Türkiye son dönemlerde çok hızlı yasaların çıktığı ve anında yürürlüğe girdiği bir dünya ülkesi haline geldi. Sabah olmasın ki bir yasa veya kararname resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmesin. Yakın zamanda Avukatlık Kanunu’muzda ciddi değişiklikler oldu. Yapılan bu değişiklikler ile avukatların ve baroların bağımsızlıkları tırpanlandı. Barolarımız ve başkanlarımız hakları için çok geniş bir mücadele verdiler ve bundan sonraki savunma makamının bağımsızlığı hususunda mücadele vermeye devam edeceklerinde kararlı olduklarını bildirdiler.

Tabiî ki bu mücadelenin her aşamasında bulunan ve sürekli açıklama yapan birisi de Hatay Baro Başkanı Ekrem DÖNMEZ idi. Dün Hatay Barosu başkanımız Ekrem DÖNMEZ, ailesi ile yemek yerken yanına yaklaşan polis ordusu kimliğini sorgulamak istedi. Bunun üzerine başkanımız, polislere yazılı dayanaklarını ve gerekçelerini sordu. Fakat ısrar ile yazılı dayanaklarını göstermeyen polisler, baro başkanı Ekrem DÖNMEZ beyi haksız ve hukuksuz olarak gözaltına aldılar. Şimdi aşağıda baro başkanımıza, polisler tarafından yapılan eylemlerin hukuki boyutunu detaylı olarak değerlendireceğim.

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 4/A maddesinde polislerin kimlik sorabilme ve bu hususta durdurabilme yetkisi anlatılmıştır. Baro başkanımıza uygulanan eylemlerde polisler kişilerin huzur ve sükûnunu sağlamak maksadı ile kimlik sorgulama fiiline girişmiş olduklarını iddia etmektedirler.

Fakat kanunumuzun 4/A maddesinde “Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek” amacıyla polislerin vatandaşları durdurup kimlik sorabildiği açık bir şekilde belirtilmiştir. Burada madde ile amaçlanan gerçek manada kişilerin güvenliği, huzuru ve sağlıklı yaşamalarıdır. Fakat maddenin devamında “polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir, süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz” denilerek polislerin keyfiyetinin önüne geçmek amaçlanmıştır.

Hatay Baro başkanı Ekrem DÖNMEZ’e polisler tarafından yapılan eylemlerde keyfiyet var mıdır? Gelin bu konuyu biraz açalım. Öncelikle polisler yukarıda anlattığımız kanun metninde belirtildiği üzere baro başkanına kimlik sorulması hususunda hangi makul sebep ile karşılaşmışlardır? Yani baro başkanımızın bir suç işlediği anlamında bir makul şüphe bulunmamaktadır.

Yine Hatay ilimizin küçük bir il olması dikkate alındığında Baro başkanı Ekrem DÖNMEZ’in kollukça tanınmama ihtimali olmadığı değerlendirildiğinde polislerin fevri ve keyfi davrandıkları düşünülmektedir. Yine polislerin güven veya huzur operasyonu yaptıklarında bunu mahkeme kararı ile yapmakta olup ellerinde bu karar bulunmaktadır. Baro başkanımızın ısrar ile bu dayanak belgeyi istemesine rağmen polislerin mahkeme kararını göstermemesi ve bir de üzerine ağız münakaşasına girmesi hukuk devletinde olmaması gereken bir davranıştır. 

Polislerin tartışma anında baro başkanına hitaben “…Biz devletiz, sizden daha fazla devletiz, biz kanunsuz iş yapmayız.” cümlesinde ise karşımıza iki soru çıkmaktadır. İlkin polislik bir devlet midir ya da bir devlet kurumu mudur? İkincisi ise kanunsuz iş yapmadığını iddia eden polisler neden ellerinde huzur ve güven sorgulaması için mahkeme kararı gösterememektedir?

Polis teşkilatı ülkenin huzur ve sükununu sağlayan bir kamu kuruluşu olup İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır. Kaldı ki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda belirtildiği üzere devlet üç unsurdan oluşur; eğemenlik, millet ve ülke. Bu nedenle olay yerinde bulunan baro başkanımız Ekrem DÖNMEZ millet olgusunu taşırken polisler bir kamu görevlisi olup, devlet olgusunu barındıran da o anda polisler değil baro başkanımızdır.

Ayrıca en acı olan şey ise dokunulmazlık sahibi olan Hatay Barosu Başkanı avukat meslektaşımıza polisler tarafından ortada bir suç yok iken fiziki müdahalede bulunulup tabiri caiz ise zorla gözaltına alınmasıdır. Bu durum dahi olay yerinde bulunan polislerin görevini kötüye kullanma suçunu işlediklerinin aleni göstergesidir.

Yine avukatların ve baroların bağımsızlığı üzerine günlerce Ankara’daki mücadelesinin ardından memleketine dönen baro başkanımızın, akabinde polislerin haksız ve hukuksuz fiili ile karşılaşmasının çok manidar olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Savunma makamı bu tarz eylemlerden yılmaz ve yılmayacaktır. Adalet herkese lazım olup avukatlar hukuk bağımsızlığının teminatıdırlar. Hatay Baro Başkanı Ekrem DÖNMEZ’in destekçisi olarak buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.