Çok tepki aldığım 9 Nisan 2019’deki yazımda (arşivden okuyabilirsiniz), seçim tekrarlanırsa Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını vurgulamış, şöyle demiştim;

“Çünkü halkımız mağduru sever. Halen mağdur konumundaki Ekrem İmamoğlu'nun oyları artar.

Çünkü konuştuğum Saadet Partisi yetkilileri, bu kez İmamoğlu'nu destekleyeceklerini söyledi.

Çünkü "Kaybettik, ne yapsak olmuyor" psikolojisindeki AKP seçmeninden İmamoğlu'na oy kayması yaşanacak. Tüm bunlar, İmamoğlu'nun en az yüzde 3 oranında farkla seçimi almasını sağlar.”

Bir ay önce söylediklerimi, bugün Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu da savunuyor ve “Her şey çok güzel olacak” diyorlar.

Saadet’in 103 bin oyunun dışında DSP’nin 30 bin, DP’nin 22 bin ve BTP’nin 27 bin oyunun bu kez İmamoğlu’na geleceği kesinleşmek üzere.

Sadece bunlarla değil dip dalgasıyla İstanbul bu kez açık ara kazanılacak.

Ama Ekrem İmamoğlu İstanbul’da kalmayacak.

Çünkü Türkiye’de değişim süreci geri dönülmez şekilde başlamıştır.

70 yıldır, Türkiye’deki her siyasi değişimde parmağı olan ÜST AKIL, Ekrem İmamoğlu’nun, Erdoğan’ın karşına çıkıp Cumhurbaşkanı olmasını da istemektedir.

Seçim süreci, İmamoğlu’nun parlaması, umut olması ve beyinlere yerleşmesi için kullanılacaktır.

Peki, öyleyse, “Kaybedeceğini bile bile AKP neden seçimin tekrarı için ısrar etti?”