Nisan'da başlayan, Mayıs ve Haziran'da hızlanan süreç devam
edecek, ama Temmuz çok sıcak geçecek.

Hava sıcaklığını kastetmiyorum.

Bazıları oldu, ama özellikle Temmuz'da, Türkiye'nin gelecek 15-
20 yılının kaderini çizecek gelişmeler yaşanacak.

Bunların çoğu, perde arkasında, halkın göremeyeceği, anlayamayacağı bir şekilde gerçekleşecek. Yapay gündem maddeleriyle meşgul edilecek kutuplaşmış
halkımız ise sosyal medya üzerinden birbirine saydırmaya, siyaset yarıştırmaya devam edecek.

İstanbul'da seçiminin tekrarlanması senaryosunun gizlediklerini ve yine bu senaryo üzerinden gelecek 15-20 yılda olacakları günün birinde öğrendiğinizde kime kızacağınızı bilemem.

Tarafların, kaybedileceğini ya da kazanılacağını bile bile lades dedikleri, "İstanbul'da yeniden seçim senaryosunu" anlamak için
siyaset bilimci olmak gerekmiyor.

Biliyorum, tıpkı 1999'daki gibi bana yine tepki gösterip, 10 yıl sonra özür dileyen çok olacaktır.

Şu kadarını söyleyeyim, "Siyaset sadece en doğru yalanı söyleme sanatı değil, aynı zamanda öngörü sanatıdır."

Ben bu sanatın sadece öngörü bölümünü seviyorum ve oradayım.