KAYDA GEÇSİN

Bu günlerde  ekranlardan sıkça duyduğumuz ‘ Learned Helplessness ‘  yani   ‘Öğrenilmiş Caresizlik ‘  bihassa medya ‘sanat’  eğlence, şöhretler  dünyasının  yardımıyla ‘Dar Çevre ‘nin yaydığı bir ‘hastalık’ gibi görünüyor , görüküyor da derler. 

Başka kimselere  mal  etmenin anlamı yok .

Daha aşısı için bir teşebbüs yok , maske filan da fayda etmez fena çarparlar hani geçici felç eden  sinsi rüzgar gibidir .

Bu ‘Dar Çevre ‘ aslında klişe,  aynı kalıptan basılmış, stereotip minnoşlar  grubudur ,  kimileri  okumuşlardır da bina mina ,  ama kendilerini üstün görmeleri bu okumuşluktan değildir seçilmiş olmalarındandır  , kim niye seçer orasını karıştırmayalım ecelime susamadım , gerçekten net bir bilgi sahibi değilim ayrıca  bana düşmez ,  koskoca insanlıkta  neden akıllarına kendilerinden başka hiç kimse gelmez  onu da Evvel Allah sonra   ruh bilimciler bilir çokta  kibirlidirler üstlerine değil kendilerini  yutturduklarına .

Dikkat çekmeye bayılrlar bu  zaafları ortak yönleridir, teşhir de severdirler.

Dikkat çekmek için aşk bile  yaşarlar  , para için takla atarlar ,  yağcılık  üzerine ağızları iyi  laf yapar ,

bazen güya muhalif kafa tutan olurlar  ,

konuşurken devamlı bıcır bıcır gülen türü favorimdir,

ABD düşmanı bile olurlar gerekirse , ve vatan onlar sayesinde ayaktadır bir ters bok yerlerse bile bundan bir keramet çıkarırlar, ve sıkışınca alttan almasını bilirler ama altında hep bir istihza yani alay  vardır.

Bizde de ne sabır bunlarla yaşıyoruz yıllardır  hatta üş yapan yanyana gelen düzgün insanlar var ne tahammül , haa birde utanmadan aferin derler, izin verirler yanındakilere soran , alan vermiş gibi.

Sanat , edebiyat  , entelektüelizme bakışları Allah Muhafazadır vermezse Mabud neylesin Mahmut durumları , ama iddialıdırlar, kimi  şarkı söyler , dans eder , oyunculuk yapar , sürekli olması gereken nasihatları  ve  kendilerini meth etmekten  asla çekinmezler  hatta bu iş için üste para alanları vardır ,  damak tadlarına güvenirler  yediklerini anlatırlar , başkasının parasıyla yardım etmeyi pek severler , yaşam algoritmaları  halkı , dünyayı herkesi aptal farz etme , eşşek yerine  koymak  üzerinedir.

Buradaki işleri bittiğinde dünyanın herhangi bir yerinde kariyerlerine devam edecek halleri yoktur çünkü evrensel değeri olan etenek , akıl ,  kariyerleri  yoktur ama var gibi yapmakta pek marifetlidirler .

Haa birde ülkenin gururu olma iddiaları gülünç olmakla birlikte  tutturulmuş yalanlar arasında bayağı bir tırmanma göstermektedir. Aklıbaşında siyasetçileri bile kandırıyorlar, oy derdi diyeceğim oy potansiyalleri kendi aralarında ama baskı sağlam .

İşin aslı topunun numaracı olmalarıdır , insan boşu boşuna bunlara kapılıp  bir  vehme kurban olunca , 

Bu duruma da   illa isim   takılacaksa , varsın  ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ densin , çok sofistike , şahsen ‘Kapıldık gidiyoruz bahtımınız Rüzgarına’  (Ömer Bedrettin ) sözlerini  daha  artistik bulurum ,  başka .

Nedir bu ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ ?  Bağlı olmadığın halde bağlıymışcasına içindeki hayali  zincirleri kıramama  .

Bunların  baskıları , dayatmaları  karşısında bir nevi kontrolü ele alamama , tırsma, korkma ,  elinden bir  şey gelmeme hali durumunda  stressden umudu kesip kasılma  ,  durumu değiştirmek yerine  kabullenme , denemekten vaz geçmek bir nevi apışıp kalmak  anlamında bir haleti ruhiye  hakim olur normal insanlara , bunun adıdır , ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ organize bir ahlaksızlıktır.

Tertemiz ahlaklı   insanlara  karşı   bazı arsız , kaynakçı , yüzsüz terbiyesiz, obez  dar çevrenin bir uygulaması bu  , pes ettiriyorlar bunlarla baş edilmez  zannından istifade varlıklarını sürdürüyorlar.

‘  Öğrenilmiş Çaresizlik ’  teorisi 1967 yılında Prof. Martin Seligman ve Prof. Steven F. Maier tarafından depresyonun bilişsel yapısını anlamaya yönelik yapılan çalışmalarda raslantısal bir gözlemden doğmuş , bu  konulan  bilimsel adı yeni icat ,  yoksa  aslında babadan kalma pısırıklaşıp güçlü seçilmiş azınlık  örgütlenmeler karşısında  tırsmak süklüm püklümleşmek  , eziklenmeyi içselleştirip aşağılanmak  ve itaat etmek , itiraz edememek , git işine ulan diyememek halidir  .

Bunlar renk gözetmeksizin Güney Afrikaya çevirmeye meraklıdırlar ülkeyi .

Akıllı  insanlar bunları  yemezler ona ‘Öğrenilmiş Çaresizlik ‘ demezler , bunlara ne çekileceği bellidir,  çekersin çil yavrusu gibi dağılırlar .

Konuyu değiştirelim , kendini efsane ilan eden efsane adam Türk Büyüğümüz  Cem Yılmaz  Sağlık Bakanlığına teklifte bulunmuştu ,

Büyük Cem diyor ki : "Pandemi boyunca sorumluluğu en yüksek seviyede olan Sağlık Bakanlığımıza önerimdir. ‘

En yüksek yere öneri yapıyor buraya dikkat  ve devamı şöyle :

‘Tüm ülkede, sağlık personeline, canıyla kanıyla mücadele eden bütün savaşçılarımıza moral toplantıları, söyleşiler organize ederlerse hiçbir ücret almamak kaydıyla katılmayı görev bilirim." 

Ücret almayacağını taahhüt ettiğine göre meselesi   ‘Tamamen Duygusal ‘ değil , bir görev adamı , ne görevi açmamış .

Sağlık çalışanları  iyi çalışma  koşulları  , işyerlerinde yaşam riskleri azalatacak   güvence , ve yeterince para istiyorlar  geçinebilmek için  , laf,  söyleşi ,  stand-up , güldürü  değil  istekleri , ben duymadım bize söyleşi , gösteri ayarlayın diye bir istek ,  sağlık çalışanlarının gayet ciddi  somut  başka  ihtiyaçları var , bu işin şaka yollu tesellisi olur mu.  Durup duruken  savaştaki askerleri eğlendiren Bob Hope’laşmak nereden çıktı  şimdi , ay çok Amerikan bir yaklaşım olmuş uymamış  Efsane Adamın milli duruşuna , bakışına  hani ben para  kazanayım size nasihat vereyim gibilerden , para da almıyorum  yeter ki nasihatlarımı dinleyin  demek  ne akıldır bu dönemde  .

Sağlık  Çalışlanlarının  Teselliye değil  somut gereksinmelerinin yerine getirilmesine ihtiyaçları var , Sağlık Bakanlığı bunu bilmez mi , bilir, söyleşinin bunların  alay eder gibi yerine geçmiyeceğini de bilir herhalde  derken olumlu dönüş aldığını söylemiş temaşa sanatının efsanesi   .  Tuhaf tuhaf işler Fesüphanallah  .

Nur içinde Yatın Bekir Bey siz gittikten sonra memlekette durum bu olmaya devam ediyor  bende  halimizi Saygıyla Kayda Geçirmeye Çalıştım ,  Cennet Mekanınız  olsun  buradaki cehennemde  başımızı kaşıyacak vakit yok   , Allah için  Kendimi Bayağı  Tutarak  Bu yazıyı yazmaya çalıştım efendim.