Sanat , hukuk , kaliteli demokrasi  , iyi yaşama talebini sistemli bir  şekilde  köreltenlerin kim oldukları , bunu  bilinçli mi, bilinçsiz mi yaptıkları  yoksa  kullanıldılar mı   meselesi ayrı konular ,

Bilemem , uzmanlığım değil , ama  olan bitenin   siyasetin tek başına planı olmadığı ve fakat  evveliyatı ve devamlılığı olduğunu anlıyoruz  , yoksa idam cezasını asla onaylamadığımız Menderes hakkında demokrattı , entelektüeldi, merhametliydi, özel hayatı kendisini ilgilendirir yorumu bu gün  yapılmazdı .

 

Medya işbirliğini de  biliyoruz , jeton geç düşsede.

Karnabahar çiçeği ‘entelektüel yüzsüzlük’ kamuflajıyla akılsızlara  tarih yazıyor aklı sıra  , elbette o sadece küçük bir parça   ama atom da zerre fakat  patlatıyor  bu da iyi patlattı altında kalacağını hesaplamadı .

Atatürkçü değilmiş , herhalde değil ,  Atatürk devrimciydi bu ise eklemlenmeci zaten bu lafları  bize söylemiyor duymasını istedikleri ise duymuyor .

 

Bu uzun süreçte  ‘Sanat’  yerine koydukları hiç bir şey bir iki istisna dışında onlarda bunların dışladığı ,  kalıcı olmadığı için de tekrarı    bıkkınlık verdi .

Halk izlemiyor , ne yapılsa boş , Fatih Bey doğru söylüyor . Bunun düzeltilmesi basit bir iş değil bozanlarla da olmaz.

 

Bu işten sadece kendileri gibi döküntülükler  para kazandı   ise de şimdi ; ‘ Allah Razı olsun bize konser verdirdi devlet ‘  dediklerine göre bu ‘Sanatçı’ larda değilmiş   kazananlar  .

‘Sanatçı’ ların  meğer çoğu  kötü durumdaymış , kimi ev almış taksitler ,  ekmek parası için lokanta açanlar.. .zaten yardım olmasa veya belediyeler  olmasa tiyatro yok , filim yok …çalışanların hakları , sendikalar pardon , duyamıyorum .

 

Bu haldeyken  sanatçıların asıl meseleleri  nasıl   halk, memleket ,   şimdi   kapılarını avukatlara kapatan Ankara  olsun  ,

ülkenin derdiyle alakaları yok ,   sanat adına konuştuklarına bakmayın onunla da  alakaları yok .

Medyanın ucubeleri yıllarca  politikacılarla yarıştılar , yalaş bulaş oldular ,  aynı umursamazlıkta ….

Coştular  ,  şimdi bıraksan tersine mübadele yapacaklar bile çıkacak neredeyse .

Bu süreçte hiç bir konuda utanma arlanma aranmaz oldu .

 

Karşınızda utanmazlar muhatap  olduğu zaman omurgasızlık  olacak iş değildir  ne  Siyaset , ne medya , ne sanatta  

Omurga olmazsa baş edilemez bunlarla  ,

‘ona ayıp’ ,  ‘ bu bizden’ ,  ‘yahu buna gelene kadar’  dersen ne omurga kalır ne yüz .

 

Yıllarca yapılan  asıl algı operasyonu neydi ?

Ancak  Aptallar  namusludur fikrinin kafalara sokulması .  

Akıllılar  :  uyanık , cesur, müteşebbis , yalancı , likayakate ihtiyacı olmayan  insanlardır ,  fikrini yerleştirdiler , bal tutan parmak yaların ötesi bir durum , şantiye oldu ülkemiz şantiye  diye sevinç duydular  .

Fikir adına ne varsa yapılan ,  yazılan çoğu  zaten  çeviriydi ,

Bir medya patronu bana verdiği bir  röportajda biz ‘yabancı kanal’ız diyebilmişti , safiyane ve samimi sözlerdi ,  acaip güç gazına gelmiş güzeller güzeli bu kadın  medya tarihine sadece  bu cümleyi delil bıraktı gitti halbuki çok şeyler yapabilirdi , belkide istediği buydu bilemem.

Yıllarca sistemli biçimde yalanlara alıştırdılar izleyiciyi , kazandık zannettiği pek çok şey var ,Dominikte kumda oynayıp kıçına çöp batmayanlara kapıldı gidiyor izleyici  .

Şimdi kamu yayıncılığını inkar ile  kurtarabileceklerine inananlar ayrı  , tercih meselesi imiş  bu kadarı iyi cesaret  muafiyetleri var herhalde !

 

Artık yalan ucsuz bucaksız , kimi zaman dudaklardan kimi zaman gözyaşlarından dökülüyor .

İyi , güvenli  yaşamı, demokrasiyi parayı sevdikleri kadar sevmediler.

Bir avuç insan bunlar.

Parayla ne övündüler  Yarabbim , hala parayla alabildikleri aşk, ev ne varsa teşhirdeler .

Müzik  ise  hiç bir anlam ifade etmedi , heykel, resim de , bakmayın bir iki galeriye , resimsiz , heykelsiz sinema tahıl, süt, yumurta bakliyat filimleri tatsızlığı ve elalemden  öykünürken ne tıkınırlarsa oldu.

Geçmişi   şekillerken  bilgelik öyküleri   yerine tarihin kanlı savaşlardaki cinayetleriyle  övündüler ,

Şimdi çocuklarımıza doğru eğitim verip yetiştirecek olan öğretmenlere insanca yaşabilecekleri parayı vermekte  cimri ama ne kadar cavalacoz varsa zengin olmuş bir ülkede yaşıyoruz.

 

Bu  pisliklerde pay sahibi olanlara neden yaptın sorusunu sormak abes.    Ayrıca neden uğraşalım bu manyaklarla  hayat iyi insanlar için güzelliklerle dolu .

Bu gün baba dostum kuyumcu , tasarımcı , yelkenci , alaturka piano nun  notasız  icracısı , en kötü halinde bile beni yanlız bırakmayıp silkeleyen , doğruyolu gösteren kıymetlimiz Rıdvan Gürün’ü toprağa verdiler. Artık başka bir diyarda yelken açıyor .

Halden anlayan bir insan , mücevher , minelerde kusursuzluğu arayan bir sanatkardı . Şimdi müzesinin otoparkında yatıp kalkıp eserlerine bakmaya doyamadığı Rene Lalique , kıymetli eşi Prof. Rezzan Gürün ,babam  , İ.Y.K dan diğerleri  ve pek çok sevdiği  onu karşılamış olmalılar , hastalık kolay değildi , ama gitmek istedi sanki , Sinan Hoca , yeğeni  Deniz , işi gücü bıraktı  her gün beni yürütüyor dediği sevgili  Orhan,  eşi Çimen ve bütün Gürün’ler ve  dostlarının başı sağ olsun .

Etrafına güzellikler veren bir insandı keşke yaşasaydı , keşke küsüp gitmeseydi .

Ve şimdi hayat devam ediyor ,

Neden , niçin ile  kaybedecek vakit yok ,  gereği ve yapılması gerekenler yapılır kalkarız ayağa , bir ölüme çare yok .

Aynı hataları yapmamak   çok mu zor yahu

İki günlük ömürde gözümüzün önünde el birliğiyle saçmalayanlara  hele medyadakilere ,  ‘artık  çekil kenara’  demek , çok mu zor , hayret bir şey .

Bunlar ;   birisi  ‘ in ordan’  demeden kımıldamazlar, meyva ağacına çıkmış yemeye doymayan arsız çocuklar gibiler bir yandan yiyor doymuyor bir yandan …neyse yakışık almaz.

Bu ülkede namuslu olanlar sadece aptallar mı  kaldı yoksa ?

Yakışık Alanlar Kayda Geçsin Saygıyla Efendim