Gıdadaki Fahiş Fiyatın Sorumlusu Kim?

Türkiye’de gıda fiyatları küresel nedenlerle artmıyor. Gıda fiyatları bir gösterge.

A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Demokrasiden ne kadar uzaklaştığımızı, bilimi temel almayan gıda politikalarını, hukuksuzluğun geldiği noktayı ve insan hakları ihlallerini gösteren bir uyarı levhası bu. Parayı gıdanın kendisine değil, bu yanlışlara ödüyoruz.

Gıda Enflasyonunu Hukuksuzluk Yükseltiyor

Pandeminin yol açtığı ani ve keskin ekonomik krizi 2025'in sonu itibarıyla dünya geride bıraktı. Dünyadaki gıda fiyatları 2020 seviyelerine dönmeye başladı. Bu süreçte neler yaşanmadı ki: Ukrayna-Rusya Savaşı çıktı, Suriye'de Esad devrildi, İsrail Filistin'de soykırım uyguladı, İran'la savaşın eşiğine gelindi. Amerika'da kongre basıldı, Çin’le aralarındaki ekonomik bilek güreşi sertleşti. İngiltere AB'den ayrıldı.

Bütün bunlara rağmen, bize anlatıldığı gibi hiçbir ülkede market rafları boş kalmadı. Enflasyonu, bizim ülkemizde yaşadığımız hızda yaşayan başka bir ülke olmadı. Bizim dışımızda, dünyada alım gücü ciddi bir değişiklik göstermedi. Ayçiçek yağı, buğday ve şekerin dünya fiyatları 2020‑2021 düzeylerine geri döndü. 2022’de bir anda 1,6 ile 3,1 kat arası yükselmiş olmasına rağmen.

Bizdeyse buğday, şeker, ayçiçek yağı durmadan zamlanıyor. Asgari ücret konuşulmadan etiketler bir kez daha değişecek. Temel sorunlardan biri, iktidarın gıdayı sadece bir ticaret alanı olarak görmesi.

Gıda Alanında İnsan Hakları Çiğneniyor

Elbette gıda, dünyanın her yerinde ticareti yapılan bir ürün. Ancak gıda hakkı dediğimiz kavram tam da bu yüzden var. Gıdanın ne kadar ticari olabileceğini belirlemek için. Ülkeler uluslararası anlaşmalarla belirlenen asgari şartlara uymak zorunda. Hatta kendi vizyonlarıyla bu hakları daha da ileri taşıyabilirler. İngiltere'nin, Fransa'nın, İsviçre'nin, Hindistan’ın gıdaya bakışı bu yüzden birbirinden farklı.

Bizdeyse gıda hakkımız açıkça çiğneniyor. Bu ihlalleri bazen yanlış gıda politikalarıyla yapıyorlar, bazen sosyal devlet ilkesini yok sayarak yapıyorlar, bazen de yargının bu alanı denetimsiz bırakmasıyla yapıyorlar. Devletin güvenli ve sağlıklı gıda sorumluluğu kağıt üzerinde kalıyor. Yıllar içinde kamu kurumları özelleştirildi. Devlet sahadan çekildi, gıda bütünüyle piyasaya bırakıldı.

Dünya genelinde gıda fiyatları düşüyor. Fiyatların birkaç katına katlandığı 2022’de dünya genelinde enflasyon kayda değer biçimde yükselmedi. 2022’de dünyada artış bir birimse, bizde on birim oldu. Dünyada düşüş başlayınca bizde düşmedi. Tam tersine kıpır kıpır yukarı gitti. Gıdanın küresel fiyatı dolar bazında değerleniyor. Fiyatlar dolar bazında düşüyor. Ama bizim paramız, dolar bazındaki bu düşüşten çok daha hızlı değer kaybediyor.

Gıdada Fırsatçılık Artıyor

Devletin gıda işletmeleri kalmadığı için, gıda fiyatlarını düzenleyemiyor. Kalan az sayıdaki kamu işletmesi de isim haklarını özel sektöre satarak bu ticarileşmeyi hızlandırıyor. Geldiğimiz noktada, ülkemizdeki gıda güvenliği standardına artık sermaye sahipleri karar veriyor. Bu yüzden İstanbul'daki standartla Van'daki veya Şırnak'taki bir değil. Hatta İstanbul içinde bile Kadıköy'deki standartla Gaziosmanpaşa'daki standart arasında uçurum var.

Gıda ticareti artsın, birileri daha çok kazansın diye gıda hakkımız çiğnendi, gıda güvenliğimiz yok sayıldı ve sermayenin önü sonuna kadar açıldı. Maalesef işler toparlanması zor bir noktada. Kimse elde ettiği fahiş kârdan vazgeçmek istemiyor. En acısı da sermaye bu adaletsizliğin yarattığı pastadan daha çok pay alabilmek için saldırıyor.

Etiketler
gıda Fahiş Fiyat