Gıda Güvenliği Krizinden Çıkış Yolu: Neden Acil Bir Gıda Kurultayı Şart?
Ülkemizin gıda konusunda ne kadar ciddi sorunları olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak inanın, bugün konuştuklarımız buzdağının sadece görünen kısmı.
Suyun altında, görmezden gelinen çok daha derin yaralarımız var. Bir yanda koltuk sevdasıyla gerçekleri maskeleyenler, diğer yanda "anlatsam da kim dinler?" diye içine atan, derdini söylemekten çekinen yurttaşlarımız ve emekçilerimiz var.
Bir de mesleklerin birbiriyle konuşamaması, o boşluktan sızan çıkar grupları ve lobiler gerçeği var. Artık buna bir dur dememiz gerekiyor.
Gıda Krizinin Kök Nedenleri: Lobiler ve Liyakatsizlik
Kurultaya giden yolu iyi planlamalıyız. Gıdadaki bütün dertlerimizi, eksiklerimizi, hatalarımızı şeffaflıkla ortaya dökelim. Ama öyle dostlar alışverişte görsün diye yapılan, ajanslara paraların saçıldığı, bol bol fotoğraf çektirip ayrıldıkları o süslü toplantılardan bahsetmiyorum. Bu buluşma günlerce sürmeli. Gıdaya kimin eli değiyorsa; tarladaki amca, üniversitedeki hoca, fabrikadaki işçi, konuşmalı.
Böyle hayati bir meselede, temsilci veya delege usulü işlemez. Araya aracılar girince asıl sorunlar sümen altı ediliyor, iş güç gösterisine dönüyor. Bu kurultaya giden yolda önce tarlalarda, fabrikalarda, köylerde toplanalım. Sorunları yerinde konuşalım.
Masada kim mi olmalı? Gıdaya dokunan herkes. Meslek odaları, sendikalar, dernekler, alın teri döken emekçiler ve bilim insanları. Hiçbir ayrım gözetmeden, "sen bizdensin, o ötekinden" demeden herkesi o masaya doğal bir üye olarak oturtmalıyız. Herkese eşit süre, herkese eşit söz hakkı vermeliyiz.
Çözüm: Bilimin Işığında, Oy Birliği ile Eylem Planı
Elbette herkesin kendine göre bir çözüm önerisi olacaktır. Ama pusulamızı bilim yapmalıyız. Bilimsel temeli olmayan, akla mantığa uymayan önerileri bir kenara bırakmalıyız. Masada kalan doğru çözümler üzerinde, oy çokluğuyla değil, oy birliğiyle anlaşmalıyız. Çünkü oy çokluğu kutuplaşma yaratabilir. Kucaklaşmamız ve ortak akılda buluşmamız gerekiyor.
Bu uzun ve yorucu yolun sonunda aldığımız kararlar, kütüphane raflarında tozlanacak raporlar olmamalı. Bu kurultaydan çıkan ortak kararlar, Meclis'e gönderilen birer kanun teklifi sayılmalı ve eksiksiz uygulanmalı.
Böyle köklü bir buluşmayı kurumsallaştırmalı, elli yılda bir yapılacak kadar büyük ve kapsamlı bir sözleşme gibi kurgulamalıyız. Gıdadaki tüm sorunları ortaya döküp, çözerek ilerlemeliyiz.