AKP Tabanında ‘Muharrem İnce Hayranlığı’

CHP, özlediği ve beklediği gerçek bir lidere nihayet kavuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu da, bu gerçeği gördüğü için gereğini mutlaka yapacaktır.

Konuya dönersek, yazılarımı takip edenler, “Siyaset öngörü sanatıdır” sözümü birçok kez okumuştur.

24 Haziran’ın olası sonuçlarını işte bu söze uygun davranarak, seçim öncesindeki yazılarımda aktarmıştım.

İşte o yazılar, bu sütunun altındaki arşivde duruyor.

Muharrem İnce’nin sadece CHP’lilere değil Türkiye’nin tamamına umut olacağını, son kurultay sonrası kaleme aldığım, “İnce Memed’den sonra yeni efsane İnce Muharrem” başlıklı yazıda dile getirmiştim.

Bu seçimi Muharrem İnce kazanamadıysa sorumlusu, son dakikaya kadar Abdullah Gül’ün peşinde koşanlardır.

Bu seçimi Muharrem İnce kazanamadıysa sorumlusu, elindeki 7 kişilik Cumhurbaşkanı adayları listesinde son sıraya koyduğu İnce’yi Kurultayın ardından sahaya sürmeyip, son 50 güne kadar bekleyenlerdir.

Bu seçimi Muharrem İnce kazanamadıysa sorumlusu, 16 yıllık aranın 50 yılda kapanmayacağını bilenlerdir.

Ama Muharrem İnce, insanüstü bir çaba göstererek, siyasi kalitesini ortaya koyarak, pratik zekâ ve hitabet gücünü konuşturarak, CHP’lilerin hasret kaldığı yüzde 30’ların üstündeki oy oranına ulaştı.

Muharrem İnce’nin estirmeye başladığı rüzgâr, önce 2010’dan bu yana Kılıçdaroğlu’nun yarattığı hayal kırıklığı nedeniyle partiden uzaklaşan CHP’li kitleleri etkiledi.

Ardından, son kurultayda Kılıçdaroğlu’nun tekrar seçilmesinin yarattığı hayal kırıklığı nedeniyle kitleler halinde İyi Parti’ye geçenleri, etkiledi.

Son olarak da, kararsız, diğer partiler arasında gidip gelenler ve AKP’lileri etkiledi.

İşte bu yüzden meydanlar CHP’lilerin hasret kaldığı o heyecanlı kalabalıklarla doldu.

Bu durumu, 1 Haziran 2018 tarihli yazımda, “Önceleri Meral Akşener diyenler dâhil hiç kimse artık Muharrem İnce’nin bir rüzgâr estirdiği gerçeğini yadsımıyor. Bunun öncelikli nedeni, son 8 yılda CHP yönetiminin yarattığı hayal kırıklığı yüzünden CHP’den uzaklaşan seçmenlerin, İnce’nin başarılı performansını görüp geri dönmesidir. Hemen söyleyelim, bu kitle Muharrem İnce’ye oy verecek, ama milletvekili seçiminde tercihini CHP’den yana kullanmayacak gibi görünüyor, çünkü parti yönetimine tepki sürüyor…. Muharrem İnce’nin oy oranı artmaya devam edecek. İnce yüzde 30’ları fazlasıyla aşacak” sözleriyle aktarmıştım.

Bildiğim tek gerçek var, o da, kaybetti sanılan Muharrem İnce’nin aslında kazanmasıdır.

İnce’nin başarısı ve aldığı oy oranı CHP’deki tüm taşları yerinden oynatacaktır.

Muharrem İnce’nin ortaya çıkardığı tabloyu hayranlıkla izleyen, yüreğinin pası silinen CHP tabanı, mevcut yönetimi orada oturtmaz.

Muharrem İnce’nin Genel Başkanlığı’ndaki CHP ise Cumhur İttifakını TBMM’de, Recep Tayyip Erdoğan’ı da Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturtmaz.

“Siyaset öngörü sanatıdır” sözünü tekrar ederek, şimdiden vurguluyorum, “Bundan sonraki seçimde, Muharrem İnce liderliğindeki CHP tarih yazacaktır.”

İnce, Cumhurbaşkanı olacak, CHP ise TBMM’de çoğunluğu alacaktır.

Muharrem Bey, bardağın yüzde 31 civarındaki bölümünü doldurmuş, geriye tek başına iktidar için yüzde 19’luk boş tarafı kalmıştır.

O da “Allah’ın izni, milletin isteği ile” dolacaktır.

Ama önce “Seçim çalışmaları seçimin hemen ertesi günü başlar” öğretisine uygun olarak harekete geçip, “Yeni Örgüt ve Yeni Çalışma Modeli” projesi uygulanmalıdır.

Unutmadan söyleyeyim, 50 ilde CHP’nin oylara düşüşe geçmişken, kimse bizden, “Vekil çıkaramadığımız illerden milletvekilliği kazandık” avuntusuyla yetinmemizi beklemesin.

Elazığ, Kars, Karabük, Kastamonu, Kütahya, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat, Şanlıurfa, Karaman, Kırıkkale, Adıyaman gibi illerde CHP vekil kazandıysa, bunu Saadet Partisi ve İyi Parti’nin oyları sağladı.

24 Haziran gecesi AKP Genel Merkezi önünde kutlama yapanların arasında dolaşıp, Muharrem İnce hakkındaki düşüncelerini ve AKP’nin 6 puandan fazla kaybederek yüzde 42’ye gerilemesinin nedenlerini sordum.

Aldığım çok ama çok ilginç yanıt ve değerlendirmeleri ayrıca yazacağım.