Ordunun yapısı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde iyiden iyiye değişti. 15 Temmuz 2016 öncesinde de başlatılan değişim bu tarihten sonra tavan yaptı. FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında esir alınan Genelkurmay başkanı Org. Akar Milli Savunma Bakanlığı'na getirildi ve ondan sonraki 1. Başkan gölgede kaldı. Kuvvet komutanları ve 2. Başkanın ise esamesi bile okunmuyor. 

Askeri okullar, lise, harp okulları ve akademi de değişimden nasibini aldı. Jandarma artık İçişleri Bakanlığı'nda tamamen. Genelkurmay'ın gücü ve etkinliği azaltıldı. Yalnız son dönemdeki bir değişiklikle Genelkurmay başkanlarının 65 yaşından sonra da göreve devam etmelerinin önü açıldı.

KULİSLERDE KONUŞULANLAR

Bu Yüksek Askeri Şura’da Org. Yaşar Güler'in görev süresinin bir yıl uzatılabileceği kulislerde konuşuluyor. Keza Hava ve Deniz'de de mevcut kuvvet komutanlarının görev sürelerinin uzatılması kulislerde dile getiriliyor. 

Yalnız derin kulislerde konuşulan ve bendenizin kulağına kadar gelen bir kulis bilgisi daha var: "Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Hasan Küçükakyüz'ün Genelkurmay'a gelmesi sözkonusu" ediliyor bazı mahfillerde... 

Türk ordusunun geleneğinde Genelkurmay başkanının daima Kara'dan gelmesi söz konusu. Bu yüzden kulis bilgilerine itiraz ettim, daha önceki hevesleri ve sonuçlarını hatırlattım ama kulislerde konuşulanları taşıyanlar da iki karşı argüman öne sürdü: 1) Devir, AK Parti devri, R.T. Erdoğan'ın devri; o yüzden her şey olabilir cihet-i askeriyede. 2) Artık günümüzde kuvvetler içinde güç dağılımı değişti. Kara, konvansiyonel bir olası savaşta önemli ama savaş artık konvansiyonel olmaktan çıkıyor. Bu yüzden bir havacı neden gelmesin Genelkurmay'a? 

YAKIN SİYASİ TARİHE BAKINCA...

Şöyle bir yoklayıp belleğimi, yakın siyasi tarihe baktım; "Uçan General" lakabıyla maruf havacı orgeneral Muhsin Batur'un 12 Mart öncesinde nasıl Genelkurmay'a çıkma hevesini ortaya koyduğunu hatırladım. 

Keza, çok da uzak olmayan bir zamanda bu kez yine havacı orgeneral H. İbrahim Fırtına'nın kendisi için değil ama birgün Hava'dan bir orgeneralin Genelkurmay'a geleceği kurgusuyla yaptığı alegorik okul konuşmasını da hatırladım. 

Bir de "imalat" haber hatırlıyorum 28 Şubat döneminden; Radikal'in askeri konulardaki muhabiri Evren Değer (Babası ünlü emekli askeri yargıç, Oltadaki Balık Türkiye kitabının yazarı Emin Değer) "Erkaya'ya Genelkurmay yolu açıldı" başlığıyla bir haber kaleme almıştı. Malum, Oramiral Güven Erkaya, 28 Şubat döneminin Deniz Kuvvetleri Komutanı, yani Deniz'dendi. 

BAKALIM ERDOĞAN HANGİ FORMÜLÜ DEVREYE SOKACAK?

Bakalım kulislerde konuşulanlar ne kadar doğruyu yansıtıyor? Yoksa "imalat" mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK'da bir alışılmadık işe daha girişip Of cenahından Hava'cı Küçükakyüz'ü mü taşıyacak Genelkurmay'a, yahut Org. Yaşar Güler ile devam mı edecek? Veyahut başka bir formül mü benimseyecek?.. 

Şu notu da düşeyim; Org. Küçükakyüz silik bir karakter; hatta yanlış hatırlamıyorsam albaylıktan tuğgeneralliğe son sıradayken getirildiğinde kendisinin bile şaşırdığı emekli askerlerin mahfillerinde konuşulan bir şey... Fakat onca sınıfının birincisi, ikincisi; ilk sıradan general-amiral olanların kumpas davalarıyla TSK'dan elemine edilip daha vasat olanların ve FETÖ'cülerin önünün açıldığı bir Türkiye’yi hep beraber yaşamadık mı? 

BİR FETÖ'CÜ HAVA ORGENERAL NEREDEYSE GENELKURMAY BAŞKANI OLACAKTI!

Hava'cılardan konuşmuşken gel de hatırlama ve hatırlatma şimdi! Zamanın Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk'ün yerine başkası atanıyor fakat Org. Öztürk yaş haddi dolmadığı için emekli edilmek yerine YAŞ Üyesi yapılıyor!  Oysa bu teamül 60'larda vardı, çoktan geride kalmıştı. FETÖ başaramadı ama başarsaydı Org. Öztürk muhtemelen Genelkurmay başkanı olacaktı! 

Kim, kimler bu FETÖ kontrolündeki havacı orgeneralin emekli edilmek yerine YAŞ Üyesi olması kararını imzalayanlar? Kimler onun ne maksatla kuvvet komutanlığından sonra bu pasif görevi istemesine uyanmayanlar? Hem de damadının da kim olduğunu bile bile! 

YAŞ yaklaşırken, kulisleri ve olabilecek gelişmeleri aktarırken bu soruları da sormamazlık olmazdı. 

ORDU SİYASETTEN UZAK TUTULMALI, ULUSTAN KOPARILMAMALI

Türk ordusu, tehlikelerle çevrili Türkiye’mizin göz bebeği olması gereken bir kurum. Üzerinde titremek, milli vasfını korumak ve parti devleti heveslerinin de uzağında tutmak gerekir. Kaynaklarını ulusa dayandırdığı ölçüde, askerlik mesleği öncesinde eğitimini askeri standartlarda yaptığı ölçüde, siyasetten uzak tutulduğu ölçüde daha güçlü olacaktır. 

Yine YAŞ öncesinde bu notları da düşmesem olmazdı.