Erzurum Kongresi’nin 100. Yılı nedeniyle medyada konu ön plana çıkartılıyor.

Kurtuluşa giden yolda büyük önem taşıyan bu olayın benim açımdan özel bir önemi vardır.

Küçücük çocuk iken Erzurum Kongresi’ni bana ilk anlatan, annemin babası rahmetli Hacı Feyyaz Dedem olmuştur.

Sarıkamış Harekâtı’nda bir süre Ruslara esir düşen Hacı Feyyaz’ın ağzından özetleyerek naklediyorum:

“Belirsizliklerle dolu bu günlerde Mustafa Kemal Paşa adı kulaktan kulağa yayılıyordu. Bir gün tarlada çalışırken, arkadaşım Yetim Samet geldi, ‘Feyyaz, Erzurum’a gidelim. Mustafa Kemal Paşa geliyormuş’ deyince işi gücü bıraktım.”

Horasan-Erzurum arasındaki mesafe 80 Km’dir. Feyyaz ve arkadaşları Yetim Samet, Acem Ali ve Veli Baba Köyü’nden Kürt Halit, yürüyerek, Temmuz’un ortalarında Erzurum’a giderler.

“Erzurum’daki ilk günümüzdü. Çifte Minareler tarafında toplanmış kalabalık, subayların çoğunlukta olduğu bir grup ile konuşuyordu. Çevredekilerin elini öpmeye çalışmasından, Mustafa Kemal olduğunu anladığım kişi bana iyice yaklaşmıştı ki, askerler yoldan çekilmemi söyledi. Yanında Kazım Karabekir Paşa da vardı. Sanki donmuş kalmıştım. Bir yere kıpırdayamıyor, Paşam diye bağırıyordum. İşte o an Mustafa Kemal’in ‘Bırakın o delikanlıyı gelsin’ dediğini duydum.” 

Mustafa Kemal ile Feyyaz karşı karşıya kalırlar ve aralarında şu konuşma geçer:

“Adın nedir evladım?”

“Mustafa oğlu Feyyaz, Paşa’m”

“Erzurumlu musun?” 

“Seni görmek için Horasan’dan geldik”

“Peki, neden buradayım biliyor musun?”

“Memleketi kurtarmak için toplantılar yapıyormuşsun, ordu kuracakmışsın Paşa’m”

Mustafa Kemal’in yüzüne bir gülümseme yayılır ve Feyyaz’ın yanağını okşayarak şöyle der:

“Bak evladım, daha işin başındayız, ama Allah’ın izniyle ordumuzu kuracağız. Size de çok iş düşecek. Çağırdığımızda, koşup gelin.” 

Paşa sözlerini bitirdikten sonra Feyyaz’ın sırtını sıvazlar ve yanındakilerle uzaklaşıp gider.

Bir süre olduğu yerde kalan dedem kendini toparlayıp, arkadaşlarına, “Dadaşlar, Mustafa Kemal nereye çağırırsa oraya giderim” diyecektir.

Feyyaz, Horasan’a döndüğünde yaşadıklarını annesi Şahmeran’a anlatır.

Nice acılar çekmiş yaşlı kadın, “Oğul, ailenin tek erkeği sensin. Baban, ağabeyin, amcaların, dayıların Çanakkale’de, Yemen’de, Hicaz’da, Balkanlarda, Galiçya’da ya şehit oldu ya da esir düştü. Kadın, çocuk ve ihtiyarlarımızın çoğunu da Ermeni çeteleri öldürdü. Nereye gidersen bizi de götür” der.  

Dedem kararını hemen o an verir. Mustafa Kemal’e yakın olacaktır.

Erzurum Kongresi’nin sona erdiğini öğrendiğinde, vakit geldi der ve 1919 yılının Ağustos ayında Mustafa Kemal’in izinde yola çıkar.

Devamını yazmıyorum, çünkü daha önce bu konuda geniş bir yazı paylaşmış, Afyon’a kadar genç Feyyaz’ın yaşadıklarını ve Mustafa Kemal ile ikinci kez karşılaşmasını anlatmıştım.

Erzurum, dünyaya bağımsızlık mesajının verildiği ilk yerdir.