaklamasın mı , meşhur repliği ‘Kazakistan Very Nice’ ı turizm tanıtım için kullanmasınlar mı !

İşin içinde Mr. Keen var , o da kim mi uzun hikaye .

Dünya değişiyor , zeka oyunları akıl istiyor , yasaklar yerine manipülasyona örnek bu taktik  , Nitekim Borat Kazakistan reklamına sloganı kullanılınca, Kazakistan öyle bir ülke değil diye  mesaj yayınladı.

 

Fransız şaraplarının  Beyaz Saray Maceraları için sayısız yazılar vardır ,   ABD Başkanı Ford da yanılmıyorsam yasaklamıştı , Nixon ise pek severmiş şişesi 600 dolarlık olanı ,   bizde Külliyede Fransız Şarap  Boykot  sorunu olacağını sanmam Ertuğrul Özkök Cumhurbaşkanı değil ki , hani son yazısında anlatığı gibi yarım asır önce  Paris’te  komünist partisinin pazar yeri bildirisini eşiyle birlikte dağıttıkları günler hatırına acaba ne yapardı  Cumhurbaşkanı olsa ,

o zamanlar karı koca sosyalistmişler sonra ne , nasıl oldu bilemem , şimdilerde Urla, Bodrum, Alaçatı lokantaları  menu araştırmalarının sonuçlarıyla meşgul,

ama illide bir solcu olduğunu söylemesi ve refikasını da solcu olarak yanında görmesi neden Türk solunda damgaları yok sorusun getiriyor akla ,  Çünkü  Türk solu deyince akla Özkökler gelmiyor Danton bile geliyor ama ikisi yoklar.

Ve soldan kopamama halleri ise acıklı bir sanrı sanki.

Şarap boykotu sorun değil ama çantalar ne olacak, pahallı pabuç , terlikler, eyy Türk kadını yakacak mısın hepsini Taksim'de, çakmalar dahil 

ve Ey milli Ajda verecek misin ünvanını geri, ve Candan Erçetin elbette alın başınıza çalın diyecekler mı Fransız ünvanlarını ,  bizler placebo içe içe kafayı bulduk zaten şarap filan lazım değil bize  .