KAYDA GEÇSİN

Kadınlara erkekler tarafından  verilen  rahatsızlık , saldırı sadece seksle sınırlı değil , artık kendi fikrinden olmayan kadınlara televizyon tartışmalarında  erkek  saldırıları izliyoruz  , bu  yanlız kadını değil her iki cinsiyeti de aşağılayan , küçük düşüren , kabul edilebilir , sürdürebilir bir durum olmadığı gibi kadınlara  karşı daha büyük  saldırganlığı tetikleyebilir .

Envai çeşit yakıştırma , iftira ile kadınların başı örtülülülerini koruyup diğerlerini harcama teşebbüsünde bulunan gafillere haddini bildiricek olan başı örtülü , açık bütün kadınlarımız ve bu rezalete seyirci kalmayı insanlığına sığdıramıyacak erkeklerimiz .

Maalesef mevcut durumun  vahametini   televizyon moderatörleri hala anlamadılar, anlasalardı bir kadın katılımcıya ‘sen’ diye hitap eden, vücud dilini kullanma ötesinde hiç bir maksat taşımayan el hareketlerine ‘el kol hareketi yok’ diye tehditler savuranlara  tahammül etmez derhal gerekeni yapar  konuktan özür dilemesini ve kadın konuğun  özrü kabul etmediği  takdirde rahatsız eden  konuğun   stüdyoyu terk etmesini isterdi .  

Bir kadına  ‘O bana  öyle derse, bende böyle derim’ tarzı mantık ise bir beyefendinin aklından geçmez.

Biz programlara ‘Beyefendi’ çağırmıyoruz , tercihimiz bunlar   demek ise kamu yayıncılığına sığmaz .

Maalesef CNNTürk’de izlediğimiz Elfin Tatatroğlu’nun başına gelenlerin benzeri böyle bir durum . CNN logosuna hiç yakışmadı .

Elfin Tatroğlu zerafeti, aklı , birikimi ile kendisine yakışanı korkusuzca yaptı ve programı terk etti. Buyrun kendi aranızda konuşun şimdi beyler dedi adeta.

Gelelim kadınlara tahammülsüzlük , didişmenin geldiği noktada hiiç itirazı olmadan yayılmış,  bu düzenden sefa süren işbirlikçi kadınların iftiralara iştirak bile ettiklerini üzülerek görüyoruz ,  Kabataş bir örnektir , başı örtülü olan olmayan Maaşallahları var .

Kadınların fikirlerinden dolayı  öldürüldüğü , itilip kakıldığı , tartaklandığı  işkenceler gördüğü düşünülürse  kınadığımız ikna odalarında öyküleri olanların bu duruma itiraz etmeyip kendi kişiliklerinin  başörtüsü , ikna odalarına sınırlandırılmalarına  razı olmaları , susmaları   çok acı verici.

İstisnalar kaideyi bozamıyor.

Kadınlarla , ‘ madem eşitiz ‘  bahanesi ile erkeklerin  güreş tutması   orantısız güç kullanımının en aşşağılığı  olmalı , bir tartışma programında bunları görmezden gelip siyasi görüşü farklı da olsa ortak maço yanı ağır basıp  susanlar ise  bu toplumu utandırıyorlar , hiç mi itiraz eden yok diye insan yerin dibine geçiyor .

Seks ayrımcılığına dayanan taciz, saldırıların utancı erkekleri de yaralıyor , kas kuvvetine dayanan kabalık , güç , kadın düşmanlığını derinleştirirken erkeklerin  ‘ hipermasculinity ‘ durumu  ise ayrı sorun Kas , baklava geliştirmeyle erkek olunabileceğini sanmaları içler acısı ,çok da yaygınlaştı dikkat edin dizilerde bilhassa erkek çocuklarda  travmalara neden olacak  vucut  şişirmeler rol model olmaya başladı .

Erkekler arasında  kadınlar üzerinden  ‘sayı’ yapma aklı kıtlığı , kadını trofi gibi görmek , porno merakı , şiddet içeren pornolarda artış , kadın düşmanlığının kadınlar arasında boyutu , kıskançlığın ne pahasına olabildiği ve bütün bunların pedofiliye katkıları  ne ölçüde artık açıkça  tartışılmalı bilinmeli , homogolos dayılıklarıyla olmuyor , rezil oluyoruz..

Erkek  çocuklara nasıl erkek olacakları  hususunda  verilen  kadını ezmeye , istediğini  yapmaya dayalı porno kültürü eğitimi  benlik saygısını yok ederken elbette dünyada  değersizleştiklerinin , beş para etmez insanlar  olduklarının farkında  olmamamaları imkansız ,   utançlarının inkarı ile daha nereye kadar yol alabilecekler .

Çocukların geleceği için  onları toksik utançlardan korumak iyi ebeveynliğin, ülkeyi iyi yönetmenin  gereği değil mi ?

Kız çocuklarına  ise geleceklerinin  erkeklerin hoşuna gitme, takdirini kazanma ile parlayacağını öğretilmesi  dış görünüşü en önemli değerleri haline getiriyor  , yoksa o kadar silikonla uğraşırlar mı ! Becerileri, yaratıcılıkları, yetenekleri , liderlikleri  bahis konusu bile değil. Erkeklere seksi görüneceğiz diye ne ağız kaldı ne burun ne kaş yahu . Elfin Hanımın  duyduğu rahatsızlık bütün kadınların rahatsızlığı olmalı , o kendi ayakları üzerinde duran , stüdyoyu terk edecek güç ve haysiyette bir kadın , incinse de  incitmedi , ama geçiştirilecek , susulacak bir olay değil . Çok üzüldüm.

Üzüntüm Kayda Geçsin Elimden Gelen Hüzünleri Kayda Geçirmek Saygıyla Efendim