Mustafa Kemal’in, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” komutu ile düşmanı darmadağın eden Mehmetçik, 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’de Yunan’ı denize döktüğünde her şeyin bittiği sanılır.

Mustafa Kemal’in İzmir ile yetineceği, diğer bölgelere gitmeye gücünün yetmeyeceğine inanılır.

Böyle düşünenlerin başında Yunan ordusunu Anadolu’ya çıkaran İngiltere vardır. Aslında İngilizlerin hesabı, Türk askerinin İzmir’den kuzeye doğru yönelip, Çanakkale, İstanbul ve Trakya’ya gitmesini önlemekti.

Bunun için de, İzmir’in alınmasıyla Mustafa Kemal’in savaşı bitirdiği havasını yaymaya, Anadolu’da yükselen enerjinin düşmesini sağlamaya çalışıyorlardı.

Ama karşılarında kimin olduğunu Mustafa Kemal bir kez daha İngilizlere hatırlatacaktı.

Mustafa Kemal Paşa, İzmir’deki İngiltere Başkonsolosu Sir Lamb ile 11 Eylül’de yaptığı görüşmede, “İngiltere ile savaş halindeyiz. Bu nedenle İstanbul’daki İngiliz Büyükelçisini ve İzmir’deki Başkonsolosu tanımıyoruz. Büyük Britanya vatandaşlarını tutuklama hakkımız da var. Ama şimdilik bunu düşünmüyoruz”diyecektir.

Mustafa Kemal’in bu sözleri, Lozan görüşmelerinde İngiltere heyetinin başkanlığını da yapan Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a Başkonsolos Lamb tarafından iletildi.

Sıkı bir Yunanistan hayranı ve Türk düşmanı olarak tanınan, Yunan askerinin İzmir’e çıkışını sağlayan Lord Curzon ise İstanbul’daki İngiliz temsilcisi Sir Rumbold’a hemen bir telgraf çekti.

Corzon, telgrafta Rumbold’dan, Mustafa Kemal’in sözlerini yazılı olarak da teyit edilmesinin sağlanmasını istedi.

Rumbold'un Curzon'a verdiği uzun yanıtın şu cümlesi her şeyi anlatmaya yetiyordu; “Mustafa Kemal’e blöf yapılmaz”

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.