Alışkanlıklar ve verimlilik konusunda son zamanlarda en büyük motivasyon kaynağım olan James Clear der ki:  

‘’Hayır dediğin zaman sadece bir seçeneğe hayır demiş olursun. Fakat evet dediğin an diğer bütün seçeneklere hayır demiş olursun. ‘’ 

Zamanın en değerli kaynak olduğu bir düzende hepimizin yapılacaklar listesi oldukça kalabalık. Başımızı kaşıyacak vakti zor buluyoruz adeta. Sürekli bir telaş, bir koşuşturmaca... Geç kaldım’lar, ‘nasıl yetişecek’ler... Peki elimizin altında gittikçe kabaran ‘to-do’ listemizin gerçekte ne kadarını kesinlikle yapmalıyız? Ne kadarını hayır diyemediğimiz için yapmak zorunda hissediyoruz? 

Gerçek şu ki, istemediğimiz birçok şeye ‘evet’ diyoruz.  Kaba görünmemek, daha çok sevilmek ya da karşımızdakini kırmamak için istemeye istemeye dediğimiz ‘olur’lardan, tabii ki’lerden ve evet’lerden  bahsediyorum. İşte bunlar verimliliğimiz için son derece toksik.  

Birilerine ve bir şeylere ‘evet’ demeye devam ettikçe stresimizi artırıp, asıl yapmamız gerekenlerden uzaklaşıyoruz. Burada asıl yapmamız gerekenden kastım kendimize vakit ayırmak, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı korumak, hedeflerimize ulaşmak, hayat amacımızı yaşamak gibi temel ama ironik bir şekilde göz ardı edilen sorumluluklar. Böyle bir düzlemde herhangi bir isteğe evet dediğimiz anda, o anı doldurabilecek diğer tüm seçeneklere de kendimizi kapatmış oluyoruz.  Öncelikleri, hayatta varmak istediği bir noktası, hedefleri olan herkes: Hayır deme şansınız olduğunu hatırlayın. Hatta gerçekten de başarmak istiyorsanız, hayır demek zorunda olduğunuzu bilin. 

Kendinize vakit ayırmak istemeniz son derece normal. Herhangi bir sebepten dolayı bir arkadaşınızı görmek istememek en doğal hakkınız. Bir düğüne ya da doğum gününe gitmek istememekte hiçbir sorun yok. Sizden bir şey istendiğinde ‘’Hayır, ben bunu yapmak istemiyorum.’’ demek ayıp değil.  

En sevdiğim Japon animelerinden Full Metal Alchemist’in – izlemediyseniz kesinlike  tavsiye ederim - kafama kazıdığı bir kavram var. Eşit takas. Bir şey almak istiyorsanız, karşılığında ona denk gelen, eşit bir şey vermek zorundasınız. Siz hayattan ne almak istiyorsunuz? Karşılığında ne verebilirsiniz?  

Kanepede pineklemeye hayır demeden fit olamazsınız.  

Sigaraya hayır demeden sağlıklı olamazsınız. 

Sizi sürekli bir yerlere çağıran eşe dosta hayır demeden kendinize vakit ayıramazsınız.  

Size iyi gelmeyen insanlara, ilişkilere hayır demeden huzur bulamazsınız.  

‘Hayır’da güç vardır. ‘Evet’de paylaşım.  

Önemli olan ikisi arasında dengeyi bulmak. Bunu da biraz gözlem ve kararlılıkla yakalayabileceğinizden hiç şüphem yok. 

Gelişim ve sorgulama dolu bir hafta sizlerin olsun.  

Kendinize iyi davranın.  
Cansın Ersöz