24 Haziran’daki seçime sayılı günler kala, tablo netleşiyor.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Mayıs başında yaptırdığı ankette, Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimi ilk turda kazanacak görünüyordu.

Ancak Muharrem İnce’nin seçim kampanyası dengeleri değiştirdi.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun elime geçen son araştırması, bu durumun somut kanıtı.

Ankete göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oy oranı yüzde 50,7’dan yüzde 46,8’e gerilerken, Muharrem İnce, yüzde 21,3’den yüzde 29,6’ya yükseldi.

Anketleri bir kenara bırakırsak, önceleri Meral Akşener diyenler dâhil hiç kimse artık Muharrem İnce’nin bir rüzgâr estirdiği gerçeğini yadsımıyor.

Bunun öncelikli nedeni, son 8 yılda CHP yönetiminin yarattığı hayal kırıklığı yüzünden CHP’den uzaklaşan seçmenlerin, İnce’nin başarılı performansını görüp geri dönmesidir.

Hemen söyleyelim, bu kitle Muharrem İnce’ye oy verecek, ama milletvekili seçiminde tercihini CHP’den yana kullanmayacak gibi görünüyor, çünkü parti yönetimine tepki sürüyor.

Bunu CHP yönetimi de görüyor, ama kalan sınırlı sürede durumu nasıl düzelteceğini bilemiyor.

Muharrem İnce’nin oy oranı artmaya devam edecek.

Hayati hatalar yapılmaz, sadece çevresinde toplananlar değil CHP örgütlerinin tamamımı sahaya inip çalışırsa, İnce yüzde 30’ları fazlasıyla aşacak.

Bu da, seçimin ikinci tura gitmesi anlamına geliyor.

Diğer partilerin samimiyetlerini ise işte o zaman göreceğiz.

Çünkü ilk turda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı duranların yüzde kaçının ikinci turda Muharrem İnce’yi destekleyeceği konusunda ciddi kuşkularım var.

Hele hele bir partinin son günlerde AKP ile girdiği gizli pazarlıklar, dengeleri değiştirecek türden.

Şurası açık, Muharrem İnce seçimini kazanamazsa bile mücadeleden büyük bir oy oranı ile çıkacak.

Bu da, CHP’yi başarısızlığa mahkûm eden yönetim anlayışının sonunu getirecek.

Muharrem Beyin yanındaki duruşum ve desteğim nedeniyle “Ne işin var o yarış tavşanının yanında” diyebilenlerin, sosyal medyada, “Kılıçdaroğlu’nun yanında durmayı tercih ettim” mesajlarını kurultay salonundan fotoğraflarıyla paylaşanların, gelecek gördükleri için direksiyonu aniden İnce’ye doğru kırmalarını inandırıcı bulmadığımı söylemeden geçemeyeceğim.

Meydanlarda müthiş bir performans sergileyene, kendini gazeteci sanan Nagehan gibilerini madara edene dek dudak bükenlerin, aniden Muharrem İnce’ye çark etmesi de inandırıcı gelmedi.

Hatırlatmakta yarar var, genelde CHP’lilerin CHP’lileri takip ettiği facebook ve twitter’da zafer naralara atanlara bakarak kimse şimdiden rehavete kapılmasın.

Unutulmasın ki son 16 yıldaki tüm seçimler sosyal medyada açık ara kazanıldı, ama halka gidilmediği için de sandıkta kaybedildi.

Kendisi gibi düşünenlere mesaj gönderip, yazı ve video paylaşarak yapılan işe seçim çalışması denilemez.

Muharrem İnce, Bülent Ecevit’ten sonra beklenen rüzgârı yakalayan ilk CHP’lidir.

Ama 16 yıldır açılan arayı 50 günde kapatmak için onun yapabileceği de bir yere kadar.

Ecevit’in yüzde 43’lük zaferinde, sahaya inerek, halkın arasına karışıp, yüz yüze çalışan CHP’lilerin olağanüstü çabasının da payı var.

İnce meydanlarda, ekranlarda en az Ecevit kadar etkili olurken, sanal âlemden sevinç çığlıkları atmakla yetinmek, “Bugün de 3-5 mesajı, videoyu, laf sokmayı paylaşarak görevimi yaptım” tatminini yaşamak katkı sağlamaz.

AKP’de medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığının anketine göre, AKP’ye oy veren kesimlerin yüzde 82,7’si A Haber, TRT, Beyaz TV, Kanal 7, Ülke TV, TGRT, AKİT TV, Kon TV vb. izliyor.

NTV, CNN, Habertürk, Fox TV izleyenlerin oranı ise yüzde 11 civarında gözüküyor.

Bu kesimde, Halk TV’ye “bakıyorum” diyenlerin oranı ise yüzde 0,8 civarında.

İşte bu nedenle, sosyal medyada kendini kandırmak yerine, AKP’nin etkisindeki geniş halk kitlelerinin bulunduğu bölgelere gitmek, Muharrem beyin onlara ulaşmayan mesajlarını aktarmak gerekiyor.

Burada en büyük görev, CHP örgütlerine düşüyor.

Peki, bu yapılıyor mu derseniz, birkaç fedakâr örgüt dışında sahada hareketlilik yok.

Maalesef çok büyük bir kesim yarışı, “Kop da gel Muharrem” diyerek tribünden izliyor.

31 Mayıs’ta biten bir anketin sonuçlarını da birkaç gün içinde yazacağım.