KAYDA GEÇSİN

Siz bu güne kadar Kabataş Yalanları için özür dileyen birini hiç duydunuz mu ?

Ben hata   yaptım, bu yalana ortak oldum diye özür dileyen  var mı  ?

Özellikle başörtülü kardeşlerimizden ÖZÜR DİLEYEN ‘Bir nifak  uğruna  sizi kullandım , kendi ikbalime   bahane ettim pişmanım’ diyen , yalana bir kere olsun tövbe eden  var mı , neredesiniz Müslüman Canlar , nedir bu hiç bir şey olmamış gibi istifini bozmama hali , çok ‘cool’ mu olduğunuzu sanıyorsunuz , yoksa ‘karşı’ tarafın üstünüze gelmeme halinden mi yararlanıyorsunuz .

Allah için bir tek Cem Küçük ta başından bunun yalan olduğunu yazdı.  

 

Başörtüsü olmayanlara , sizleri başörtüsü düşmanı gibi gösterip ‘ iftira attım, özür dilerim ‘ diyen  var mı ?

 

Yoksa Kabataş olmayınca  uyanıklık edip kendi üstünden ‘Bana bağırdılar, arkadaşıma soyun ‘dediler tarzı ıspatsız laf atmalar mı akıl edildi,

İstanbulda başı örtülü örtüsüz her kadına örtüsüzlere daha yoğun biçimde tahrik olup laf atan ayılarla yaşıyor kadınlar hemde yüzyıllardır  itaat edile edile insan ayısı oldular. Pandik bunların icadıdır dahasını yazmaya terbiyem müsaade etmez.

 

Kadınların  hamile iken sokağa çıkışını  yasaklayan adamı  ‘TRT de konuktu istediğini söyler’ diye güya fikir, söz hürriyeti bağlamında savunabilen ve sonra söz konusu şahsın  TRT de zaten konuk değil ücretli program katılımcısı olduğu ortaya çıktında bu sözlerinden dolayı   Özlem Hanımın  özür dilediğini  duydunuz mu ?

 

Özür dilemek erdemdir, pişmalık vicdan temizlenmesi, arınmadır.

 

Elbette özür dilenir ama,

Kendini imtiyazlı gören bu ülkeyi köpeksiz köy zannedip deyneksiz dolaşan   ve yaptıkları hatalardan özür dilemeyen   hadsizlerden üstüne üstlük  kim niye özür diliyor anlamak mümkün değil .

 

Başörtülü haysiyetli kadınlarla  kendini özdeşleştirmeye kalkan başörtülü  yalancılardan özür dilemek her başıörtülü kadına hakaret ve onları yalan rüzgarına terk etmek demektir .

Başörtüleri nedeniyle eğitim haklarının  ellerinden alınmasından daha da berbat incitici  bir durumdur.

 

İktidarın  her başörtülü kadını  saydığı , sevdiği  diğer kadınların eşiti gördüğü filan yok  ne yaparlarsa yapsınlar kendi doğrularını söyleyen başörtülülerini seviyorlar, onlar  yalan söylesede mübah sayılıyor .

 

Hal  açık seçik böyle iken ,  muhalefet örtülü örtsüz kadınlara saygı  gösterip kadın sorunlarını ayırım yapmaksızın bütüncül ele alırken ve kadınların tümüne  destek vererek  sahip çıkarken özür dilememiş hiç  bir Kabataş Yalancısından  sırf başörtülüleri  karşımıza  almayalım mantığıyla özür dilememelidir .

 

 

YAPTIĞINIZ HATA İÇİN   özür dilemek önce  ;

  ‘ Üzgünüm , özür dilerim ‘  cümlesiyle başlar, sonra yaptığınız yanlışın ne olduğunu açıkça anlatır  ve  sorumluluğunu üstlenirsiniz , ve özür diler bir   daha yapmayacağınıza söz verirsiniz.

Tövbenin şartlarıda belli , açın ‘Ikra’ derim.

Kabataş Yalancıları  bunları yaptı mı  ?

Hayır.

Bilhassa kadınlarla ilgili,   kadınlardan dileyecek o kadar özür varken , öldürülüyorlar yahu , başörtüsü istismarcısı  tövbe etmemiş  Kabataş Yalancılarından  özür ne demek ?

 

Kadın şiddet uygulayan  eşini şikayete etmiş, dinleyen kim , öldürülmüş.

Polise şikayet etmiş, eşindir diye barıştırılmış , öldürülmüş.

Baba evine  kaçıp  koca şiddetinden sığınmış , kocandır diye geri yollanmış öldürülmüş.

Çocuğunun  önünde sokak ortasında kocasından dayak yerken yanından geçip dönüp bakmayan insanların  yaşadığı bir ülkede özür dileyecek kadın olarak ‘Mağdur’ Özlem Zengin Hanımefendiyi mi buldunuz, Vallahi  yüzyılın en kibar muhalefetiyle  karşı karşıyayız  , aferin size.

 

Olmadı ,

Kin tutmayalım , acılarımızı intikama çevirmeyelim ama aynı zamanda unutmayacağız da , özellikle yaptıkları hatalarda ısrar eden, özür dilemeyenlerden sonra her gün bize şikayet ediyorsunuz  belediye etkinliklerinde zaten bu belediyeler etkinlik yapa yapa etkinliğini kaybedecek.

 

Özür dileyenler ;  kendilerini eleştirilere, aşağılanmaya , kafasına kakılmaya ya da büyük bir kucaklaşmaya açarlar.

Özür ,  affedilmek isteyen bir kalbin cesaretidir ,

Doğru ve gerçeğe atan kalplerin huzurudur ,

özür  dilerler , tövbe ederler  ve önce kendileri  huzur bulurlar .

Belki  geçmiş düzelmez ama geleceğe bir adımdır  hele milletvekili olmuş insanlar vicdanlarından hiç kaçmamalıdırlar.

Özlem hanım hepimizin milletvekili olmayı herşeyden üstün tutuyorsa özür dilemeliydi , kendine özür bekle , özür dilet  ama  başkalarından dileme , sonra da hiç b,r şey olmamış gibi istifini bozma  ,  olmadı yakışmadı .

Muhalefete de yakışmadı .

Dilenmeyen  Özürler Kayda Geçsin  , Elimizden Gelen Budur  necefugurlu@gmail.com