Her yerel seçim öncesi siyasi partilerin üzerinde en çok düşündükleri kentler İstanbul, Ankara ve İzmir olmuştur.

Özellikle İstanbul, hem iktidar hem de muhalefet açısından büyük önem taşır.

Muhalefet için İstanbul’u almak, bir anlamda iktidar olmaktır.

CHP’nin Ankara, İstanbul ve İzmir konusunda ince eleyip sık dokuyacağını temenni etmişimdir hep.

Ancak son 16 yıldır belirlenen adaylar hayal kırıklığından başka bir şey vermedi.

Edindiğim bilgiler, önümüzdeki seçimde de, yenilgilere olan aboneliğin süreceği yönünde.

CHP yönetiminin özellikle İstanbul ve Ankara için kesinleştirmek üzere olduğu adaylar, yeni bir hüsrana imza atılacağını gösteriyor.

İsimlerini açıklamaya değer bulmadığım bu adaylarda ısrar, CHP’nin zaten sıkıntılı olan seçmen kitlesinde ve parti tabanında büyük tepki toplar.

Daha açık söylemek gerekirse bu isimler, bırakın diğer partilerin seçmenlerini, CHP’lilerin ezici bir çoğunluğundan bile oy alamaz.

İstanbul’dan başlayarak, durumu özetlemekte ve uyarmakta yarar var.

Her hatasının üstünü örttükleri, geri planda dur dedikleri, zaman zaman da allayıp pulladıkları, ama apaçık ortada olan kişiyi İstanbul’da adaylığa hazırlamak, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmayı” planlamak anlamına gelir.

İstanbul gibi bir yerde, bu aday ile “Ne kadar salyangoz satılacağı” ise ortadadır.

Aynı şekilde, Ankara’yı kocaoğlan ile kazanmayı düşünmek, uyurken poposu açık kalanlara has bir rüya olmanın ötesine geçemez.

Aslında rüyanın da ötesine geçer ve resmen bir kâbus olur.

CHP yönetiminin İzmir için kesinleştirdiği aday ise İzmirlilerin, kenti AKP’ye kaptırmamak için istemeye istemeye oy verecekleri türden bir isimdir.

Söz konusu aday, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra kamuoyunda kopacak kıyametlere, tartışmalara ise şimdiden hazırlıklı olmak gerekiyor.

Buradan uyarıyorum, gelin daha vakit erken iken ortada salına salına dolaşan, çevrelerindeki çıkarcıların tebriklerini kabul etmeye başlayan bu isimlerden vazgeçin.

Bulunmaz Hint kumaşı diye yutturacağınızı sandığınız söz konusu adaylar, sadece halkın dışladığı marjinallerden, mezhepçilerden, siyasi feodallerden oy alır.

Bu adaylarınız, kendi köylerinde muhtar bile seçilemezler.

‘Sadakat’ yüzünden değil büyük beceri, birikim, tecrübe ve engin siyasi birikimleri nedeniyle CHP yönetime getirilen MYK üyelerinin, “Aday belirleme çalışmalarımız sürüyor. Halkın her kesiminden oy alarak İstanbul ve Ankara’yı kazanacak en iyi adayları bulmak için uğraşıyoruz” türünden açıklamaları ise hiç inandırıcı gelmiyor.

Sıradan bir CHP’li olarak, bu adayları ben biliyorsam, bilmeyen yoktur ve “Sağ gösterip sol vurma” planınız seçmenden döner.