Ali Taştan yazdı: Öğretmenler odası bölündü

Öğretmenlik Meslek Kanunu Şubat ayında yürürlüğe girdi. Bu konu üzerinde çok yazılıp çizildi. AKP’ye yakın sendika bile meslek kanununun içeriğine karşı çıktı. Ancak AKP geri adım atmadı ve kanunu TBMM’den geçirerek yürürlüğe soktu.

Bunun üzerine, MEB uzman ve başöğretmenlik ile ilgili bazı adımlar attı. Uzman Öğretmenlik sınavına girebilmek için 180, başöğretmenlik sınavına girebilmek içinse 240 saatlik bir program hazırladı. Bu programları da Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden yayınlamaya başladı. Öğretmenler bu programları yaz tatilinde izleyip bitirdiği takdirde sınava girme hakkı kazanacak. Bu sınavlardan yüksek lisans ve doktora yapanlar muaf tutuldu. Tabi burada formasyon programı kapsamında alınan eğitimlerinde yüksek lisans sayılması eğitim fakültesi mezunu öğretmenler sonradan formasyon alıp öğretmen olanlar karşı karşıya getirildi.

ÖĞRETMENLER ODASI BÖLÜNDÜ

Kanun uygulanmadan öğretmenler odası bölünmüş oldu. Bu kanunun Anayasaya, İLO sözleşmesine aykırı olduğu hususunda yüzlerce açıklama yapıldı. Ancak bu açıklamalara MEB kulağını tıkadı.

Uzman ve başöğretmenlik için yaklaşık 600 bin öğretmen başvuru yaptı. MEB hazırladığı ders videolarını yaz tatilinde izlenmesi için talimat verdi. Şimdi MEB’in yayınlarına baktığımızda ortalama 20 dakikalık videolar bulunuyor. Uzman öğretmenlikte 180 (60 saat), başöğretmenlikte 240 (80 saat) video bulunuyor. Öğretmenler uzmanlık için günde 5 video izlese 36 günde tamamlayabilir. Başöğretmenlik için yine günde 5 video izlese 48 günde tamamlayabiliyor. Ayrıca kasım ayında yazılı sınavlar yapılacak. Şimdiden öğretmen arkadaşlarımız 1 Eylülden sınav tarihine kadar nasıl izin ve rapor alacağını planlıyor. Geçmişte yapılan sınavlar öncesi okulların boşaldığını hepimiz hatırlıyoruz. Bir tek MEB hatırlayamıyor.

Öte yandan MEB öğretmenlere 8 GB’lık internet paketi verdi. 16-17 video izleyince bu paket bitiyor. İnternetini, bilgisayarını ve diğer donanımlarını kendin al diyor. Öğretmen arkadaşlarım okulda kullandıkları tahta kalemlerini bile cebinden alıyor. Ancak MEB’e göre ülkemiz eğitim alanında başarıdan başarıya koşuyor.

PEKİ ÖĞRETMENLER BU DERSLERDEN FAYDALANABİLİYOR MU?

Yaz tatilinde öğretmenler işi gücü bıraktı ÖBA’dan ders izlemeye çalışıyor. Açık söylemek gerekirse haklı olarak çoğu bilgisayarını açıp öylece bırakıyor. MEB bu zulmü öğretmene üç kuruş para vereceğim diye dayatıyor. Aynı işi yapacak olan öğretmenler arasında kademelendirmenin olmayacağını düşünmüyor.

Bu arada Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Sayın Engin Altay meslek kanunu ile ilgili bir açıklama yaptı. 2-3 cümlede meseleyi çok güzel özetledi. Altay, Milli Eğitim Bakanına bir çağrı yaptı. Ayrıca öğretmenlere de bir mesaj verdi. CHP’li Altay özetle “…Öğretmenlik zaten bir uzmanlık mesleğidir, uzmanlıktır kendisi. Uzman öğretmen, başöğretmen, kategorize ediyoruz. Buradan öğretmenlere sesleniyorum: Hiç kendinizi yormayın kardeşim. Bu programa katılmak için yaz tatilini kendinizi heder etmeyin. Biz iktidara geldiğimizde uzman öğretmenlik, başöğretmenlik gibi bu ucubeliği kaldıracağız. Ne yapacağız? Öğretmenin rütbe ihtiyacı yok. Öğretmenliğin kendisi zaten uzmanlık mesleğidir. Eğitim-öğretim tazminatını arttıracağız, Cumhuriyet Halk Partisi sözüdür ve uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sistemini kaldırıp çöpe atacağız…” dedi.

Grup Başkanvekili Sayın Engin Altay’ın açıklamaları öğretmenleri bir nebze de olsa rahatlattı. Bu işi takip eden ve detaylarına hakim olan siyasetçilerin var olduğunu ortaya koydu. Tabi, Sayın Engin Altay’ın öğretmen kökenli bir milletvekili olması, eğitimle ilgili konulara yakın ilgi göstermesi, net bir şekilde meslek kanununa hakim olması öğretmenlerin sorununun gündeme gelmesine neden oldu.

Her şeye rağmen var olan öğretmenler odasındaki çalışma iklimi bozuldu, öğretmenler ast, üst olarak ayrıştı. Öğretmenler hiçbir dönemde böyle bir itibar kaybı yaşamadı…